Anne Yazıları Uyku eğitimi denemeleri Uyumayan çocuklar

Uyumayı Öğrendik (mi)


Bu yazıyı yazabilmek için yaklaşık 3 hafta bekledim, eh 3 hafta kimine kısa gelebilir ama benim için ortalama bir süre. Ne için mi ? Oğlum ve uyku sorunsalı için.
Her şeyi denedim. Daha önceki yazılarımda kah dert yandım, kah kendimi sorguladım, kah umutlandım, kah popo üstüne sert düşüş yapıp gene başa döndüm. Olsun hepsinin bir anlamı var benim için nihai kararımı vermeme yardım etti bu deneme yanılmalar. Şimdi böyle vicdanım rahat, onu bunu denemeden bodoslama dalmadım en azından.
Oğlum şunları yaptı:

  • Minicik bebekken bile kendi yatağına koydum reddetmeden kabullendi.
  • 0,5 ay meme emdi.
  • Sallanarak, pışpışlanarak ve fön makinası eşliğinde uyumayı tercih etti.
  • Bizim yatağımızda , bizimle uyumayı reddetti.
  • Dönence, müzik, ninni vs gibi melodik desteklerle uyumadığını açıkça belirtti.
  • Gece maması, biberon, emzik, parmak emme gibi gece saatlerinde bana ve dolayısı ile kendine yardımcı tüm aksesuarlara yüz vermedi.
  • Uykuya gidişlerde % 80 anne, sonra belki birazcık baba, gündüz uykularında ise Güldoş’u tercih etti.
  • Son 2 ayda anne saçını çekiştirerek, hatta yolarak , omuzlarımı da dişleri ile kemirerek uykuya dalmayı adet edindi.
  • Yaklaşık 10 kilo olarak annesinin beline ve sırtına hatırı sayılır bir iz bıraktı.
  • Park yatak, hamak, salıncak, hatta oto koltuğunu kısmen kullandı çoğunlukla onlarda da anneyi yarı yolda bıraktı.
  • Geceleri sık uyandığında bu çocuk aç meme ver, mama ver diyen eş dost akrabayı 2 gecede yalancı çıkardı, bir gece yediyse 2. gece yemedi.

Sonunda o oldu, bu oldu anne artık kendi çözümleri ve sebep-sonuç ilişkilerinde ileri sürdüğü şeylerden emin olmadığını, dahası kendi yöntemlerinin işe yaramadığını kabullendi. Ne yaptı?
Önceleri pek çok anne gibi ben de Tracy Hogg, Ferber, Elizabeth Pantley methodlarını okumuştum. Hatta bunlar hakkındaki görüşlerimi de kısaca yazmıştım. Fakat sonra birşey dank etti kafama, neden bunların herhangi birine sadık kalmak gerekiyordu ki? Benim çocuğum “bebekler bunu yapar” kurallarının yüzde kaçına sadık kaldı ki ben de standarta uygun davranayım? Temel olarak ilk kabullendiğim şey sallanarak veya fön ile uyuyan bebeğimin uykudaki hafif uyku/derin uyku geçişlerinde uyandığı zaman kendi kendine dalamadığı ve bunun için beni çağırdığı idi. Bunu ister diş çıkardığı için ister uyandığı için ister susadığı için yapsın farketmezdi, sorun devam edemeyişi idi. Burada anlaştık. O halde kendi kendine uyumayı, yatakta uyanık iken uykuya direnmeyip dalmayı öğrenmesi lazımdı.
Çok karşı değildim ama özetindeki ağlama fikrinden haz etmediğim için Ferber methodu bana hep uzak geldi, sürekli kafamda ağlayan ve benim onu terk ettiğimi düşünebilecek bebeğim vardı. Ya öyle ise? Ya hakikaten bunun bir süre uygulanacak bir yöntem olduğunu değil de sürekli arıza bırakacak bir yanılma olduğunu düşünürse? Ama dünyanın bin türlü hali var ben yokken insanlar onu uyutamıyorsa, gündüz uykularında anneanne veya babaannede iken bir türlü uyumuyor, ben onu teslim aldığımda göz altları morarmış bir şekilde kucağıma geliyorsa bu da iyi bir durum değildi hani kabul etmek lazımdı.

Her şey bir gece benim omuzumu çok feci ısırması ve ortalama 15-20 gün boyunca saçlarımdan öbek öbek saç dökülmesi yaşamamdan sonra gelişti. O akşam Ahmet iş için Ankara’da kalacaktı, ben evde yanlızdım. Madem her türlü uykuya giderken zorluyor, tam dalmadan yatağına koyarsam veya gece kalktığında avaz avaz ağlıyor, biraz ağlayalım bakalım ne kadar etki edecek diye giriştim bu işe. Daha önce 9,5 aylıkken de denemiş çok negatif bir sonuç almıştım. Ama o zaman teknik bir hatam vardı odaya çok sık girip çıkmıştım bunu kabul ediyorum. Bu sefer daha bilinçli olmaya gayret ettim.

Ferber’e göre ilk başlangıçta 2-4-6-8-12-16-20 gibi veya 5-5-10-10-15-15-20 dakika uzayan aralıklarla odasına girmek çıkmak, onu sakinleştirmek, her defasında aynı mesajı vermek, odada 1 dakikadan fazla kalmamak, bebeği kucağa almadan, fazla göz ve ten teması yapmadan sisteme devam etmek gerekiyor. Tracy Hogg’a göre ise yatır kaldır uygulanabilir, gecede 80 kere yapmak da gerekse hiç istifi bozmadan gitmeli. Bunların ikisinin karışımı yapabilmek ise anne babaya kalmış. İşe yarar mı yarayabilir ama süreci uzatmak gibi negatif bir etkisi de var. Ben oğluma göre olanı yapmayı seçtim. Kriter olarak ise ağlama volümünü esas aldım. Neticede benim de bir kalbim var, kulağım zaten onda, ne derece dayanabileceğimi de hesaba katmak lazım.

İlk gün çok zor oldu. Uzunca ağlayabileceğine kendimi hazırlamıştım. Yaklaşık 1 saat ağladı. Mızıldanma demek hafife almak olur ama sonra sızdı. Birçok anne bunu acımasız bulduğundan sonunda içini çekti, pes etti yavrucak , çaresiz kabullendi diye çevirecektir. Olsun varsın öyle olsun.

2. gün sabah uykusunda 15 dakika ağladı, 40 dakika uyudu. Öğleden sonra uykusunda 40 dakika ağladı uyumadı, aldım. Akşam uykusunda 10 dakika ağladı, uyudu. Gece uykusunda saat 3’te uyandı. Teknik bir hata yaptım, eskisi gibi uyutmaya gece vakti ses, gürültü olmasın diye devam edeyim dedim. Hayret eskisi gibi uyumayı sever ve hemen dalar sandım, 1 saat uğraştım uyumadı. Yatağa koydum 40 dakika kadar ağladı ve uyudu.

3.gün ( en zorlu gün buydu ) Sanırım sen benim mesajımı iyi anlamadın anneeee görürsün bugün ifadesi suratından bile belliydi. Sabah uykusunda 40 dakika söylendi ( ağlama ama daha çok mızıldanma karışımı ) 30 dakika uyudu. Öğleden sonra uykusunda 1 saat mızıldandı, Uyumadı.Akşam uykusunda omuzumda uyuyakaldı , yatağa koydum uyumaya devam etti. ama gece 4 defa uyandı, her birinde ortalama 30 dakika ağladı. Uyudu.

4. gün benim direncim zayıflamaya başladı. Uyku danışmanı Aysun Hanım’ı aradım. Böyle deyince de kadıncağızın title ı buymuş gibi oluyor. Hayır kendisi eski bir bebek hemşiresi, sonra Psikoloji okuyor ve şimdi de Psikoloji masterını tez yazma aşamasında devam ediyor. Kendisi bir psikolog ve daha çok bebeklerin uyku bozuklukları üzerine çalışıyor. Farklı kurumsal firmalara da destek veriyor ve bizim gibi uykusuzluktan şikayet eden ailelere yardımcı olabilmek için canla başla uğraşıyor. Gecenin 12 sine dek aranabilir olması, her aradığınızda bıkmadan usanmadan dakikalarca sizi dinlemesi, konuşması takdire şayan gerçekten. Aysun Hanım’a yaptıklarımı ve hatalı olabilecek uygulamalarımı anlattım. Bugüne dek 2 teknik hatam olduğunu söyledi. Birinci hata; ben oğluma eşlik etsin diye dönenceyi açık bırakıyordum. Belki dalıyordu ama müzik yüksek volümlü olduğundan bir süre sonra bu sese uyanıyordu. veya ben odaya onu kapatmak için girdiğimde benim sesime. Sonra bu da bir başka negatif uyku alışkanlığına dönüşecekti. Dönenceyi kapadım. 4. günden itibaren dönence yataktan kalktı.
 İkinci hata; bebeğimi uykuya hazırlarken uyku rutini ve hazrılık aşamsında eksiklerim olduğunu söyledi. Sen daha çok bebeğine hadi biran evvel uyu da bitsin bu iş mesajı veriyor gibisin dedi. Haklııı, o kadar bitkin ve enerjisi düşük oluyordum ki aynen bööle demişimdir, doğrudur. Sıra ile yaptıklarımın üstünden geçtik, mesajlarımın doğru, kısa ve anlaşılır olmasına gayret ettim. Ayrı sıra, aynı ifade ve sakinlikle yapmamı önerdi. Benim vereceğim tensel, mimiksel, ses tonu sinyallerinin bile onun için ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Ben de dersime dair notlar aldım, hatta bu sıralamayı neyi nerde yapacağımı o panikle unutmayayım diye post it yaptım dolap kapağına yapıştırdım, arada göz atıyordum..

5. güne hazırlıklı girmiştim ( sen öyle san ! ) ne sabah uykusunda ne öğleden sonra uykusunda 40 ar dakika ağlamaya rağmen uyumadı. Artık akşam uykusunda düşer diye beklerken düştü, ama süppriizzzzz 30 dakika sonra uyandı. Tekrar yatırdım, yorgunluktan hemen düşüyor yatıyor ama 1 saat sonra gene kalkıyordu. Uykusuzluk ve direnme onda günler sonra enerji dalgalanmaları yaratır olmuştu. Gece tam 8 kere uyandı. Bu sefer uyanmalarında duyduğum ses kesinlikle ağlama değil, mızıldanma idi, genelde 5-10 dakika içinde tekrar uyuyordu. Bu gece odasına sadece 1 defa ağlama olunca girdim. Mızıldanmalarına girmedim.
Ertesi sabah Aysun Hanım’ı aradığımda hakikaten geri dönüşün eşiğinde idim, ve neredeyse isterik bir şekilde kadıncağıza:  ¨Hani bu iş günler geçtikçe inişe geçiyor ve ağlamalar azalıyordu?¨ dedim. Bebeğim 5 gündür öğleden sonra uykularını pas geçiyor ve akşamları da sık uyanmaları devam ediyordu. Beni dinledi ve şimdi özetini şöyle yazacağım uzuzzuuuunnn bir konuşma yaptı.
” Sen eğer bu işe 3 günde 6 günde bitecek bir hesap muamelesi yaparsan, 7 günün sonunda kesin bırakırım dersen, kafana göre girdi çıktı yaparsan, bir kucağına alıp bir öper bir bırakırsan, zaten bebekte görmeyi planladığın gelişimi göremeyebilirsin, ne sen ne ben mutlaka % 100 başarılı olacağız diye bir şey yok. Bebeğinin verdiği mesajı doğru değerlendirebiliyorsan, eğer ağlamasının kendine zarar verecek boyutta değil de yataktan çıkmak için ağladığını düşünüyorsan devam et. Ama kendi iç huzurun bozulacak ise ve bebeğinle arandaki güven ilişkisinin koptuğunu ona kendi hislerin, yaydığın negatif enerji ve sıkıntılı tavırlar ile hissettireceksen burda bırakalım ” dedi.. aynen böyle dedi ve bende bir farkındalık yarattı. Haklıydı. Ben, Doruk’a ‘hadi annecim biran evvel bitsin şu method zımbırtısı, uyumayı öğren, ağlamalar bitsin, ağrıyan başım ve benim de göz yaşım sona ersin, herkes uyusun, hadi hadi’ modunda yaklaşıyordum. Olur mu ? Olabilir mi sizce ? Ayrıca bu işe başlarken bodoslama dalmıştım, bir anda yapacağım elimdeki son denenmemiş yol bu deyip doğru dürüst yardım almadan, kendimi ve ev ahalisini hazırlamadan girişmiştim. Tek kozum kararlılığım oldu ve de Ahmet’in ne kararı alırsan al seni destekleyeceğim sözü ve tavrı idi. İyi ki öyle yapmış. Bana çok destek oldu gerçekten.

6.gün sabah uykusunda 10 dakika ağladı. Ben uykuya hazırlık evresini akşam seansı gibi güzelce yaptım, yatırdım çıktım. Hiç girmedim içeri 10 dak sonra uyumuştu ve 50 dakika uyudu.( en uzun sabah uykusu ilk 6 gün içinde). Öğleden sonra 40 dakika ağladı, uyumadı aldım. Uyku döneminde 40 dakia -1 saat direniyor ise yataktan almamı ve o seansı bu şekilde pas geçirdiğimi ifade etmemi söylemişti sevgili Aysun. Akşam uykusunda 3 dakika ağladı ve uyudu. Gece sadece 1 kere kalktı. 1 defa odasına girdim, aynı rutini izledim, ama kucağıma alıp salladım içimden geldği için , gözleri kapanmadan evvel yatağına geri bıraktım, 5 dakika mızızldandı gene, sonra uyumuştu.

7.gün sabah uykusunda 8 dakika ağladı, 1 saat uyudu. Öğlen uykusunda slingde dışarıda gezerken uyudu , 35 dakika kadar. Eve gelince tekrar yatırmadımi yeterli geldi bana. Akşam uykusunda 5 dakika ağladı uyudu. Gece 1 defa kalktı 3 dakika mızıldandı, odasına hiç gitmedim, kendi kendine uyudu.

8. gün ; Sabah 5 dakika ağladı, 50 dakika uyudu. Öğleden sonra otomobilde 40 dakika uyudu. evde yatırmadım. Akşam 5 dakika ağladı uyudu, gece HİÇ KALKMADI .Tatataaaaaaaaa

9. gün ; Sabah 5 dakika ağladı, 100 dakia ( 1,5 saatten fazla ! ) uyudu. Öğleden sonra yatırdım, 15 dakika sonra uyudu, 1 saat uyumuş oldu. Akşam uykusunda 10 dakikada uyudu, gece 2 defa kalktı. Kendi kendine 5 dakika mızıldandı uyudu. Odasına hiç girmeden kapı önünde dinledim sadece .

10. gün ; Sabah 10 dakika mızıldandı, 1 saat uyudu. Öğleden sonra 25 dakika arabada uyukladı. evde yatırmadım. Akşam 10 dakikada uyudu, gece 1 defa kalktı, 15 dakika mızıldanıp- ağlayınca odasına girdim, kucağıma da aldım, hafifçe de salladım, su içirdim, yatırdım 5 dakika ağladı ama kendi uyudu.


11. günden sonrasında ise sabah uykularında 5-10 dakika söylenerek kendi uyur ve ortalama 1,5-2 saat uyur hale geldi, öğleden sonralarımız hala sorunlu zira yatmayı sevmiyor, arabada veya slingde dolanırken uyuduğu ortalama 30-40 dakikaları kestirme kabul ediyor ve fazla zorlamıyorum. Böylece akşam uykularına saat 19.30-20.00 arası yatar hale geldi. Eskiden 21.00-21.30 gibi yatardık. Gece uyanmalarına gelince seyrek de olsa bazen hiç kalkmadığı olabiliyor ama genelde 1 bazen 2 kez uyanıyor. Biz bunu rüya gibi kabul ediyor ve gecede 2 kalkışlarına tüm gece uyudu diyoruz.

Neticede 5-6 saat kesintisiz uyuyoruz daha ne olsun. Biraz daha büyüdüğünde hiç uyanmaz hale gelebilir diye düşünüyorum neticede yürüme- koşma dönemlerimiz geliyor, gün içinde fiziksel olarak çok yoruluyor gözlemleyebiliyorum.

Bu süre zarfında  methodlara bağlı kalacağım diye kendimi kasmadım. Oğlumun uykuya sabah kalkışından kaç saat sonra yattığını biliyordum, zamanı gelince uyguladım. Sonra uyuma sürelerini biliyordum. Uyanıp ağlamaya başlayınca yatakta bırakmadım, aldım , onu üzmedim. Uykuya yatma çabamı es geçtiğinde mesela 40 dakika ağladığı öğleden sonralarında onu aldım ama akşam uykusuna 2 saat erken yatırmadım, hep aynı zaman dilimini bekledim.

Dönenceyi kaldırdım ama yatağının içinde 10 dakika çalan ve sonra kapanan bir müzik aletini bıraktım. Her uykuya yatırdığımda onu açtım, sonra kapama derdim olmadığından iyi oldu. Mesajı hep aldı, bu çalınca uyku zamanı demek, dikkat ettim onun susmasından kısa bir süre sonra hep uyuyor hale geldi. Sonra gece uyanmalarında 5 dakika 15 dakika falan saymadım. Çok şiddetli ağlamalarının dakikasını saydım. eğer şiddetli ağlama 20 dakikayı geçer ise odasına girdim. Mızıldanmaların hiç birine girmedim, kaç dakika sürerse sürsün. Gerekirse ( iç sesim öyle derse ) şiddetli ağlamalarda bazen 5 dakikada bir bazen 20 dakikada bir girdim. Ona şu kadar dakika ağlarsam geliyor, bu kadar direnirsen beni alıyor hesaplaması yaptırmak istemedim. Bazen yoğun ağladı gitmedim, bazen az ağladı gitim, kucağıma da aldım, öptüm de, hatta eski usul salladım da, ama hep uyanıkken yatağa bıraktım. İlk günden sonra bir daha asla fön makinesi kullanmadım. O alet çıktı rutinimizden çok sevinçliyim, hoşçakal vefakar eski dost.

Gece kalkışlarımız için onu veya kendimi suçlamayı bıraktım. Sabahları onun kalkışını mutlulukla karşılayabiliyorum.Onda herhangi bir negatif psikoloji bıraktığımı hiç sanmıyorum, dahası böyle bir şeyi kendimi cezalandırmaya hazırolda beklerken bile iyice didikledim  ama göremedim. Hala en sevdiği benim, beni görünce attığı çığlıklardan , saçlarımı yüzümü yalamasından ve öpmeye çalışmasından anlayabiliyorum.

Değişimler olmaz mı, elbette olur, tatil bayram seyran zamanlarında. Anneanne veya babaanne ile geçirdiği günler/gecelerde. Hastalık zamanında. Olur olacaktır da ama gene üç beş gün eski rutine sadık kalarak kısa sürede geçiş dönemlerini atlatacağımızı sanıyorum. en azından şimdi biliyorum, acaba larla dolanmıyorum etrafta.

Biz bir ekip çalışması yaptık, ne mutlu uyuyabilene.

Sena Dinlenç Baran

http://www.dorikus.com/ufaklik-buyurken/uyumayi-ogrendik-mi/




Yorumlar

  1. meral akpınar tunç

    merhaba kızım 17 aylık ilk 8 ay kendi yatagında uyudu ama sık aralıklarla uyanarak sonra diş cıkmaya basladı ve iyice bize alıştı emiyorda artık ayırmayı ve kesintisiz uyumasını istiyorum önce memeden mi kesmeliyim cunku gene sık sık uyanıp emmek isteyecek fakat 2 yasına kadar emzirmekte istiyorum ksfsm ck karısık yardım edin lütfen

  2. hanife bulut

    benim 2 yaşında kızım var 1 ay önce sütten kestim ne gece ne gündüz uyumuyo uyusada 1 saat 40dk gibi sürede yine kalkıyo yatağa koyduğumda çok aglıyo babaannesini çagırıyo oda dayanamıp alıyo agıdı bitiyo geri yatırnca yine ağlamaya başlıyo napacagımı bilmiyorum 1 saat bekledim birgün ama yine susmadı hastalanır diye korkuyorm napmam lazım bilmiyorum benim hatam çok sinirlenmek ve bazen söylemesi zor çok üzülüyorum sonradan ama vurmak sinirlerim bozuluyor çünkü çok sinirli yapım var bağırıyorum sabrım bitiyo sanki bir anda 5 dak sonra çok pişman olluyorum ama yine uyumuyo tabi napabilirm sizce

Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Aysun Karakaya profil resmi
  • B.bade atar profil resmi
  • Elif Bozkurt profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...