Uncategorized

Geçmişten gelen alışkanlıklar…

dort sey

Ebeveynlikte hiç değişmeyen dört şey…

Hayat biz çocukken olduğumuz gibi değil. Değişiyor. Başta teknoloji olmak üzere çok büyük farklar var. Anne baba olmak da değişiyor. Bizden önceki nesilden daha farklı davranıyoruz, bakış açılarımız değişiyor.

Ancak bence geçmişten gelen bazı davranışları sürdürmek çok önemli. Daha dorusu bu eski davranışları, günümüze taşımak…

  1. Dışarı çık ve oyna

Biz küçükken daha çok sokakta oynardık. Hava kararana kadar eve sadece birkaç kez uğrar, arkadaşlarımızla dışarıda zaman geçirirdik. Şimdi birçok şey eskisi gibi olmasa da çocuklarıma sık sık “dışarı çık ve oyna” diyorum. Bizim seslerini duyabileceğimiz uzaklıkta oluyorlar, onları dışarıda oynamaya teşvik ediyoruz komşularımızla beraber.

Editörün notu: Apartmanda bunu yapmak zor ancak mahalleden belki de birkaç arkadaş edinerek biz de onların yanında durup aşka bir şeyle meşgul ederek teşvik edebiliriz. Bizim burada böyle bir imkan yok ancak sitede oturan arkadaşlarımıza sık sık gidiyor, sokakta oynama rahatlığını orada yaşamasını sağlıyoruz. Yani “ama burada yok” deyip durmuyoruz. Size de tavsiye ederim.

  1. Başkaları konuşurken bekle

Bu da annelerimizden gördüğümüz bir şey ve devam ettiriyoruz. Biriyle konuşuyorsam, biri bir şey anlatıyorsa, sözü bölmemelerini ve beklemeleri gerektiğini söylüyorum. Sürekli. Dışarıdan bakınca konuşanı nefeslerini tutmuş dinleyen çocuklar gibi görünüyorlar ancak işte böyle beklemeyi ve sabretmeyi öğreniyorlar.

Söz kesmek zaten nazik bir davranış değil. Bunu da öğrenmiş oluyorlar. Herkesin tarzı farklı, ben de bunu yapıyorum işte.

  1. Hadi toparlan…

Hepimizin hayatında bir de scooter var değil mi? Nereye gidersek yanımızda. Kask, dizlikler, korumalar… Ne kadar koruma olursa olsun düşünce canları yanıyor.  Biz de eşimle her seferinde “hadi toparlan” diyoruz. Bir de “toparlan” dedikten sonra hemen toparlanıyorlarsa sorun yok demektir, eğer acı devam ediyorsa işte o zaman kötü düşmüşler demektir.

Eğer kendilerini küçük bir düşüşten sonra iyi hissetmezlerse daha kötü yaralanabilirler. Tabii ki çocuğun düştükten sonra böyle davranabilmek kolay değil ancak yaralanmanın durumunu öğrenmek için de iyi, kendilerini sakinleştirmelerine yardım etmeyi öğretmek için de…

Editörün notu: Uykusuz Anneler Kulübü olarak bu fikre katılmıyoruz. Düştükten sonra ağlayabilir, toparlanmak için zamana ihtiyacı olabilir ya da başka bir sebepten oyuna devam etmek istemeyebilir. Düştükten sonra toparlan demek kendilerini sakinleştirmelerine yardımcı olmayabilir. Belki sadece sarılıp, yanında durmak sakinleşmeleri için yeter ve gerçekten devam etme motivasyonu varsa oyuna da devam eder diye düşünüyoruz. 

  1. Ev işleri

Kardeşimle ben büyürken bulaşık da yıkadık, çamaşır da katladık, sofra da hazırladık… Sayısız iş yaptık evde. Bunların hiçbiri bizi heyecanlandırmıyordu ancak yapıyorduk işte. Sorumluluğu öğrendik, ev nasıl idare edilir onu gördük. Şimdi benim çocuklarım da yardım edebilecek yaşa geldiler. Ve yapıyorlar. Büyük oğlum kendi kahvaltısını hazırlıyor, okula götüreceği öğle yemeğini de. Ortanca çocuğum bulaşık yıkıyor.

Bunları karşılıksız yapmaları benim için çok önemli. Bence annemler de harika bir iş başarmışlar bize bunları yaptırarak. İşte hedefim de aynısını çocuklarıma öğretmek.

Yeni dünyada, eskiden kalma alışkanlıkların bazılarını devam ettirmenin nesi kötü olabilir?

 

 

 

Yazı ve görsel http://www.huffingtonpost.com/entry/old-school-parenting_us_595f7260e4b0cf3c8e8d57cf?utm_hp_ref=parenting adresinden alınmıştır… 

 

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Editör profil resmi
  • periayda profil resmi
  • Sendogan Yazici profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi