Çocuk Yaşam

Çocuklarınızın Güvendiği Kişi Olun

 

 

Annemi çok seviyorum ve kendimi ona hep çok yakın hissetmişimdir, ama kızımın bana anlattığı bazı özel şeyleri ben anneme hiç anlatamadım. Annemin hakkımda bilmesini istemediğim ve bu yüzden ona anlatmadığım çok şey vardı. Beni çok sevse de, annemin de aslında bunları bilmek istemediğini hissederdim.

Şu anda biri 20, diğeri 25 yaşında olan kızlarımla yaptığım sohbetler benim için çok değerli. Bir ebeveyn olarak, benimle her şeyi paylaşıp fikrimi alıyor olmalarını başarı olarak nitelendiriyorum (evet, bunu ben başardım). Kendi annemden sakladığım onca sırdan sonra, kızlarımla ilişkimdeki bu unsur benim için büyük gurur kaynağı oldu. Kızlarımla böyle bir ilişkiye sahip olmamı sağlayan nedenleri aşağıda sıraladım…  

Çocuğunuzla doğduğu ilk günden itibaren saygılı ve çift taraflı iletişim kurmaya çalışın.

Bir bebekle gerçek şeyler hakkında konuşmanın garip olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak fikrinizi değiştirmeyi başarırsanız, sonuçların hem güzel hem de tatmin edici olduğunu göreceksiniz. Bebeğinizle onu ilgilendiren konularda sözel olarak etkileşime geçerek, örneğin “Seni şimdi almamı ister misin?” gibi sorular sorarak ve aynı zamanda verecekleri tepkileri gözlemleyip dinleyerek (yani onlara en başından itibaren birey muamelesi yaparak) şu mükemmel gerçeği keşfedebilirsiniz:

Bebekler, benzersiz bakış açılarını bizimle paylaşarak karşılık vermeye başlarlar. Bu erken diyalog gelecekteki sağlıklı bir ilişkinin temeli olabilir.

Empati ve anlayış sahibi olun, utandırmayın.

Empati, çocukların koşulsuz sevildiklerini ve kabul edildiklerini hissedebilmeleri için vazgeçilmezdir. Bu unsurlar olmadan, dürüstlük ve paylaşmak için gerekli güven duygusu da oluşamaz. Çocukların, duygularının ve arzularının hiçbirini yanlış, utanç verici, anlaşılmaz olarak görmediğimizi bilmeleri gerekir, çünkü ancak bu sayede bize güvenebilirler.

Bu, otoritemizi elden bırakmak anlamına gelmiyor elbette, çünkü çocuklar bizim liderliğimiz olmadan kaybolurlar ve kendilerini güvensiz hissedebilirler. Beklentilerimizi açıkça belirtmek, kabul edilemeyecek davranışları engellerken aynı zamanda çocuklarımızın duygularını ve bakış açılarını da kabul ettiğimiz anlamına geliyor.

Başka bir deyişle, çocuklarımıza elli tane dondurma istemenin ya da kardeşine vurmayı düşünmenin kabul edilebilir olduğunu, ancak bunların olmasına izin vermeyeceğimizi göstermeliyiz. Eğer zamanında yetişemezsek ve kardeşine vurursa, ondan beklentimizi açıkça ifade ederken sakin kalmayı başarmalıyız. O zaman bile, her iki çocuğun da duygularını ve bakış açılarını dinlemeye açık olmalıyız. Çocuklarla iletişimi geliştirmekle ilgili bir mantra varsa eğer, şu olmalı: Çocuğunuza karşı açık olun, hep açık olun, çok açık olun.  

Ceza vermek, dürtü kontrolünü ve “iyi” davranışları öğretmek için daha çabuk ve daha kolay bir yöntem gibi görünebilir, ancak çocukları dışarıya kapalı hale getiren bir utanç atmosferi yaratır. Küçük çocuklar kötü davranışları kategorilere ayıramazlar, bu yüzden cezalandırıldıklarında davranışlarının değil, kendisinin kötü olduğunu düşünme eğilimi gösterirler ve bazı yönlerini gizlemeye çalışırlar ve bu, açık iletişimi geliştirmeye yardımcı olmaz.

 

Taraf tutmayın ya da eleştirmeyin.

Asla taraf tutmayın, buna çocuğunuzunki de dahil. Büyük kızım ergenlik zamanlarında beni bu konuda son derece kararlı bir şekilde uyardığı için ona minnettarım. Çocuğumuz zarar gördü veya hayal kırıklığına uğradı diye bir kardeşini ya da arkadaşını yargıladığımız zaman eleştirel, yargılayıcı ve güvenilmez bir sırdaş olarak algılanırız. Biliyorum pek adil değil, ama doğru olan bu.

Dinleyin ve kabul edin, düzeltmeye çalışmayın. Yalnızca istenildiği zaman tavsiye verin.

Ebeveynler her şeyi iyileştirmeye “programlanmış” durumdalar, bu yüzden düzeltmeden dinlemek söylemesi kolay, yapması zor bir iş, ancak son derece önemli. Çocuğunuz ağlarken “her şey düzelecek” diye onu teselli etmek yerine bir şey yapmadan yanında durmaya çalışın. Sessizliği bozmaya çalışmayın. Çocuklar, onları dikkatle dinleyeceğimizi ve açık ve kabul edici bir alan sağlayacağımızı hissetmedikleri takdirde kendilerini bize açmazlar.

Hislerini kabul edici yorumlarda bulunun sadece: “O kadar çok çalışmadan sonra sözlü sınavın sırasında gergin ve heyecanlı hissetmen senin için üzücü olmuş” gibi. Ancak, hemen ardından “Ama bu muhtemelen genel dereceni etkilemez,” ya da “Bir sonraki sefer kolay olur,” benzeri cümleler kurmaktan sakının.

Dürüst ve mütevazı itiraflarda bulunun.

Çocuklarıma, yapabilecekleri herhangi bir hatayı geçmişte benim de yaptığımı defalarca hatırlattım. Hatta, eminim ben çok daha umursamaz, düşüncesiz ve dikkatsiz şeyler yapmışımdır. Yaşları uygun hale gelince bazı detaylar da ekledim itiraflarıma. Bu bir riskti, ama ben bu riski aldığım için çok mutluyum. Çünkü bu sayede, çocuklarım onları koşulsuz sevdiğimden ve yargılamayacağımdan emin oldular.   

Sıkıntılı dönemlerde sabırlı olun. İlk adımı çocuğunuzun atmasını bekleyin.

Çocuklarımla yaptığım en başarılı konuşmalar hep onlar tarafından başlatıldı. Baskı samimiyeti öldürür. Özellikle de ergenler gizemli olma eğilimindedirler ve ebeveynleri tarafından sıkboğaz edilmek istemezler. Şanslıysak, özel düşüncelerini ve özel hayatlarını paylaşacak kadar güvenirler bize, ama bu onların kendi durumlarına göre verecekleri bir karardır. Aslında yapabileceğimiz tek şey, kelimelerimiz ve davranışlarımız aracılığıyla çocuklarımıza iletişime açık olduğumuzu, yargılayıcı olmadığımızı ve onlar hazır olduğunda bizim de hazır olacağımızı göstermektir. Bize ihtiyaç duyduklarında her şeyi bırakıp onların yanında olmaya, onları özenle dinlemeye hazır olmalıyız.

 

 

 

Kaynak: https://www.janetlansbury.com/2017/12/person-children-confide/?fbclid=IwAR0hJfcWRKw87gMGEMLbAPXQw18vuTQ7PZVY-cNZcZ-9s3a2mWd4Pi9UI4c

 

Görsel: www.pinterest.com

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Hatice kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Sendogan Yazici kullanıcısının profil fotoğrafı
  • ifywoty kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi