Yaşam

Seni Duyuyorum

 

 

 

Hamilelik, doğum, emzirme, çocuk büyütmek ve bunun gibi birçok konu hayatımıza girdiğinde çoğumuz yalnız oluyoruz. Kalabalık ailelere üye olsak bile bazen ailemizdeki kişiler ile bu süreçleri paylaşmak daha doğrusu içtenlikle ve tüm açıklığı ile paylaşmak kolay olmuyor.

Bazen düşündüklerimiz öğretilenlere ya da toplumun doğru kabul ettiği yazısız kurallara ters olduğu için içimize kapanıyoruz. Bizim gibi aynı şeyleri yaşayan kişiler olduğunu bilmiyoruz. Her yerde birileri bu süreçleri pembe gözlüklerden, aydınlık çerçevelerden paylaştığı için bu sefer suçu kendimizde aramaya başlıyoruz. Emzirirken bir an önce bitsin diye içimizden dua ettiğimizi, hamileyken sevişmek istediğimizi, çocuklar evin içinde aynı anda bağırırken ve bir yandan sizin bir yerlerinizi çekiştirirken o an yalnız kalmak için sağ kolumuzdan vazgeçebileceğimizi düşündüğümüzü bırakın sesli söylemeyi, bunu düşündüğümüz için kendimize daha çok yükleniyoruz.

Bir şeyleri sesli konuşmaya başlamadan düzelmesini beklemek biraz hayalcilik. Bunun yanında pembe gözlüklüklü deneyimleri doğru sayarak ve o gözlüğün arkasındaki annenin de aslında birçok şey yaşadığını görmediğimizden daha çok susuyoruz. Biliyorum ki bilgi paylaşmaya hevesli bir toplumuz. Hatta paylaşmaktan öte verilen bilginin mutlaka uygulanmasına dair baskı yapmaktan bile çekinmiyoruz. Sokakta, parkta, markette kaç kere birileri yanaşıp siz talep etmeden sizin anneliğinize dair konuştu? Ya da hayatınızdaki herhangi biri en az bir kere yaptığınız bir hareketi eleştirdi mi? Madalyonun diğer tarafında siz bunu hiç birilerine yaparken kendinizi bulmadınız mı?

Ergenliğini, kadınlığını, cinsel hayatını, sağlık sorunlarını yüksek sesle konuşmakta zorlanan bir toplumun parçası olarak anneliğe dair hislerimizi, gel gitlerimizi konuşabilecek olmak zaten beklediğimiz bir şey olmuyor. Mahrem konusu her zaman kadına karşı işliyor. Toplumda aldığımız tüm rollerde mahrem konular ile sınanıyoruz. Burada inançlardan, inanç gereği yapılan şeylerden bahsetmiyorum. İki taraflı da hüküm vermek bana ya da başkasına düşmez.

Sadece sokakta rahatça emziremediği için kendini aylarca eve kapatmak zorunda kalan arkadaşlarımı biliyorum. Bebeklerini büyük örtüler altında kan ter içinde beslemeye çalışan kadınlar. Onlara belirlenen yerlerde çocuklarını besleyebileceklerine inanan anneler. Bunun yanında hamile olduğu için (hiçbir sağlık engeli olmamasına rağmen) 9 ay boyunca eşini öpmeye bile çekinen ya da herhangi bir şekilde cinsel isteğini ifade edemeyen kadınları tanıyorum. Bunların birçoğunu sen, ben, o, bu herkes yaşadı, yaşıyor…

Çağımız bilgi çağı diyoruz aslında ama bilgi ve teknoloji çağının iletişim araçlarını bile eski, kabuk tutmuş bilgileri paylaşmak için kullanıyoruz. Elimizin altında aletler gelişmiş durumda ama bizlerin bilgileri, öğretileri bir adım öne geçemiyor. Bilginin gelişmeyeni, güncel olmayanı bizi yerimize çakıyor. Hala hepimiz annelerimizin, hatta onlardan da önceki annelerin deneyimlerini yaşıyoruz. Elbette geçmişten bugüne önemini taşıyan ve hala geçerli olan bilgiler vardır ama bunun yanında bugün hiçbir geçerliliği olmayan yüzlerce deneyim ile sınanıyoruz.

İnternet doğru bilgiye ulaşmayı öğrendiğiniz andan itibaren bizler için önemli bir araç ama sorgulamadan uygulamaya yönelik bir yaklaşım bizi yanlışa sürüklüyor. Bu yazıyı okuduğunuz Uykusuz Anneler vb guruplar, anne baba sayfaları aslında sadece size ‘yalnız değilsiniz’ mesajını vermiyor. Bunun yanında bizler için sonsuz bir deniz olan internet ortamından doğru bilgileri süzüp sizlerle paylaşıyor. Paylaşılan her makale, doktor görüşü, fikir sizlerin sorularına fener tutmak için ama asıl ışığı yakacak olan her zaman sizsiniz.

Yaşadığınız ve size çıkmaz gibi gözüken her şeye karşı şunu aklınızdan çıkartmayın ‘şu an sizinle aynı ikileme, duyguya düşmüş yüzlerce kadın var’ Lütfen konuşun, ifade edin, araştırın, okuyun. Tek başınıza yaşayacak kadar güçlü olabilirsiniz ama güçlü olmak zorunda değilsiniz. Yeni yılı yaşadığımız şu günlerde bu yıla dair aldığınız kararlardan biri de bu olsun; Ben biri beni gerçekten duyana kadar konuşacağım ve birilerinin beni duyduğunu çok iyi biliyorum.

 

Görsel; www.istock.com

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • hakitsube1988 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • enkae1982 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • setsushin1982 kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi