Yaşam

Sürpriz Tüp Bebek Hikayesi

 

Birçok hamilelik sürprizli gelir. Ne kadar bunu planlasan, bu konuda kendini motive etmiş olsan bile hamile kaldığınız anı öğrenmek ve bunları başkaları ile paylaşmak sürpriz içerir. Tüp bebek anneleri için ise bu durum biraz farklıdır. Önceden hazırlanmaya başladığınız bu sürecin hiçbir sürprizi yoktur. Daha bebek sizde yumurta halinde olduğu andan itibaren süreci bilirsiniz. O yumurtalar için günlerce günde birkaç kez kendinize iğneler yaparsınız. Her yaptığınız iğne sizin için umut aşılar içinize. Böyle olduğunu düşününce tüp bebek anneleri biraz daha hazırlıklı olur. Bebeğe hazırdır, her anın farkındadır.

Peki sürpriz tüp bebek olmaz mı? İşte benim hikayem biraz böyle. Eşimle evliliğimizin 5. yılında ne kadar çevremizden ‘ee ne zaman’ soruları geliyor olsa bile hiç çocuk konuşmadık. Çevremizde gördüklerimizi çok seviyorduk ama hiç bize ait bir bebek olması fikri üstünde konuşmuyorduk.

Bir gün rutin kadın doğum kontrollerimi yaptırırken doktorum ‘yaşınız 32 şu an düşünmüyorsanız bile  eşiniz ve siz rutin tetkiklerinizi yaptırın. En azından kafanızda soru işareti kalmaz’ dedi.

Bu görüşmeden yaklaşık bir hafta sonra falan ikimiz de genel kontrol için doktora gittik. O zaman bile konuştuğumuz şey ‘bir gün çocuk sahibi olmak istersek’ gibi bugüne değil geleceğe dairdi. Hastaneleri bilirsiniz bir şey için girersiniz ama arka arkaya onlarca kontrol yazarlar. Sonuç olarak 4-5 saat hastanede vakit geçirmemize neden olacak kadar tahliller yapıldı. İkimizde rahatız. Sonuç görüşmesi için doktorun yanına girdiğimizde ise bizim için ilk sürpriz orada geldi. Bazı sonuçlara göre doğal yolla çocuk sahibi olmamız mümkün gözükmüyordu. Hatta aşılama bile zaman kaybı olabilirdi. Bu yüzden tüp bebeği düşünmemiz söylendi. O an yaşadığım hissi, duygusal git gelleri anlatmam çok zor. Sadece ‘bu ne şimdi’ dedim.

Hastaneden çıktık. Aramızda bir sessizlik. Şokun verdiği etki ile ne konuşacağını bilmeme hali. İnsan böyle bir durumda tek bir kişiye güvenemiyor. Hemen eskiden çalıştığım hastanede doktorluğuna çok güvendiğim birini aradım. Ertesi güne randevu aldım ve gittik. Sonuç aynıydı. Görüş aynıydı. Doktor ikimize dönüp ‘eğer tüp bebek yaparsanız çocuk sahibi olma ihtimaliniz çok yüksek. İsterseniz sürece başlayalım’ dedi. O anı çok iyi hatırlıyorum. Daha dün aralarında bir kez bile ‘çocuk sahibi olsak mı’ demeyen biz birbirimize bakıp, aynı anda ‘yapalım’ dedik.

O andan itibaren içine girdiğimiz süreç çok değişikti. Ne eşim ne ben kendi kendimize bile çocuk fikrini düşünmezken sanki yıllardır istiyor gibi bir ruh haline büründük. Elimizde torbalarca ilaç ile eve döndük. Ve işte o an dedim ki; Çocuklar öyle ruhlara sahip ki ne zaman geleceklerine kendileri karar veriyorlar. İstediğiniz kadar plan, program yapın ya da bizim gibi hiç aklınızda olmasın eğer bir ruh dünyaya gelmeye karar veriyorsa o oluyor.

Bu aşamadan sonra tüp bebek yöntemi ile hamile kalmış tüm kadınların bildiği zorlu ama bir o kadarda kadını, erkeği, ilişkiyi güçlendiren o süreç yaşandı. İlaçlar, iğneler, hormonlar, yumurta toplama ve dahası. İlk doktora gittiğimiz günden sadece 5 hafta sonra kızımın içimde tutunduğu haberini aldık. Hastane hemşiresinin boynuna nasıl atladığımı, ağladığımı dün gibi hatırlıyorum. Evet benim kızım plansız bir tüp bebek. Bizi sadece hamilelikte değil daha öncesinden anne baba olmaya hazırladı. O bu yüzden bizim için hayattaki en büyük sürpriz.

Şimdi ise buradan anne olmak isteyen ama sağlık sorunları nedeni ile bu şekilde hamile kalmayı deneyen kadınlara bir şey söylemek istiyorum. Yaşadığınız süreci çok iyi biliyorum. Her gece uykuya bu düşünce ile daldığınızı, sabah aynı düşünce ile uyandığınızı biliyorum. Kendinize iğne yapmanın, saatli ilaç içmenin, enjeksiyon sonrası hareketsiz burnunu bile kaşımadan saatlerce yatmanın ne demek olduğunu biliyorum. Lütfen defalarca denemiş ve sonuç alamamış olsanız bile bu süreci ‘başarısızlık’ olarak tanımlamayın. Ya da hamile kaldığınızda bunu bir ‘başarı’ olarak tanımlamayın. Bizler dünyaya gelmesi gereken ruhlar için aracıyız bu süreçte. Bu sizin bedeninizin başarı ya da başarısızlığı değil. Bu süreçte kendinize, eşinize ve doktorunuza güvenmek dışında bir şey yapmayın. Sizi sayı, skor, başarı birimi olarak gören merkezlerden uzak durun. Size insan olarak yaklaşan doktora ulaşın. Lütfen çekinmeden konuşun. Biliyorum söylemek zor geliyor çoğu zaman ama ifade edin. Yaşadıklarınızı anlatmadan sizinle empati yapılması çok zor. Odağınızı bedeninize yöneltin test sonuçlarına değil. Psikolojik olarak güçlü olmanın tek yolu ise içinizde tutmadan bu konuda konuşabilmek. Bu sürecin %30 u fizyolojik kalanı psikolojik demişti doktorum. ‘Sen buraya yüksek stresle gelmediğin için ilk denemede olmuş olma ihtimali çok yüksek’ demişti. Lütfen yaşadıklarınızı sesli söyleyin.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Paurebub kullanıcısının profil fotoğrafı
  • JoshuaNug kullanıcısının profil fotoğrafı
  • kbnmsvvrm kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi