Yaşam

Eskisi Gibi Olmayacak

 

Hamilelik ile beraber kadının hormonları ruhunu bir anlamda ele geçiriyor. Hayatınız boyunca sergilemediğiniz davranışları ya da asla yapmam dediğiniz şeyleri yaparken buluyorsunuz kendinizi. Özellikle ilk hamilelikte zaten bebeğe dair birçok bilinmez kafanızın içinde sizi meşgul ederken bir yanda da sevdiğiniz, aşık olduğunuz ve birlikte çocuk sahibi olmaya karar verdiğiniz erkek ile olan ilişkinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Aslında bu sorgu hem hamilelik sürecinde hem de doğum sonrası lohusalık döneminde yeni rolleriniz ile beraber eski ilişki dinamiğinizin ne kadar değiştiğine göre değişiyor.

Bu konu da diğer konular gibi her ilişkiye göre değişiklik gösteriyor elbette. Ben kendi penceremden yaşadıklarımı aktarmak istiyorum aslında. Biz eşimle 19 senedir beraberiz ve 11 yıldır evliyiz. Evliliğimizin 5. yılında anne baba olmaya karar verdik. Aslında başlangıçta karşılıklı olarak hiç ‘biz’ üzerine konuşmadık. Bizim ilişkimiz nasıl olur ya da aramızdaki enerji eskisi gibi devam eder mi diye hiç düşünmedik. Hamilelik ve doğum sürecine beraber girmeyi başardık sanırım. Bu belki öncesindeki ilişkimizin uzun olmasından ya da birbirimizin dengelerini çok iyi bildiğimizden olabilir. Hamilelik süreci biraz ‘merak’ odaklı bir süreç olduğu için bu şekilde dengeli gidiyor olabilir. Asıl sorun lohusalık. Açıkçası kadınların geçirdiği değişimin derecesi ya da bu süreçte ne kadar destek gördükleri eş ile olan ilişkisini iyi ya da kötü yönde etkiliyor. Yani erkek ne kadar hızlı ‘baba’ rolüne adapte olup sadece bir eş olarak ‘beklentilere’ girmezse kadının işi biraz daha kolay oluyor.

Açıkçası benim daha doğrusu bizim şansımız eşimin doğum sonrasındaki 40 gün izin kullanabilmesi oldu. Bu dönemde bana destek olarak evin içinde olması, bana olan ilgisini göstermesi benim ondan bir şeyler beklememe, talep etmeme engel oldu. Birlikte yeni rollerimize alışmak, denge kurmaya çalışmak ilişkimiz için bir meydan okumaydı. Bu süreçte ‘acaba eskisi gibi olacak mıyız’ yerine ‘yeni biz nasıl olacağız’ demek çok daha doğru sanırım. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Zaten olmasına da gerek yok. Eğer sadece birlikte baş başa zaman geçirmek ya da çocuksuz sosyalleşmek gibi bir pencereden bakıyorsanız zaten bunların zamanla yoluna girdiğini, çözümlendiğini ya da biraz dış destekle mümkün olduğunu görüyorsunuz ama sevdiğiniz, aşık olduğunuz kadının ya da erkeğin edindiği yeni ebeveyn rolünde nasıl evrildiğini görmek ve ayn zamanda kendi değişimlerinizi de fark etmek ilişkinin en büyük meydan okumalarından biri.

Şimdiye kadar bir arkadaş ya da eş olarak gördüğünüz kişinin bir ‘baba’ olarak nasıl biri olduğunu izlemek bence bu sürecin en keyifli aşaması. Burada ise sanırım önemli olan bu rolü yaşamasına, deneyimlemesine müdahale etmeden izin vermek. Lohusalık bizi annelik hormonları ile donatırken bir yandan sadece anne ve bebekten oluşan bir balonun içine alıyor. Tek önemli olan şeyin biz ve bebek olduğuna inanıyoruz ama aslında o balona girmek isteyen biri yani sevgiliniz de tam orada duruyor.

Yeni ilişkinizin kapısı açıldığı andan itibaren onun içinde neler olacağına ilk günden itibaren aslında bizler karar veriyoruz. Biz yine kadınız, erkeğiz, sevgiliyiz, aşığız, birbirimize dokunmayı seviyoruz ve inanın bunların bir süre yapılamıyor olması ne size ne de eşinize dert olmuyor. Eğer yeni dönem için birlikte olmayı, oyunda bir takım arkadaşı gibi olmayı başarmaktan geçiyor. Eskiden elinize kalan tek şey deneyimleriniz ve hisler oluyor ama yeni sürecin bu hislere kattığı şeyler çok daha güçlü kılıyor.

Bunların hepsinin temeli ise iletişim sanırım. Ben eşime çok net bir şekilde iyi ya da kötü hamilelik ile beraber neler hissedebileceğimi, yaşayabileceğim iniş çıkışları, ilgiye daha çok ihtiyacım olacağını anlatmıştım. Bizler bazen biz söylemeden bilsinler istiyoruz ama bu sürecin onlar için de bir bilinmez olduğunu unutuyoruz. Siz içinizden geldiği gibi tüm hislerinizi anlatın. Buna rağmen yolunda gitmeyen şeyler varsa tekrar tekrar konuşmayı deneyin. Yeter ki içinize atıp onu bambaşka duygularla yoğurup kendinizi yormayın.

Eskisi gibi olmayacaksınız ama yenisini daha çok seveceksiniz. Buna inanın.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • kbnmsvvrm kullanıcısının profil fotoğrafı
  • saijichi1980 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Travisdiock kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi