Anne-Baba

Okul ve Ayrılık Endişesi

alphabet-1223623_640

 

Okula başlamak – Ayrılıktan dolayı kim daha endişelidir, anne baba mı çocuk mu?

Mary Hartzell, Eğitimci

Çocuklar ve anne babalar için, Eylül ayı genelde değişiklikleri de beraberinde getirir. Geçiş dönemidir. Çocuklar yeni okullarına başlar veya ilk kez anaokuluna başlarlar. Heyecan artar ve bununla birlikte ayrılık endişesi de artar. Sadece çocukta değil, anne babalarda da… Özellikle de çocuğa esas bakan kişide, çoğunlukla annede.

Ayrılık genellikle çelişkili duygular getirir ve aileler çocuklarının duygularıyla başa çıkarken kendi duygularıyla da başa çıkmak zorundadır. Bizim kendi ilk ayrılış tecrübemiz, sıklıkla çocuğumuza nasıl tepki göstereceğimizi de belirler. Kendinizin okuldaki ilk gününüzü hatırlamaya çalışın. Eğer korku hissettiyseniz, unutmayın ki çocuğunuz da sizinle aynı hisleri taşımak durumunda değildir. Onun kendi hisleri olacak ve bunu başarmasına yardımcı olabilirsiniz.

Öncelikle, çocuğunuzun karmaşık duygular içinde olacağını ve sizin görevinizin de onu dinlemek ve duygularını anlamak olduğunu bilin. Çocuğunuzun duygularına ayna olmak, onun neler olduğunu anlamasına yardımcı olur. “Okula başlamak biraz korkutucu gelebilir. Gitmek istiyorsun çünkü eğlenceli görünüyor, ama keşke annen de seninle birlikte olsaydı diyorsun.” Her ne kadar büyümek istiyorsa da, halen sizin küçük çocuğunuz olduğundan da emin olmak istiyor. Her bir adımda, anaokulundan üniversiteye kadar, çocuğunuz özgülük ile ailenin güvenliğinden uzaklaşmak arasında gidip gelmektedir.

Çocuğunuzun bu özgürlük basamaklarını başarıyla çıkmak istediğini ve bunun gerektiğini bilin. Bir şeyler ile kendi kendine başa çıkabilme yeteneği olduğunu hissetmek ister. Ayrılık kademeli bir süreçtir. Her bir bağımsızlık hareketi, bilinmeze karşı korkuyu tetikler ve arkada bıraktığı şeye karşı kaybetmişlik hissi yaratır.

Bir ebeveynin görevi, çocuğun ayrılık tecrübesinin üstesinden gelmesine,  bu bağımsızlık davranışını destekleyerek ve cesaretlendirerek, endişelerini de onaylayarak yardımcı olmaktır. Bu, anne baba için, kendine “ihtiyaç duyulma” ihtiyacını görmezden geleceği için zor olabilir.

Ayrılık, güven oluşturma yeteneğini de gerektirir – büyüme dönemlerindeki güven. Çocuğumuzun vakit geçirdiği diğer insanlara karşı güven ve çocuğumuzun yeni durumlarla baş edebileceğine dair güven.

Özellikle küçük çocuklar için öğretmeni ile güvene ve korunmaya dayalı bir ilişki oluşturmak çok önemlidir. Kendileriyle birisinin ilgileneceğini ve bu kişinin kim olacağını bilmek isterler. Seçtiğiniz okula inancınızı ifade edin. Okulu ziyaret edin ve öğretmenlerin ve etrafın fotoğrafını çekin; böylece çocuğunuz da eve geldiğinde okuldakileri hatırlayıp size anlatabilir. Unutmayın ki, göreviniz çocuğa bir sürü sorular sormak değil, onu dinleyip anlamaktır. Çok fazla soru sormak çocuğunuza endişeli olduğunuzu gösterir ve çocuğunuza yansır. Eğer anne endişelendiyse, çocuğa göre endişelenecek bir şeyler var demektir.

Çocuğunuzla okulu ziyaret edin, böylece sizin varlığınızın güvencesiyle, çevreyi daha rahat keşfedecektir. Küçük çocuğunuzun, sizin okula sadece ziyaret için geldiğinizi, onunla biraz durup sonra birlikte döneceğinizi bildiğinden emin olun.

İlk gün okul izin verirse kalmayı planlayın. Siz güven kaynağı çapasınız, dolayısıyla tek bir yerde durun. Çocuğunuz yanınıza gelebilir ve gider ve tam olarak sizi nerede bulacağını bilir. Dikkatinizi meşgul tutmak için kitap ya da benzeri bir şeyler getirin. Çocuğunuz gerektiğinde yanınıza gelmeye devam etse de, dikkatinizi nazikçe ondan ayırdığınızı görüp tecrübe kazanacaktır.

Sizin işiniz çocuğunuzun aktivitelere katıldığından ve iyi vakit geçirdiğinden emin olmak değildir. Onun kendi alanındaki şeylere ısınması için bırakın. Siz gidene kadar tam olarak dahil olamayabilir.

Onunla birkaç gün kalmaya gerek duyabilirsiniz, her gün biraz daha uzun süre bırakarak, böylece sizin bırakıp gitmeniz ve almanız durumuna alışacaktır. Fakat öğretmeniyle arasında belirli bir güven ortamı oluştuktan sonra gidebilirsiniz. Aksi takdirde sizin kararsızlığınız, çocuğunuz için endişe olarak algılanacak ve ayrılmak daha da zorlaşacaktır.

Çocuğunuzun sizinle birlikte ortaya çıkardığı bir geçiş rutini oluşturun. “Nasıl güle güle demek istersin? Bana bir öpücük mü vermek istersin yoksa kucaklamak mı ya da el sallamak mı?”  “Biliyorum bazen güle güle demek zor gelir. Nasıl güle güle demek seni rahatlatır?” Ayrılma vakti geldiğinde oyalanmayın, bu çocuğun daha çok endişelenmesine neden olur.

Çocuğunuz, üzgün ya da çılgın gibi hissetmesinin normal olduğunu bilsin. Ve öğretmeni siz dışarıdayken ona iyi bakacaktır. Eğer bir çocuk üzgünlüğünü ifade etmek için ağlama gereği duyuyorsa, bu da normaldir. Anne baba için zordur, ama öğretmenden o rahatlığı alırsa ve hızlıca alışırsa, ufak bir çocuk için ayrılırken üzüntüsünü ifade etmek uygun bir yoldur ve onun ya da sizin başaramadığınız anlamına gelmez. Eğer mümkünse öğretmenin evinize yapacağı 15 dakikalık bir ziyaret de çocuk üzerinde çok güven verici olacaktır.

Sizi dinleyen birisiyle, kendinizin ayrılma endişeniz ve bununla baş edişiniz hakkında konuşmayı da ihmal etmeyin.

Geçişler, büyüme zamanlarıdır. İlk seferde çok rahat olmayabilen, gelişimsel olarak uygun olan yeni deneyimlerden çocuğunuzu hatalı biçimde korumak hiç de yardımcı değildir. Yeterlilikten kaynaklanan becerileri, her çocuğun kendisi için deneyimleyeceği bir şeydir. Sevgi dolu bir rehber olarak; çocuğunuzu yeni ve zorlu bir deneyimde, kendini yetkin, becerikli ve sevilen bir kişi olarak hissetmesini sağlayacak şekilde destekleyebilirsiniz.

 

 

 

Kaynak: http://www.themotherco.com/2015/08/heartache-and-the-first-day-of-school/

Görsel: www.pixabay.com

 

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Rebecca Lapham kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Dulcie Fairchild kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Angeline Noskowski kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi