Yaşam

Bir annenin doğuşu…

Birçok kadın için hamilelik, yeni anne olmak büyük bir mutluluk. Ancak bazıları için (konuşulmasa bile) endişe, suçluluk, hayal kırıklığı, kıyas, korku, öfke, sıkıntı…

Psikiyatrist Daniel Stern, 1990’larda yazdığı “The Motherhood Constellation” ve “The Birth of a Mother,” kitaplarında yeni bir kimliğe sahip olmanın, yani anne olmanın, bir bebek doğurmak kadar zor olduğunu yazmıştı. Hatta “anne olmak bir kadının yaşayacağı en büyük fiziksel ve psikolojik değişimdir” demişti.

Antropologlar bu sürece “matrescence” adını veriyor. Bir kadının bu dönemde yaşadıkları ebeveynliğine etki ediyor. Bu tabii ki babalar için de geçerli ancak hamilelikteki hormonal değişiklikler nedeniyle kadınlar daha çok etkileniyor.

İnsanlar duygularına daha fazla yöneldiklerinde davranışlarını da daha fazla kontrol edebilirler. Hamilelik döneminde ve doğum sonrasında kadınların psikolojisini anlamaya çalışmak, onların ebeveynliğine pozitif yönde katkıda bulunur. Ayrıca kendi psikolojilerinin de farkında olan anneler, çocuklarına daha empati dolu yaklaşabilirler.

Bu dönemde yaşananları anlamak ve annenin hislerine yönelmek çok önemli. Dikkat edilmesi gereken dört nokta:

Aile dinamiklerini değiştirmek: Hamile olmak bir bebeğe can vermek kadar aynı zamanda yeni bir aile kurmak demek. Bebek, annenin eşiyle, ailesiyle, arkadaşlarıyla ilişkisinde önemli bir role sahip.

Psikanalist Paola Mariotti, “bir kadının anneliği, kendi annesinden öğrenir. Kendi annesi, rol model olur” diyor. Bir kadın ister kendi annesinin anneliğini benimsesin, ister farklı tarzda bir anneliği seçsin, bu süreçte kendi çocukluğunu yaşar. Yeniden deneyimler, neyin iyi olduğunu ya da olmadığını tekrar görür. Eğer annesiyle zor bir ilişki yaşadıysa, olmak istediği anne rolüne bürünür.

Belirsizlik: İngiliz psikoterapist Rozsika Parker diyor ki:

Belirsizlik, kişinin en çok yatırıldığı roller ve ilişkilerde ortaya çıkan bir histir. Her zaman verici olmak ve almak arasında ince bir duygudur. Annelik de bir istisna değildir. İnsanların çelişki ile uğraşmakta zorlandıkları şeylerin bir kısmı, iki karşıt şeyin aynı anda hissettirilmesinin rahatsız olmasıdır. Rahatsızlığın nedeni aynı anda iki karşıt düşünceyi hissetmektir.

Hayaller & Gerçekler: Psikanalist Joan Raphael-Leff,” hamilelik süreci başladığı an anne istediği bebeği ve anneliği hayal eder, bu yarattığı hikayeye inanır” diyor. Bu hayalleri kendi annesinin, çevresindeki diğer kadınların, toplumun, yaşadığı kültürün deneyimleri belirler. Gerçekler bu hayallerle uyuşmadığı zaman da hayal kırıklığı hissedecek kadar güçlüdürler.

Suçluluk, utanç ve “yeteri kadar iyi anne”: Kadının aklında bir ideal anne vardır. Her zaman mutlu olan, çocuğunun ihtiyaçlarını ilk sırada tutan… Kendi istekleri çok azdır. Pişman olacağı kararlar vermez. Çoğu kadın kendilerini o anneyle kıyaslar, ancak bir hayal olduğu için asla ölçmez. Bazı kadınlar “yeteri kadar iyi” olmayı kabul etmez. Ancak mükemmel olma isteği, utanç ve suçluluk duygusuna iter.

Zorlu ve hatta bazen imkansızı istediklerini düşündükleri için suçluluk hissederler. Bazen de kendi ihtiyaçlarını ö planda tuttukları için. Ve kimsenin böyle hissettiklerini bilmesini istemedikleri için bundan da söz etmezler. “Hata bende” diye düşünürler. Bu genellikle kendinizi gerçekçi olmayan ve erişilemeyen bir standartla karşılaştırmanın bir sonucudur.

Birçok kadın “yargılanma” endişesi ile bu hislerini anlatmaz. İşte bu da doğum sonrası depresyonu tetikler.

Kendilerini anne olmadan önce oldukları kişi ve şimdi olmaları gereken kişi arasında kaybolmuş gibi hissederler. Birçoğu “bir şeyler ters gidiyor” diye endişelenir.

Glamour dergisinin Nisan sayısında model Chrissy Teigen doğum sonrası depresyon yaşadığını açıkladı. Adele, Gwyneth Paltrow, Brooke Shields da daha önce bunu anlatmış, bu konuya dikkat çekmişlerdi.

Doğum sonrası depresyon annelerin yüzde 10-15’ini etkileyen bir durum. Bazıları da hâlâ anneliğe geçiş sürecinde olabilirler.

Instagram’da hamile ya da yeni doğum yapmış süper anneleri canlandırın gözünüzde. Bebeklerini besliyorlar, vücutları gayet iyi, yoga yapıyorlar, sanki hiç zorluk yaşamıyorlar gibiler… Ama onlar gerçek değil ki. Diğer kadınları yetersiz hissettiren mükemmeliyetçi örnekleri sadece…

Yale Üniversitesi’nden Psikiyatrist Rosemary H. Balsam bir makalesinde “Hamileliğin kadının gelişimini nasıl etkilediğini göz ardı eden psikiyatrların tarihi, Freud’a kadar uzanabilir. Kadınlar genellikle yanlış bir ikili ile ayrılırlar: Ya doğum sonrası depresyon yaşarlar ya da annelik geçişi sırasında esintiler yaşarlar.”

Neyin sıkıntı verdiğini, yaşananları bilmek ve başkalarıyla konuşmak, yeni bir anneye en büyük yardımlardan biri. Bunları yapmak hem annelere hem de yakınlarına yol gösterir. Ayrıca doğum sonrası depresyonun annelik geçişinin zor bir yanı olduğunu, bu yaşamayanların dahi önemli bir dönüşüm geçirdiğini kabul etmelerini sağlar.

 

 

Yazı ve fotoğraf https://mobile.nytimes.com/2017/05/08/well/family/the-birth-of-a-mother.html?referer=http://m.facebook.com/ adresinden alınmıştır.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Sendogan Yazici kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Özge Doğan kullanıcısının profil fotoğrafı
  • asuman kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi