Yaşam

Çocuklara bağırmanın zararları


 

bagirmak bagirmak

 

Neredeyse her ebeveyn zaman zaman kendini tutamaz ve bağırır. Peki bu sürekli hale geldiyse ne yapmak gerekir?

Uzmanlara göre aslında ebeveynler sanıldığından daha fazla bağırıyor. Ebeveynler fiziksel şiddetten kaçınmak için şartlanıyorlar bu yüzden de öfkelerini ve hayal kırıklığını bağırarak gideriyorlar. Bir araştırmaya göre, dört ebeveynden üçü çocuklarına bağırıyor ya da ortalama ayda bir kötü davranıyor. Terapistler, gittikçe artan bir şekilde çocuğun nasıl acı çektiğini ve nasıl durdurulacağını araştırıyor.

“Sesini yükseltmek her zaman kötü bir şey değil” diyor ebeveyn koçu Adele Faber. Örneğin bilerek mutfakta bir yaramazlık yapıldığında ve durum bu şekilde, yüksek sesle açıklandığında. Bağırmak kişiselleştirildiğinde zararlı. “Neden hatırlayamıyorsun, işte sen bunu her zaman yanlış yapıyorsun” gibi cümleler kurulduğunda…

Araştırma gösteriyor ki birçok ebeveyn çocuklarının yanlış davranışlarını kişisel olarak algıladıkları için kontrolü kaybediyorlar. Kendilerine saldırılmış gibi hissediyorlar. Bir çocuğun olumsuz duygularını beklenmedik, ezici ve üzücü gören ebeveynler, her bir yeni patlamada daha fazla tehditkar ve sinirli olma eğilimindeler. Journal of Family Psychology dergisinde yayınlanan bir makalede bu duruma “duygusal sel” adı veriliyor. İşte bu durum da ebeveynin sorun çözme yeteneğini yok ediyor ve bağırmak gibi reaksiyonları tetikliyor.

Geçtiğimiz Eylül ayında Pittsburgh Üniversitesi’nde Ming-Te Wang tarafından yapılan bir araştırma ebeveynleri bağırarak ya da hakaret gibi “sert sözel disiplin” kullanan gençlerin davranış sorunları ve depresyon belirtileri gösterme eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Brown Üniversitesi’nde Stephanie Parade tarafından yapılan bir başka araştırma da çocuklara bağırmanın, vurmanın ötesinde sonuçları olabileceğini öne sürüyor. Bağırarak ebeveynleri tarafından disiplin altına alınan sekiz yaşındaki çocuklar, 23 yaşında romantik partnerleri ve eşleriyle daha az tatmin edici ilişkilere sahipler. Parade “Bağıran ebeveynler, çocuklara duygularını düzenlemelerini öğretme şansını kaçırabilir” diyor.

Bağırmanın olumsuz etkileri silinmiyor. Marriage ve Family Review’da 2012’e yayınlanan çalışma, anne ve baba bağırdığında çocukların da  bu olumsuz problem çözme tekniklerini benimsediğini gösteriyor. Ayrıca bu durum çocukların başkalarının onlara olumsuz bir şekilde davranmasını istemelerine ve bilinçaltında bu beklentiyi yerine getiren partnerleri seçmesine neden olabilir.

Yazar Julie Ann Barnhill “Yüzde 90’ımız bağırarak zarar veriyor. Çocuklarım okula başlamadan önce yaklaşık haftada 3 kez bağırdığımı fark ettim. Sonra öfkemi kontrol etmeyi öğrendim, şimdi de diğer ebeveynlere bunu öğretiyorum” diyor.

Ebeveynler bu patlamalarının belirtilerini fark etmeyi öğrenebilir. Belirtiler ne olabilir: Kendileri hakkında olumsuz düşünceler, nefes alma sıkıntıları, boğazda bir yumru, dişlerini sıkmak…

Barnhill: “Derin nefes alıp 10’a kadar saymak ya da o sırada bulunduğu odadan çıkmak yardımcı olabilir. Evet zor bir gün geçiriyor alabilirim ama sinirlenmek bunu daha da kötüleştirir” diyor.

İşte bir örnek… Leigh Fransen 8 ve 10 yaşındaki kızlarına evdeki köpeğe yemek vermeyi unuttukları için sinirlenmiş. “Bu önemli bir sorumluluk. Hem de sürekli yeni bir hayvan beslemek istiyorlar. Yemek vermedikleri için bağırmak, ‘o zaman bu akşam size de yemek yok, anlayın bakalım onun d ne hissettiğini’ demek istedim. Ancak onun yerine ‘Köpeğin yemeğinin verilmediğini görmek hoşuma gitmiyor. Bir bakın ona. NE kadar çaresiz. Sizden biz yemeğimizi yemeden önce onu beslemenizi isterdim’ dedim. Birkaç kez hatırlattım ve sonunda öğrendiler.”

Birçok anne baba da gerçeküstü beklentileri olduğu için patlamalar yaşıyor. Çocuklarımıza “yaşına göre davran” demiyor muyuz? E aslında onlar yaşlarına göre davranıyor. Hata yapmayan kusursuz çocuklar beklemek yanlış. Hata yaptıklarında bunun aslında öğrenmek için bir  fırsat olduğunu bilmeli, ona göre davranmalıyız.

Adele Faber diyor ki: “Ebeveynler çözüm bulmak için çocuklarını da sürece dahil edebilirler. Bu bir öğrenme anı olabilir. Sakin bir anı bekleyin ve konuşun, bir daha bu davranışın olmaması için ne yapabileceğinizi sorun.  Bu onun sorun çözme becerilerini de geliştirir.”

Baltimore’dan Sara Weingot, 6 yaşındaki oğlu arabada diğer kardeşlerini itince konuşmuş, bunun bir daha olmasını istemediğini söylemiş. Oğlu da arada sıkıştığı için bunu yaptığını anlatmış. Weingot, aslında bir seçeneğinin olduğunu, isterse bir sonraki sefere bakıcısıyla birlikte evde kalabileceğini ya da başka çözüm bulması gerektiğini söylemiş. Oğlu da daha büyük araba almaları için bir öneride bulunmuş. O da bir öneri geliştirmiş, karşılıklı konuşmuşlar.

Barnhill “Patlama anlarından sonra özür dilemek ilişkiyi tamir eder.” diyor.

 

 

Editörün notu: Ben de arada bir patlama yaşayan annelerdenim. Sesim yükseliyor. Kişisel suçlamalarda bulunmasam da bazen gerçekten bunun, yani bağırmanın çok gereksiz olduğunu ve neden yaptığımı düşünüyorum. Sonra da oturup kızımla konuşuyorum. “Seni çok seviyorum. Az önce sana değil, yaptığın harekete kızdım diye. Yukarıda yazdığı gibi önce sakinleşmeye çalışıyorum, gerektiğinde başka odaya geçiyorum. Ondan çözüm sunmasını bekliyorum.

Anne olmak da bu değil mi zaten. Her gün kendini geliştirmeye çalışmak, mutlu çocuklar yetiştirmek için uğraşmak…

Şebnem 

Siz ne yapıyorsunuz? Zaman zaman siz de patlamalar yaşıyor musunuz sevgili uykusuz anneler?

 

 

 

Yazı ve görsel https://www.wsj.com/articles/talking-to-your-child-after-you-yell-1390954159# adresinden alınmıştır.




Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • John profil resmi
  • Ahmet Selim Yavuz profil resmi
  • Çağrı Tütün Özkurt profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi

Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...