Anne Yazıları Yaşam

Anne Terörü

anne

 

Bence erkek milletinin bu kadar geniş ve huzurlu insanlar olmasının tek sebebi, rekabet denen duygudan bihaber olmaları. Kadınlar bu duyguyla kafayı bozdukları için bu kadar mutsuzlar. Oysa rekabet, pozitif bir duygudur. Bir yerlerden mi duydum, okudum mu, şimdi kaynağını hatırlamıyorum; “güçlü rakip insanı geliştirir” diye bir söz var aklımda- ki çok ama çok doğru bir söz bu.  Kadınlarınsa bundan pek haberleri yok gibi.

Çalışma hayatına inşaat sektöründe başladım ve öyle de bitirdim. Dolayısıyla erkek egemen bir dünyada çalıştım hep. Kadınların dünyasına girişim “Annelik kariyeri” ile oldu ki, bence erkekler yapsa bu kariyeri, kimsenin başı ağrımazdı. On beş senelik iş tecrübemden edindiğim tecrübe budur.

Doğurma kudretinin erkeklerde olduğunu ve yeni doğum yapmış iki erkeğin, doktorun bekleme odasında karşılaştığını varsayalım;

Erkek1: Normal mi sezaryen mi?

Erkek2: Normal, sizinki?

Erkek1: Sezaryen.

Erkek2: Allah sağlık versin.

Erkek1: Âmin. Hepsine.

Şimdi aynı senaryoyu, kadın gözünden alalım;

Kadın1: (yan gözle yan koltuktaki kadını süzer; hmmm göbek gitmemiş, kesin sezaryen bu) Normal değil galiba?

Kadın2: ??? Efendim?

Kadın1: Doğum diyorum, normal değil galiba?

Kadın2: Evet, sezaryen olduk biz.

Kadın1: (Nurella bakışı ile; ne biçim anne) Aaa neden? Ay ben sekiz saat sancı çektim, doktorum sezaryene alalım dedi de, kestirmem de kestirmem diyerekten………. (kadın2 yer değiştirir.)

Hayır, sana ne kardeşim, kadının kendi çocuğu, istediği gibi doğurur, sana mı soracaktı? Sen normal doğurdun da madalya mı taktılar ayrıca? (bana takmadılar, taktılarsa söyle de biz de bilelim, ona göre, nereden alınıyorsa, talep edelim.)

Süpermarket düşünelim şimdi de, iki “anne erkek”, karşılaşarak geçsinler, gözler birbirinin sepetine kaysın, biri diğerinde mama görsün, yürümeye devam eder, alışverişine bakar.

Kadın olsun anne; mama gördüğü alışveriş sepetinin peşine takılacak, ille bir yerde kıstıracak ki, kendisinin asla mama vermediğini söyleyebilsin. Yoksa emzirmiş olması ne işe yarar, değil mi ama? Kıstırdığı yerde ayaküstü şeceresini öğrenecek, ne kadar emzirmiş? Neden mama vermiş? Şunu denemiş mi? Bunu yemiş mi? Onu içmiş mi? Sorulduğu zaman cevap vermek diye bir kodlama yok zira arkadaşın kafasında. Onda cevaplar hazır. Soruya gerek yok. Punduna getirdiği an yapıştırır o cevabını.

Diğer paket ürünleri de şöyle şeylerdir genellikle;

“Neyy!!! Sen kreşe üç yaşında mı verdin?” ( aaa kadına bak çocuğu evden atacak yer aramış resssmen!)

“Aaa sen annene bırakıp arkadaşlarınla mı çıkıyorsun?” (tüü rezile bak!)

“Ayol koca çocuk olmuş hala bezliyor musun sen bunu?” (rahatına öyle geliyor tabi!)

“Sen nasıl şu sübyanı bırakıp da işe gidiyorsun anlamıyorum” (bakamayacaksan doğurma kardeşim!)

Önceden, sadece tırnak içindeki cümleleri duyuyorduk, ama artık sosyal medya ve onun teröristleri var. Böylece parantez içleri de açığa çıktı. Çocuğunun mutlu mesut dondurma yediği fotoğrafın altına “sen de anne olacaksın o şekerli şeyleri yedirmeye utanmıyor musun?” yazmayı hak görebiliyor bu teröristler mesela. Ya da “tuvalette bile rahat yok kardeşim” twitinize, “şikâyet edip duracaksan neden doğurdun?” diye yanıt yazabiliyorlar. Bu arkadaşlar “ayy biz evde birbirimize hiç sesimizi yükseltmiyoruz, popomuzu da ipek peçeteyle siliyoruz” paylaşımları yapanlara alışkın olduklarından, o türden paylaşım yapmayanların her söylediklerini anneliğe hakaret olarak algılama potansiyelleri mevcut, onu çok net anlayabiliyorum da, birebir içinde yaşadıkları şeyi kendileri nasıl fark edemiyorlar onu anlamıyorum. Çocuktur, canı dondurma çeker alırsın, akıtarak yer, hoşlanırsın, fotoğrafını çeker paylaşırsın. Budur. Bu kadardır bu.

Ya da sabahın köründe uyanıp her gün kurulu robot gibi aynı işleri tekrar tekrar yaptığında “yangın var” diye bağıracak kadar bunalabilirsin. Normaldir. İnsanız hepimiz. Birbirimize bir şey ispat etmemize gerek yok. Bakın erkeklere, hayatları ne kadar rahat.

Aslında, kesinlikle erkek anneler daha kullanışlı bir ürün çeşidi olurmuş.

İsviçreli bilim adamları diş fırçalarıyla falan uğraşmayı bıraksın da, buna bir el atsın.

Hepimiz rahat edelim.

 

 

Not: Türkçeye, Fransızca “terreur” sözcüğünden geçmiş olan terör sözcüğü Latince kökenlidir. Latince sözcüğün anlamı “korkudan titreme” veya “titremeye sebep olma” dır.  (vikipedi)

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Bir Anne Doğdu

    Nehir Turan



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • yrobicel kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Felipe Margaret kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Kian Buggy kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL

    Benzer Yazılar

    Editör'ün Seçimi