Yaşam

Çocuklarda Hayır Dönemi

 

-Bana yardım etmek ister misin?

-Hayır

-Gel akşam yemeğini ye tatlım.

-Hayır

-Yatma vakti geldi.

-Hayır

Eğer çocuğunuz ile aranızda yukarıdaki diyaloglardan birkaç tanesi geçtiyse bilin ki çocuğunuz kendini ifade etme dönemine girmiştir. Erken ergenlik ya da 2 yaş krizi olarak tanımlanan bu dönem birçok ebeveynin kendilerini tamamen çaresiz hissettiği bir dönemdir.

Çocuklarda ‘hayır dönemini’ daha iyi anlamak

Bu aşama genellikle çocuğun 18 aylık ile 3 yaş aralığında yaşanır. Bazı çocuklar bu durumu ağlamak, çığlık atmak ve vurmak gibi kuvvetli karşıt tepkiler göstererek geçirir. Bazı çocuklar ise kişiliklerine bağlı olarak daha az yoğunlukta geçirirler. Ancak birçok çocukta bu durumu gözlemleriz.

Birçok ebeveyn kendine şu soruyu sorar; ‘Benim küçük meleğim nasıl böyle bir zorbaya dönüştü?’ Genelde yapılan açıklama şudur; Çocuğun ilk aylarında ‘hayır, dokunma, onu yapma’ gibi kısıtlamalar sonraki dönemde çocuğun hayal kırıklığını ve bu kelimelerin gücünü keşfetmesi ile kendini gösterir. Çocuğun zararına bile olsa bu iletişim tarzını kullanır. Ebeveynlerin çokça karşılaştıkları bir diğer durumda onların çok hoşlanacağı bir şey teklif etsek bile ağızlarından anında ‘hayır’ sözcüğünün çıkması ve sonrada fikirlerini değiştirmeleridir. Bu onların ‘ben büyük bir çocuğum ve ben karar veririm’ deme yöntemleridir. Her ne kadar ebeveynlerin kendilerini çaresiz ve yetersiz hissettikleri bir durum olsa da, hayattaki bu periyodun çocukların anneden kendilerini ayırdıkları, bebeklik çağından küçük çocuk aşamasına geçtikleri, kişisel tercihlerinin oluştuğu ve hepsinin ötesinde kendi başına yapmak istediği şeyleri ifade ettiği önemli bir süreç olduğunu anlamak gerekir.

Kazan-kazan stratejisi

Birçok ebeveyn sürekli hayır diyen çocuklarına nasıl davranacaklarını merak eder. Ebeveynler ve özellikle anneler için çocuklarının davranışlarını kişisel saygısızlık olarak algılamamaları önemlidir. Çocuklarınızın yaptıkları hareketlerin sonuçlarının önemini kavrayamacak kadar küçük oldukları bahanesinin arkasına sığınmayın. Kendi rutininizi ya da sınırlarınızı ihlal etmeyecek bir denge yaratmak hiç kolay değildir. Örneğin; Belirlediğiniz zamanda işe gitmek için çıkmanız gerekiyorsa her zaman çocuğunuzun kendi kıyafetin giymesine izin veremeyebilirsiniz. Çocuklarınıza güvenli ve sıcak bir yaşama ortamı sağlarken kendilerini ifade etme dönemlerine de saygı duymanız çok önemlidir. Çocuklarınızın dil kabiliyeti sınırlı olacağı için, çocukların sınırlandırılmalarından kaynaklanan hayal kırıklıklarını azaltmaya yönelik duyguları ile ilgili konuşmalarına yardımcı olabilirsiniz. İşte hayatınızı kolaylaştıracak birkaç ipucu:

  • Sonunda iki tarafın da kaybedeceği savaşlardan kaçının. Çocuğun sağlığı ve güvenliği ile ilgili sınırlandırmalar çok önemlidir. Diğerlerini bırakın çocuk karar versin.
  • Çocuklarınızın karar verebilme gücünü hissetmeler için seçenekler sunun. ‘Banyo zamanı’ demek yerine ‘banyonu şimdi mi yapmak istersin 5 dakika sonra mı’ sorusunu sorabilirsiniz. Muhtemelen size 5 dakikaya mal olacak ikinci seçeneği tercih edecektir fakat bundan daha uzun sürecek bir çekişmeyi önlemiş olma ihtimaliniz daha yüksek.
  • Bir şeyleri kendi başına yapmak isteyen çocuklara ‘büyük çocuk’ rolünün altını doldurup kendileri ile gurur duyacakları bir fırsat yaratmak için işin bir bölümünü verin. Örneğin annesi ceketi giydirirken çocuk da şapkasını takabilir. Kıyafet giyilirken ya da yemek yenilirken ekstra bir zamana ihtiyacı olduğunu hatırlamakta fayda var. Bu süreye ihtiyacınız olduğunu kabul etmek sizin ve çocuğunuz arasındaki tansiyonu azaltacaktır.
  • Öfke nöbetlerindense pozitif durumlara odaklanın. Uygun olduğu zamanlarda çocuğun öfke nöbetlerini görmezden gelin ve başka bir odaya gidin. Bu davranış onun elinde tutmak istediği gücü kaybettiğini hissetmesine ve vakit geçtikçe annesinin dikkatini çekmenin en iyi yolunun sakin ve işbirlikçi olmaktan geçtiğini anlamasına neden olacaktır.
  • Sınırların net olarak korunması gerektiği durumlarda dik durun ama basit ifadelerle neden kızgın, üzgün ya da hayal kırıklığına uğradığını anladığınızı söyleyin. Bazı ebeveynler üzgün çocukları ile iletişim kurarken esprili bir dil kullanmanın pozitif sonuçlarını tecrübe ediyor.

UAK Notu: Biz UAK olarak öfkelenen çocuğu yalnız bırakmayı değil ama eğer onun yanında sabırla duracak gücü bulamıyorsak biraz uzaklaşacak alan yaratmayı öneriyoruz.

Yazı ve Görsel https://www.motherforlife.com/baby/13-36-months/psychology/1392-the-no-stage.thtml

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • madinano kullanıcısının profil fotoğrafı
  • ecomsoycle kullanıcısının profil fotoğrafı
  • DomingoBracy kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi