Yaşam

Peki ya ben?


Baby touching mother's hand
Baby touching mother’s hand

Doğumun ardından ilk birkaç ayki tek hedef: Bebeğe odaklanmak. Uzun bir duş, düzenli gidilen spor, eşinizle ilişkiniz. Hepsi geçmişte kalmış gibi geliyor.

Ancak nihayet uykusuzlukla geçen tünelin sonuna geldiğinizde, ışık parladığı an suçluluk duygusu başlıyor. Her ne kadar beyniniz bu süre zarında sadece bebeğe odaklanmış olsa da o duygu er ya da geç kapıyı çalıyor. Endişeler de peşinden geliyor.

Vücudum… Bir daha eskisi gibi olacak mı? Neden diğer anneler benden daha zayıf? Karnıma bak. Pazartesi başlıyorum dikkat etmeye. Tamam tamam, sonraki hafta pazartesi…

Eşim… Doktor 6 hafta ilişki yok dedi ama herhalde yanlış anladım, 6 ay demiş olabilir mi? Bir daha eskisi gibi olabilir miyiz? Geçmişe dönülüyor mu bu? Herkes aynı şeyi yaşıyor mu?

Kariyerim… Hayatım nasıl olacak? Biraz ara verirsem kariyerime kaldığım yerden ara verebilecek miyim? Kreş- bakıcı ücretleri çok mu? İşe dönmeye değer mi? Bugün tam da aklımdan geçen evden çıkmak ve işe gitmek. Bu beni kötü anne mi yapıyor?

Bu düşüncelerle nasıl başa çıkacaksınız?

Vücudunuz… Siz bir bebek doğurdunuz. Kendinize biraz zaman tanıyın. İlk aylar sadece bebeğe adanıyor. Dikkatli olun, zemin kaygan. Eğer her şeye eskisi gibi devam etmek isterseniz bu sizi tüketir. Spor salonuna gitmek imkansız olsa da DVD’ler ya da inernetteki videolar işinize yarayabilir. Bebek arabasıyla da yürüyüşe çıkabilirsiniz. Bebeğinizi sling ya da kanguru ile kendinize bağlayıp da hafif hareketler yapabilirsiniz. Ancak her şeyden önce kendinize karşı acımasız olmayın. Zaman tanıyın.

Eşiniz…  Evet, ilişkiniz yeni bir boyut kazandı. Önceliğiniz değişti. Bu ilk aylar aslında bir çift olarak takım çalışması ve sabır gerektirir. Eski ilişkinize dönmek zaman alır fakat döneceksiniz.

Kariyeriniz… En başından beri aklınızı kurcalayan “her şey bir arada olmaz” sözü… Artık sadece kendinizden sorumlu değilsiniz. Eski işinizin yeni hayatınıza nasıl uyduğuna bakıp karar vermek de zor çocuğun bakımı için bir başkasına güvenmek de. İşi geride bırakmak da zor, bebeği evde bırakmak da. Hepsi çok zor kararlar. Çünkü “bence” diyerek hareket edemiyorsunuz. Evde kalmayı tercih edip “bazen bir kavanozda sıkışıp kalmış gibi hissediyorum” diyen anneler de var, bakıcının evden gönderdiği fotoğraflarla o kavanoza girmek isteyen anneler de.

Her zaman şu an içinde bulunduğumuz anların kıymetini bilmek yerine sahip olmadığımız şeyi istiyoruz.

Bu düşünceleri nasıl değiştirebiliriz?

Bilin ki gayet yeterlisiniz, çünkü deniyorsunuz. Daha da önemlisi şunu unutmayın ki yalnız değilsiniz. Bilin bakalım nedir? Sosyal medyada görünen bazı anların aksine aslında herkes aynı şekilde mücadele ediyor, zorluk yaşıyor. Ve bunu beraber başaracağız.

Kontrolü kaybettiğinizi hissettiğiniz an, yaşadığınız suçluluk duygusundan kurtulmak için bir şeyler yapın. Sahip olduklarınıza şükredin, elinizdeki değerlerin, anların kıymetini bilin. Suçluluk duygusu ve endişeler bitene kadar bunu yapmaya devam edin.

Günün sonunda hepimiz “anneyiz.” Birbirimizi ne kadar az yargılarsak, birbirimize karşı ne kadar samimi olursak, destek gösterirsek bu kimlik krizini o kadar rahat aşarız.

 

 

 

Yazı ve görsel http://www.huffingtonpost.com/entry/how-to-cope-with-an-identity-crisis-after-motherhood_us_58b31f3ae4b02f3f81e44906?utm_hp_ref=motherhood adresinden alınmıştır.




Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

whisbear

Yalnız değilsiniz

  • Hakan Altıok profil resmi
  • Editör profil resmi
  • Mcagan Bayram profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi

Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...