Uncategorized

Kızımdan öğrendiklerim…


cocuklardan ders

 

Sabahları bizim ev pek bir hareketli. Eşim 6-6:30 gibi işe gidiyor, benim koşturmam da başlıyor. Güneşin doğuşuyla uyanan bir çocuğum var. Sabahları geç saatte uyanan arkadaşlarıma özeniyorum. Çünkü biz eğer çok şanslıysak 7’de kalkıyoruz. O da eğer gerçekten çok şanslıysak!

Her sabah telaş yaşamamak için kızımın bezleri de dahil tüm eşyalarını geceden hazırlıyorum. İşe giderken anneme bırakıyorum çünkü. Ben hazırlanırken oyuncaklarıyla oyalanıyor, 2 yaşında… Geçenlerde hazır olduğumda “hadi” dedim, çıkmak üzereyken bir baktım, tüm aksesuarlar üzerinde. Aslında hepsini almak istesem de, bakıp güldüm ve  “harika görünüyorsun” dedim. Çünkü kendi uyumlu olma algımın onun kendiyle mutlu ve barışık haline engel olmasına izin vermedim. Neden derseniz sebebi anne olduktan sonra çocuğumdan öğrendiklerim..İşte anne olduktan sonra aldığım 10 ders:

Empati önemlidir

En sevdiğim söz: “İnsanlar ne söylediğini unutacak, ne yaptığını hatırlayacak. Ancak onları nasıl hissettirdiğini asla unutmayacaklar.” Şimdi bunu bir kez daha okuyun. Bir arkadaşınızı, patronunuz, akrabanızı düşünün. Neler söylediklerini hatırlıyor musunuz? Belki bir-iki cümle. Diyaloğu unutursunuz ancak hissettiğiniz kırgınlığı, öfkeyi asla. Hissettiklerimizi taşıyoruz. Empati, bir başkasına vereceğimiz en güzel hediyelerden biri…

Hayat adil değil ama hâlâ güzel

Evet, hayat adil değil. Her geçen gün de öğreniyoruz bunu. Kızımla markete gittiğimizde yemesine izin vermediğim bir şeyi almak istediğinde elinden alıyorum. Bazen ağlıyor, bazen bağırıyor. Arabaya binip de istediği şarkıyı açınca geçiyor bu yaşadığı sinir. Ve  o yaşadığı “ama bu haksızlık” duygusu sadece anı olarak kalıyor.

Biriyle beraber ağlayın, yalnız değil

Kızım düştüğünde, bir yerini çarptığında, gözyaşları yanaklarından süzülüyor, ağlamaya başlıyor. Asla da yalnız ağlamıyor. Koşarak bana geliyor, sarılıyorum ve öyle ağlıyor. Bence bu almamız gereken bir ders. Hayatın zor anları, yanımızda sevdiğimiz biri varken daha kolay atlatılmıyor mu?

İstemezsen elde edemezsin

Diyelim ki oyuncakçıdayız… “Anne, bunu alabilir miyim? Cevap çoğunlukla “hayır” olsa da “evet” de diyorum tabii. Oyuncak, dondurma… Hayatta da soruları sormazsak, cevapları asla bilemeyiz. Biz talep etmeden neyi istediğimizi bilemezler ki…

Maddi değeri çok şeyler sizi her zaman mutlu etmeyecek!

Yılbaşı günü… Bütün hediyeler açılmış, paket kağıtları ortaya saçılmış. Bir baktım yeni oyuncağı yerdeyken, o paket kağıtlarını havaya atıp eğleniyor. İşte bu da almam gereken bir ders diye düşündüm. Mutluluğu hediyede değil, paketinde arıyordu. Bulmuştu da…

Pes etmiyorlar

Bebeklerin işi zor değil mi? Önce dönmeyi, sonra emeklemeyi, ardından yürümeyi öğreniyorlar… Tabii sonra da konuşmayı… Öğrenmeyi öğreniyorlar ve bununla çok kolay başa çıkıyorlar çünkü başka yolu yok. Peki ya biz yetişkinler? Bazen böyle süreçlerde çıldırmıyor muyuz? Oysa çok çalışmak başarının tek anahtarı. Evet şans da önemli ancak en çok inanan ve çok çalışan başarılı oluyor.

Öğrenmeye ara vermiyorlar

Öğrenmeyi sadece okul olarak düşünmeyin. Kitap okumak, gazete okumak, büyüklerle oturup soru sormak, merak ettiklerini araştırmak… Ben de hâlâ büyüklerimden çok şey öğreniyorum. Çok soran çok araştıran kişi, öğreniyor, büyüyor…

Dürüst olmak

Bize bir şey sorulduğunda ne yapıyoruz? Cevap verirken “başkaları ne düşünür” diye geçiriyoruz aklımızdan. Peki ya çocuklar? Çok net ifade ediyorlar kendilerini… Yapmamız gereken, bizim de dürüst olup gerçek hislerimizi aktarmamız.

Tutumunuz, her şey demek

İki yaşındaki kızım mutlu, gelecek endişesi yok, hayata heyecanla bakıyor… Tabii ki üzüldüğü anlar dışında. Hayata bakışımız her şey demek. Hayatımızı nasıl gördüğümüz, dünyaya bakış açımız. Kimse bunu değiştiremez.

Başkaları ne düşünür demeden yaşamak…

Gerçekten mi? Kolay mı? Hadi o mor trençkot ve kırmızı pantolonla sokağa çıkalım ve kim ne der diye düşünmeyelim… Saçımızı en çılgın şekilde toplayalım, öyle gidelim buluşmaya. Tıpkı çocukların yaptığı gibi. Büyük ya da küçük ne zamandır aklınızdan geçen bir çılgınlığı gerçekleştirin. Gün sonunda ne olacak biliyor musunuz? Banyo aynasının karşısında dişlerinizi fırçalarken o mutluluğu gözlerinizde fark edeceksiniz.

 

 

Yazı ve fotoğraf http://www.huffingtonpost.com/entry/10-life-lessons-i-learned-from-my-toddler_us_58f4cac7e4b01566972250f6?section=us_parents adresinden alınmıştır.

 

 




Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • John profil resmi
  • Ahmet Selim Yavuz profil resmi
  • Çağrı Tütün Özkurt profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi

Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...