Yaşam

Kendin Olma Özgürlüğü

 

Evinizde kaç tane bebek bakım ya da gelişim kitabı var? Ya da bilgisayarınızı açtığınızda sık kullanılanlar içinde sadece bu konuya yönelik kaç site var. İster istemez arama motorları ile karşı karşıya geldiğinizde mutlaka çocuğunuzun fiziksel ya da sosyal gelişimine dair bir şeyler yazarken buluyorsunuz değil mi kendinizi? Bu soruların en az birine bile net yanıt verebiliyorsanız zaten aramıza hoş geldiniz. Kızım doğduğundan beri başlangıçta bebek bakımı ağırlıklı olan kitaplar yerini yavaş yavaş gelişim kitaplarına bıraktı. Piyasada adı çok duyulmuş ya da diğer anneler tarafından tavsiye edilerek çoğalmış birçok kitabı hiç düşünmeden aldım. Bu kitaplarda genelde bazı maddeler olur ve sen ayına göre bunu yapıyor bunu yapmadı gibi cümleler kurarak bu kitabı okursun. Asla yanlış demek doğru değil ama sona ‘daha erken olabilir’ gibi bir cümle ekleseler bile bu kitaplar annede ister istemez çocuğunu sorgulama hissi yaratıyor. Hele yapınız biraz telaş yapmaya uygunsa o maddelerden biri bir tutmasın siz görün o annenin halini.

 

 

 

 

Ben bu kitapları dolapların derinliklerine attım. Attım çünkü içlerinde bir şey eksik. O kitapların içlerinde ‘çocuk’ yok. O kitapların içinde ‘makine’ var. Evet, aynen böyle. Bir robot almışsınız yanında kullanım kılavuzu vermişler ve madde madde oradaki şeyleri yapmasını bekliyorsunuz. Çocuğa çocuk gibi ya da birey gibi bakan onu sadece bir ‘ruh’ olarak inceleyen bir kitap bulmak o kadar zor olabiliyor ki. Ben kişisel gelişim kitaplarını çok sevmem. Yani birinin karşıma geçip duyguları, evreni, varlığımızı sorgulaması falan bana çok çekici gelmez. Ergenlik ve hayatı anlama sürecinde elbet okuduğum bir iki kitap var ama bir elin beş parmağını geçmez. Bunun için kitap evlerinde kişisel gelişim rafları ile ilgili bilgim çok fazla yoktur. Bir gün bir arkadaşımın bana söylediği ‘Osho’ oku cümlesini ‘aman ya aynı şeyler’ diyerek geçiştirdiğimi dün gibi hatırlıyorum. Meğer benim Osho okumam için anne olmam ve bir gün rafların birinde ‘Çocuk’ kelimesinin dikkatimi çekmesi gerekiyormuş. Kitabın adının bu kadar öz ve net olması zaten bütün mesajı veriyor. Konu sadece ‘Çocuk’ Benim adıma bugün anne olan herkese önereceğim tek kitap bundan sonra. Şimdi size kitaptan bir kaç şey alıntılayacağım ama lütfen bununla yetinmeyin. Gidin ve o kitabı baş ucu kitabı yapın. Anne ya da baba olmanıza gerek yok. Kendi gelişiminizde olan eksikleri o kadar net göreceksiniz ki. Bu noktada bazı anneleri uyarmam gerekiyor. Eğer ‘annelik egonuz’ yüksekse okuyacaklarınız hoşunuza gitmeyecektir ama bir robot değil bir insan ile yaşadığınızı anladığınız gün bu kitabı hatırlayın. Anne ve babalar olarak çocukları ne kadar gereksiz ve kötü şekilde koşullandırabildiğimizi tokat gibi okumaya hazır olun.  Bu konudaki tavsiyem, geç olmadan bir de bu pencereden bakın.

 

 

Osho çocuğa ‘kendi olma özgürlüğü’ felsefesi ile bakıyor. Çocuğu tohum olarak kabulleniyor ve toplumsal sorunların çözümünü bu tohumun doğru gelişimi ile çözüleceğini ifade ediyor. İşte maddeler halinde Osho ve Çocuk

 

  • Boyun eğen çocuk, anne babası tarafından, öğretmenleri tarafından, herkes tarafından övülür ve eğlenen çocuk eleştirilir.
  • Zeka elde edilen bir şey değildir, o doğuştandır, o öze aittir, o hayatın yapı taşıdır. Zeka ışıktır ego ise karanlıktır. Kendi egolarınız çocuklarınızın zekasını karartır.
  • Daha iyi bir dünyada her aile çocuklarından öğrenecektir. Onlara öğretmek için çok acele ediyorsun. Öyle görünüyor ki hiç kimse onlardan öğrenmiyor ve onların ne kadar çok öğretecek şeyi var. Ve onlara öğretecek senin hiçbir şeyin yok. (Beni en çok vuran başlığı buydu. O an çocuğuma vereceğim her bilginin benim deneyimim ile kirlenmiş bilgi olduğunu fark ettim aslında. Yapmam gereken onunla beraber yeniden öğrenmeye başlamak)
  • Çocuklar senin aracılığınla gelir ama sana ait değildir. Onlara sevgini verebilirsin ama onlara fikirlerini dayatmamalısın.
  • Bedeni dinle, izle ama hükmetmeye çalışma.
  • En başından itibaren çocuk ağlamak, kahkaha atmak ister. Ağlamak derin bir ihtiyaç ve gelişimdir. Engel olma.
  • Anne ve babalar boyun eğen çocuk sever. Ve unutma ki boyun eğen çocuk neredeyse en aptal olanıdır.
  • Çocuklar her zaman için anne babalardan daha zekidir çünkü anne babalar geçmişe aittir ve çocuklarsa geleceğe aittir.
  • Toplum anne babanın iradesinin geniş halidir; anne baba bu toplumun ajanlarından başka bir şey değildir.
  • Çocuklar çok alıcıdır ve şayet onlara saygı duyarsan seni dinlemeye anlamaya hazırdırlar.
  • Her şey 7 yaşına kadar oluşur. Eğer bir çocuk yedi yaşına kadar masum, başkalarının fikri ile kirletilmeden bırakılabilirse, o zaman onun potansiyelinin gelişmesinden onu alıkoymak imkansız hale gelir.
  • Çocuğunda hoşuna gitmeyen bir şeyler bulursan kendi içine bak, onu orada bulacaksın; o çocuğa yansıtılır. Çocuk sadece duyarlı bir yanıttır.

Bu yazdıklarım kitabın onda biri bile değil. Sadece maddeleri sıralamıyor bunları nasıl başaracağımıza dair örneklerle bizi yönlendiriyor. Okurken kendiniz, anne babanız ile savaşıyor ve egonuz ile burun buruna geliyorsunuz. Bu deneyimi mutlaka yaşayın.

 

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • UrsulaDable kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Editör Özge Doğan kullanıcısının profil fotoğrafı
  • seoborttt kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi