Anne Yazıları

HEP Mİ ONLAR?


Nil Karaibrahimgil’in oğlu için yazdığı o şarkı milyonlarca insanın yüreğine dokundu.

Benden Sana…

Karların içinde tek başına yürüyen, arada dönüp dönüp arkasına bakan o minicik, masum ama kararlı ‘şey’ gönülleri eritti. Şey diyorum çünkü sadece Nil’in oğlu değildi, orada yürüyen ve o sözleri dinleyen. Kimisi çocuğunu koydu oraya, kimisi çocukluğunu. Herkes çok etkilendi.

Ben de…

Ben de gözümün önünde bazen Defne, bazen Doğa, bazen ikisi elele aşağıdaki sözleri mırıldandım arkalarından.

Karanlıktan gelecekler/önünde dikilecekler/sarı sarı dişleri olucak/sivri pençeleri olucak…

Yakalayacak sanıcaksın/ama hep sen kazanıcaksın/ben sana koşmayı öğreticem/içinden gülmeyi öğreticem..

Yalanlar söyleyecekler/sözlerinden dönücekler/buzdan kalpleri olucak/acı sözleri olucak

Yaralayacak sanıcaksın/ama hep sen kazanıcaksın/üstlerine gitmeyi öğreticem/düşünce kalkmayı öğreticem
Bazen de susmayıp, bağırmayı/utanmadan hüngür hüngür ağlamayı
Sevgililer gelicekler/kalbini delicekler/ahu bakışları olucak/tatlı dilleri olucak
Hep sevicek sanıcaksın/ama bazen yanılacaksın/o an orda durmayı göstericem/‘bu da geçer yahu’yu öğreticem
Bazen de tam ortadan kırılmayı/yere düşen camlar gibi dağılmayı
Bazen yalnız bırakacaklar/ne yapacaksın bakıcaklar/hep planları olucak/hep bir başları olucak

Kırılacak sanıcaksın/ama hep sen başarıcaksın/içinden yanmayı göstericem/kendini sevmeyi öğreticem.

Gidip de varmayı öğreticem.

 

Ah dedim…

Ah, şu hayatta hep kötüler olacak. Sarı dişleri, sivri pençeleri…

Yalanlar söyleyenler…

Yaralayacak olanlar…

Bırakıp gidecek, yeterince sevmeyecek sevgililer…

Ve biz hep sizi o ‘kötüler’den, ‘kötü kalpliler’den, ‘bırakıp gidenler’den, ‘yıkıp geçenler’den koruyacağız.

Sizi.

Siz ‘elbetteki her durumda masum’ olan çocuklarımızı.

Ve belki bu yüzden kötülüğün karşısında hep ‘mağdur’ olan çocuklarımızı.

Bizim çocuklarımızı.

Ama, dedi içimdeki ses.

AMA…

Ne biliyorsun, bir gün ‘sen ve senin gibilerin’ çocuklarının da onlardan olmayacağını?

O sarı dişli, sivri pençeliler de birilerinin çocukları. Bırakıp gidenler, yalanlar söyleyenler, yakıp yıkanlar.

Ama, dedi kalbim…

anne olmak

 

AMA…

Olamaz.

Olamaz çünkü onlar ‘bizim’ çocuklarımız. Hep masum kalacaklar, hep iyi kalpli olacaklar. Çünkü biz onlara bunu öğretiyoruz, bu yolu gösteriyoruz.

Halbuki…

Hepimiz insanız. Sadece insanız.

Hem iyiyiz, hem kötüyüz.

Kalbimizde de, beynimizde de… İkisi de var.

‘İyi’ dediklerimiz, ‘kötü’yü, başetmeye değer bulanlar.

Hem dışarıdaki, hem içindekiyle.

‘İyi’ dediklerimiz, yüzleşebilenler.

Doğrusuyla, yanlışıyla.

Evet bu şarkıyı ben de çocuğuma söyleyeceğim. Bazen davranışlarımla. Bazen bakışlarımla. Yaşadıklarımla. Ve yaşamadıklarımla.

Kulağına fısıldayacağım belki… Sağ kulağına…

Karanlıktan gelecekleri, yalanlar söyleyecekleri, terkedip gidecek sevgilileri.

Ve nasıl ‘düşünce kalkılacağını, üstüne gidileceğini, bu da geçer yahu’ları’.

Ama, diyeceğim sol kulağına da…

Bir gün, sen de hata yapabilir, bazen, o yalanlar söyleyenlerden, sözünden dönenlerden olabilirsin. Yeter ki, ‘yalancı’ olma. İnsanlığını unutma. Farkına vardığında, karşındakini soldurma.

Ben sana hatalarını kabul etmeyi, gerektiğinde pişman olmayı, özür dilemeyi, tamir etmeyi de öğreticem.

Bir gün, belki sen de birilerinin kalbini deleceksin. Delebilirsin. Ahu bakışlarınla, tatlı dilinle. Sen de ‘Hep sevicem’ sanacaksın ve evet bazen yanılacaksın. Yeter ki artık sevmediğini anladığında, artık yalandan orada durma.

Ben sana ‘ezmeden’ gitmeyi de öğreticem.

Bir gün sen de birilerini ‘yere düşen camlar’ gibi dağıtacaksın. Bazen elinde olarak. Bazen elinde olmadan. Yeter ki o kırık camları birinin eline verip, bilerek canını acıtma.

Ben sana acıya saygı duymayı da öğreticem.

Bir gün sen de birilerini yalnız bırakacaksın, öfkeyle dolacaksın, ne yapacağını görmek isteyeceksin, bile isteye kırmak olacak niyetin, sırf öfkenden sebep. Kimseyi yakıp yıkma ama öfkeni de içinde tutma, yol ver, akıp gitmesine izin ver.

Ben sana sadece içinden değil, dışından yanmayı da öğreticem.

Ben sana kendini de, başkalarını da hatalarıyla da kabul edebilmeyi, sevebilmeyi öğreticem.Ben sana ateşin içinde de suyun içinde de, kendin olmayı öğreticem.

  • Tuba Karpuzoğlu Çıngı

    Cangama

    Tuba Karpuzoğlu Çıngı



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    whisbear

    Yalnız değilsiniz

    • periayda profil resmi
    • Editör profil resmi
    • asuman profil resmi

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL

    Benzer Yazılar

    Editör'ün Seçimi

    Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...