Anne-Baba

Annelik Fedakarlık Mı?

shutterstock_56730034

 

Anneler günü yaklaşıyor. Ve doğal olarak, her anneler günü öncesinde görmeye alıştığımız “fedakâr anne” “hakkı bir türlü ödenemeyecek anne” imajlı reklamlar dönmeye başladı televizyonlarda ve internette.

Fedakâr anne tanımından oldum olası hoşlanmadım. Anneliğin feda edilenler üzerinden ölçülmesinden ise nefret ettim. Evlendikten sonra kocasına hizmet etmeyi fedakârlık olarak görmeyen, misafire yaptığı ikramı, misafir öncesi, sonrası temizliği falan fedakârlık olarak görmeyen kadınların iş çocuklarına geldiğinde uykusuzluğunu, açlığını fedakârlık olarak görmeye başlaması bana oldum olası saçma ve ikiyüzlüce gelmiştir.

Anne olmanın gerektirdiği bir takım şeyler var evet. Uykusuz kalacaksın. Yemek yemeğe vakit bulamadığın günler olacak. Sosyal hayatın bir süre kısıtlanacak falan. Evin erkeğini bebeğin bakımına ortak edemezsen biraz daha zorlanacak ve bu aşamada yaptığın her şeyi zorla yapmaya başlayacaksın. “Ben bu çocuğu yalnız başıma mı yaptım?” düşüncesi devreye girdiği anda anneliğinin kutsanmasını, yaşadığın zorlukların görülmesini ve değerinin bilinmesini istemeye başlayacaksın. Oysaki bu anneliğin değil, yaşam tarzının yarattığı bir problem. Annelik böyle olmak zorunda değil.

Eşi tarafından desteklenen, başkalarından yardım alabilen annelerin, anneliğin fedakârlık olup olmadığı konusunda düşünceleri ile çocuğunu maddi-manevi yalnız başına büyütmeye çalışan annelerin annelik hakkındaki düşünceleri eminim ki çok farklıdır.

Toplum çocuğun tüm bakımını annenin üzerine yıkadursun, anneliğin tanımını Dünyaya gelmesine vesile olduğun minik şeyin dünyaya güven ve mutluluk içinde alışmasına yardımcı olmak olarak yapıyorum ben. Bundan başka bir şey oluyorsa yaşamınızda, o bebekle ilgili değil, seçtiğiniz eşle ve yaşamla ilgilidir.

Doğurganlık (bazı türler dışında) dişi olan canlılara özgü bir şey. Bunu yaptığınız için kutsanmanıza gerek yok. Aynı şekilde dünyaya getirdiğiniz bebeğinize gereğinden fazla (fedakârlık olarak nitelendirebileceğiniz şekilde) kendinizi adamanıza gerek yok. Eğer çocuğunuza yaptıklarınızı fedakârlık olarak görüyorsanız çocuğunuz için büyük bir tehlikesiniz demektir.

Yaşadıklarınızın dünyaya bir bebek getirmiş olmanızla değil seçimlerinizle ilgili olduğunu aklınızdan çıkarttığınız an “anne olduğunuz için” kutsanmak, yaptıklarınızın karşılığını almak, ödüllendirilmek ya da en azından takdir edilmek istiyorsunuz.

Edilmediğine de mutsuz olup saldırganlaşıyorsunuz.

Gerektiği gibi değil, olması gerektiğine inandığınız gibi davranıyor ve sonra suçu anneliğe atıyorsunuz. Farklı şekilde davranmayı seçtiğinizde ise eleştirileceğinizden, insanların anneliğinizi yargılayacağından falan korkuyorsunuz.

Oysa seçimlerinizin ve korkularınızın tek nedeni ise sizsiniz. Anneliğiniz değil.

Eğer kolunuzu, bacağınızı, böbreğinizi falan çocuğunuza vermek zorunda kalmadıysanız, çocuğunuz için fedakârlık yaptığınızı söylemeyin.

Çünkü diğer her şey seçimlerinizin sonucu.

Mutlu olacağınız seçimleri yapmanızı dileyerek anneler gününüzü kutluyorum.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Bir Anne Doğdu

    Nehir Turan



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • Angeline Noskowski kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Lurlene Eggleston kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Rebecca Lapham kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL