Yaşam

Bizim Zamanımızda

 

 

Çocuk yetiştirme konusunda birçok uzmanın görüşlerini içeren yayınlar paylaşıyoruz. Günümüz anneleri çocuklarını yetiştirirken öz bakımdan psikolojik gelişimlerine kadar birçok konuda yeni yaklaşımları takip ediyor, uyguluyor. Bunların yanında bizden önceki nesillerin annelik deneyimlerini de duyuyoruz. Güncel yaklaşımlara ters düşen durumlarda bazen arada kalıyoruz. Anneanne, babaanne yaklaşımları ile günümüz uzman önerileri arasında yaşadığımız çelişkiler kafamızı karıştırıyor. Biz de dünden bugüne çocuk yetiştirme konusunda anneanne ve babaannelerin görüşlerini merak ettik ve sözü onlara verdik. Onlardan ‘sizin zamanınındaki annelik’ ve ‘bugünün annelik yaklaşımlarını’ yorumlamalarını istedik.

Emel Sezgin (Emekli Bankacı) 62 yaşında

İlk hamile kaldığım zaman 1979 yılına denk geliyor. O zaman bugün olduğu gibi bebeği görüntülenme yöntemleri gelişmiş değildi. Hamilelik dönemimiz daha fazla soru işaretleri ile geçiyordu. Bebekte bir hastalık olup olmadığını bilmek, cinsiyetini öğrenmek gibi konular bizler için yoktu. Bir anlamda bu bazen rahatlatıcı da oluyordu sanırım. Daha az endişe vardı bizim zamanımızda. Kendi kızımın hamileliğinde her testte, kontrolde ayrı gerginlik yaşadığımızı hatırlıyorum ama ben böyle şeyler yaşamadım. Bu demek değil ki bunları yaptırmayın. Bunlar sağlıklı bebek dünyaya getirmek için çok önemli gelişmeler. Sadece bunlara çok takılıp 9 ay boyunca kendinizi germeyin. Bunları öğrenmenin bir şans olduğunu görün. Sezaryen doğum diye bir seçenek bizim için yoktu. Vardı ama bir seçenek değildi sanki. Doktorumla hiç normal mi sezaryen mi diye konuşmadık. Ben zorlu bir doğum yaptım. Bebeğim 4,5 kg doğdu. İri bir bebekti ve bu yüzden zorlandım. Belki bugün olsa sezaryeni tercih ederdim. Çalışan bir anneydim. 8.5 aya kadar çalıştım. Zaten 3 hafta sonra doğum yaptım. Doğumdan sonra eve geldiğimde evin çok kalabalık olduğunu hatırlıyorum. Neredeyse tüm akrabalar, mahalle eve doluştu. Bizim için doğru olan buydu ama yorucuydu. Bugün yeni doğanın evde ziyaret edilmemesi konuşuluyor ve bence bu çok doğru bir yaklaşım.

Çalışma izinleri bugünkü gibi değildi. Sadece 2 ay sonra işe dönmek zorunda kaldım. Süt depolama şansımız yoktu. Her gün 2-3 saatte bir eve dönüyor emzirip işe dönüyordum. Süt izinleri toplu kullanılmıyordu. Ben bebeğimi kayınvalideme emanet etmiştim. 4. Ayın sonunda bir gün işten koşarak eve geldim emzirmek için. Ve kayınvalidem bu bebek aç diyerek ben gelmeden süt-mama ile bebeği beslemişti. Çok ağladığımı hatırlıyorum. O zamanlar büyüklerin kararları daha doğru geliyordu bizlere. Kolay değildi karşı durmak. Şimdi dönüp baktığımda sadece 5 ay emzirdiğim için hala üzülüyorum. Sesimi çok çıkaramadığım için. Bunun dışında bebek odası vs yapmamıştık biz. Nasılsa yanımızda büyüyecek bir sene diye. Ben bunun hala böyle olması gerektiğini düşünüyorum. Anne adayları boşuna bebeğin kullanmayacağı bir oda için hamilelikte kendilerini yoruyorlar hazırlık için.

Bence hamilelik 9 ay değil 2 yıl. Bu süreçte size muhtaç ve yanınızda. Kızım birçok uyku eğitimi hakkında okudu, eğitimlere gitti. 4. Ayda odasında uyutmak için çalıştı. Ben karşıydım buna ve söyledim de. Zaten torunum da bunları red etti. Sonuçta bir yıl annesinin yanında beşikte uyudu.

Ben bu neslin üstünde çok baskı olduğunu düşünüyorum. Çok üzüyorlar kendilerini. Hepsi kitabına göre hamilelik yaşamak istiyor. Oysa doğalına göre yaşamak en doğrusu.

Nalan Çıkmaz (ev hanımı) 71 yaş

Ben 17 yaşımda evlendim. Bugün çocuk olarak gördüğümüz yaşta. Çocuk oluyorsun zaten. Doğum yaptığımda 18 yaşımı biraz geçmiştim. Ne kadar bilgisiz olabileceğimi düşünebiliyor musunuz? Ben sanki bebek doğuran bir araçtım. Hamileliğim ile beraber sen bilmezsin, yapamazsın, o öyle olmaz gibi görüşlerle geçirdim günlerimi. Bizim gördüğümüz oydu. Anneler, kayınvalideler ne derse doğru olan oydu. Şimdi torunumun oğlu var. Yani benden sonraki iki nesilin hamileliğini gördüm. Bizde bir teslimiyet vardı. Toplumun adetlerine uymak zorundaydık. Benim torunum lohusa depresyonu nedeni ile doktora gitti. Bizim zamanımızda hiç duymadığım bir şeydi. Şimdi düşüyorumda ben çok ağlardım emzirirken. Belkide ben de yaşadım ama bizde bırak ağladığını hamileliğini, doğumunu, emzirmeni konuşman bile mümkün değildi. Şimdi kadınların daha çok konuştuğunu görüyorum. Bu çok güzel. Oğlumu da kızımı da yetiştirirken onlara sadece annelik yaptığımı görüyorum mesela. Şimdikiler çocuklarla 2-3 saat geçirmeseler onların kötü etkileneceğini falan düşünüyorlar. Bizim çocuklar resmen ortada büyüdü gitti. Onlara özel bir hayat yaratılmadı. Şimdi herkesin konusu çocuk. Bazıları buna çok takılıyor. Sürekli bir oyun peşindeler. Çocukların boş dakikası yok. Bizde çocuk için kardeş yapılırdı. Şimdi kurslara yazılıyorlar. Hangisi doğru bilemem. Ben çalışmıyordum. Çalışmıyordum ama sürekli evde çalışıyordum. Çocuklarım için yemek yapıyordum, evi temizliyordum. Benim kızım torunumu böyle büyütmedi. Benden sadece ev işi konusunda destek istedi. Karıştırtmadı hiç bebeğe. Haklıydı diyorum şimdi. Sadece kendilerini çok üzüyorlar. Her şeye kafaları takılıyor. Her şey için doktoru arıyorlar. Doktorların işi daha zor şimdi. Ben 1,5 sene ve 1 sene emzirdim çocuklarımı. Kızım da emzirdi ama torunum şimdi bir makinalara bağlıyım depoluyor. O işteyken biz veriyoruz oradan. Bu çok güzel bir şey mesela. Bu sayede torunum daha özgür. Ben emzirme bitene kadar evin yakınındaki pazardan başka yere gidememiştim.

Seval Yılmazlar (Öğretmen) 54 yaş

Ben öğretmenim. Hala da mesleğime devam ediyorum ve daha 6 ay önce anneanne oldum. Ben doğum yaptığımda 23 yaşındaydım. Eşim ve ben mesleğimizden dolayı çok tayin yaşadık. Doğumu da kendi ailemden uzakta yaptım. Bu yüzden annem ve kayınvalidem bana yardımcı olmak için bize kalmaya geldiler. Bu benim için çok zordu. İkisini de çok sevmeme rağmen doğumdan eve geldiğim andan itibaren her şeye müdahale etmek istediler. Eşlerimiz bugünkü gibi değildi. Kızımın eşine bakıyorum mesela. Gece uyanıyor, evdeyken altını değiştiriyor, kızım banyo yapsın diye ilgileniyor. Bizim zamanımızda bu kadar işin içine girmiyordu babalar. İstiyorlar mı bilmem ama bugünkü babalar daha çok yardımcı oluyor. Bu sayede anne de güç buluyor. Ve dışarıdan gelen yorumlara, önerilere karşı güçlü oluyor. Destek vereni olmadığında sadece annelere muhtaç olduğunda bu sefer onların dediklerini dinlemek zorunda kalıyor. Aslında bugün her şeyi okuyarak araştırarak öğrenen kadınlar daha güçlü oluyor. Çünkü ellerinde bilgi var. Bizlerin bilgisi yoktu. Annelerin söylediği dışında elimizde başka bir doğru yoktu.

Şimdi kızıma baktığımda ya da bir şeye müdahale etmek istediğinde önce onun bu konuda bilgisi olup olmadığına dikkat ediyorum. Ben de onunla beraber yeni olan şeyleri öğrenmeye çalışıyorum. Tek üzüldüğüm şey ise iç güdülerini yok saymaları. Bazı konularda annelik çok iç güdesel davranmayı gerektiyor. Oysa onlar sadece doktordan, uzmandan öğrendiklerini yapmaya çalışıyor.

Bugünü çok yaşamıyorlar. Torunum daha 6 aylık ama ne zaman ek gıda alacağını, ne zaman neyi yemeğe başlayacağını, okul zamanını, eğitimini kurgulamaya çalışıyorlar. Hep yarını düşünüyorlar. Oysa bugünü yaşasalar, biraz daha iç güdülerine kulak verseler onlar daha rahat olabilirler. Bizler hep günü yaşadık. Her şeyi zamanı geldiğinde düşündük. Ne kadar önceden plan yaparsanız yapın her şey zamanında olması gerektiği gibi oluyor zaten.

 

Fotoğraflar www.pinterest.com sitesinden alınmıştır.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • kbnmsvvrm kullanıcısının profil fotoğrafı
  • saijichi1980 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Travisdiock kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi