Yaşam

O Senin Hayalin Anne

Bebek sahibi olduğumuz ilk andan itibaren onlar için sonsuz bir koruma çemberi oluşturuyoruz. Sağlıklı olmaları, mutlu olmaları adına elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyoruz. Bu koruma güdüsü öyle içten ve güçlü bir duygu ki aslında bazı durumlarda kendi davranışımızı dışarıdan görsek belki garipseyeceğimiz hareketlerimiz bile oluyor.

Her şeyi bir kenara bırakın en ufak bir durumda bile ağlamalarını istemiyoruz. Aslında çok insani olan bir duyguyu hiç yaşamasınlar istiyoruz. Yaşları büyüdükçe ve artık yavaş yavaş bizden ayrılıp kendi sosyal alanlarını oluşturmaya başladıklarında bu güdü başka bir noktaya taşınıyor. Onlar adına hayaller kurmaya başlıyoruz. Meslekler biçiyoruz, öğrenmesini istediğimiz dilleri söylüyoruz, okullarını kendi seçimlerimize göre filtreden geçiriyoruz hatta çoğu zaman kendi yaşayamadığımız her şeyi onlara yaşatmak için ekstra çabalıyoruz.

Bir an durun ve düşünün. Çocuğunuza dair kurduğunuz hayallerin altında sizin yapamadıklarınıza dair bir şey yok mu? Çocuklar bizim hayatlarımızın yeni bir sürümü ya da güncellemesi değil. Onlar başlı başına ayrı birer birey. Kendi hayalleri, istedikleri, istemedikleri oluyor, olacak. Bunların yanında sadece sizin başaramadıklarınız değil konu. Sizin başardıklarınızı da yapmak ve başarmak zorunda değil. Onların yolunu ayrı bir yol olarak görmek ve sadece yanlarında yer alarak desteklemenin yeterli olduğunu görmek zorundayız.

Birçok anne gibi benim de kızım adına istediğim birçok şey var. Konuşmasını istediğim diller, yapmasını istediğim sporlar, gitmesini istediğim okullar ve hatta mutlu olacağına inandığım meslekler. Biliyorum ki bunların hepsini yapsa bile ben ona mutluluğu garanti edemem ve bunların hiçbirinin doğru yol olduğunu bilemem. İnsanın hayatına dair bu kadar keskin kararlar almak ve bunları uygulatmak için çabalamak çok riskli değil mi sizce de?

Özgür çocuk kavramı sizlere ne anlatıyor bilmiyorum ama bana göre özgür çocuk anne ve babasının hayallerinden arınmış hayatı yaşayabilen çocuktur. Bu anne ve baba rolümüzle var olduğumuz noktada aslında bir bireyin yol aydınlatıcılarından öteye geçmememiz gerektiğini unutuyoruz çoğu zaman. O ilk doğduğu zamanki muhtaç halinin sanki bir ömür devam ediyor olduğu hissi ile yaşıyoruz. Bu aynı zamanda bizleri de sınırlıyor. Kendi bireyliğimizden çıkıp sadece çocukla bütün olmuş yeni bir birey yaratıyoruz.

Anne ve babalar hayallerinizi kendiniz için var edin. Kendinize dair hayallerinizi, isteklerinizi kaybetmeyin. Tek bir rol ile yaşamayın. Herkesin kendi hayallerini yaşamayı başardığında inanın daha bütün bir aile olmak mümkün. Bir gün dönüp ‘beni özgür bıraktığın için teşekkür ederim’ diyecek olması ve aldığı her kararda tek sorumlunun kendisi olduğunu bilmesi kadar güzel bir şey olamaz. Konumuz insan yetiştirmekse biraz kendimizi geri çekip önümüzde gelişen bireyi izlemenin keyifine varmalı.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • goodblya kullanıcısının profil fotoğrafı
  • GenaWer kullanıcısının profil fotoğrafı
  • CarsTopOn kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi