Anne Ruh Sağlığı Beraber Uyuma Beraber yatmak Çözüm yolları Eşit Ebeveynlik Uyku eğitimi denemeleri

Artık “Uykusuz Anne” Değilim!

Evet yaklaşık 3,5-4 senedir “Uykusuz Anne” değilim. Çocuklarım büyüdü ve deliksiz, kendi başlarına uyudukları yaşlara geldiler. 2011’de ilk bebeğimin 1,5 yaş civarında diş çıkardığı uykusuz gecelerde uykusuzluktan kurduğum bu kulübün, uykusuna kavuşmuş, deneyimli bir annesi olarak geriye dönüp baktığımda acemilik, kaygı, toplumsal baskılar ve internetteki bilgi bombardımanı ile şaşkın ve ne yapacağını bilemeyen hallerime gidip kendime sarılmak isterdim ve derdim ki; “geçecek, geçiyor ve sen gayet de iyi bir annesin”. 

Eğer bir zaman makinesi olsaydı, o zamanki anne halimin yanına gidip, şimdiye kadar deneye yanıla öğrendiklerimi anlatmak isterdim. Bunu yapamam ama belki benim gibi hisseden başka yeni annelere, kendime anlatmak istediklerimi anlatabilirim. 

Başlıyorum 🙂

Benim ebeveynlik konusunda en çok zorlandığım, en büyük konum hep uyku oldu. Biliyorum ki bu zorlukta yalnız değilim. Her iki çocuğuma da uyku eğitimi vermeyi seçmedim. İlk bebeğimle, doğduğu andan itibaren benim yatağımda beraber yattım. Başlarda sık sık uyanıp, emzirmek, tekrar uykuya geçmesini sağlamak için çok pratik bir çözümdü beraber yatmak. Okuduğum yazılar, makaleler kafa karışıklığımı hep arttırdı. Bir yandan beraber yatmanın “güvenli bağlanma” için ne kadar da sağlıklı olduğunu anlatan bilgiler vardı, bir yandan da zamanı geldiğinde kendi yatağında uyumasının, onun gelişimi için gerekli olduğunu söyleyen bilgiler…Ben ise başta onun için iyi olduğunu düşündüğüm  beraber yatmanın bir noktadan sonra aslında onun ihtiyacına değil benim ihtiyacıma hizmet ettiğini fark edemedim. Evet benim ihtiyacıma hizmet ediyordu, ben olmadan uyuyamazdı, ona benden başka kimse iyi bakamazdı, hayatındaki tek ve en önemli kişi bendim. Benim ihtiyacım “iyi bir anne” olabilmekti, bunun için de kendimi feda etmem gerektiğini sanıyordum. 

Uykusuzluk kendinizi feda ettiğinizi kanıtlamanın en sert ve yalnız yolu…

Bedeninizin yavaş yavaş tükendiği, gündüzlerinizin hayalet gibi geçtiği, yine de bakım verme işini aksatmamak için hayalet olarak yaşamaya devam etmeyi normal sandığınız bir dönem. Her gün annemle konuşmalarımızı hatırlıyorum; bu gece bilmem kaç kez kalktı, bilmem kaç saat uyutmaya çalıştım, bu kadar erken uyandı, şu kadar uykusuzum, bu kadar yorgunum….vah vah, tüh tüh…Ama bu işte bir anormallik yoktu, çünkü anne olmak demek zaten buydu.

Ne büyük yanılmışım…Kendimi feda etmeden de yeterince iyi bir anne olabileceğimi bilememişim. İkinci bebeğim olana kadar ilki ile beraber uyuma konusunu halledemedim. Kardeş gelince işler daha da sarpa sardı. İkisi ile birlikte uyumak benim hayatımı sanki kolaylaştırıyor gibi gözükmekle birlikte daha da zorlaştırdı. Neyse ki ikincinin kolik sıkıntılarının azalması ile birlikte sanıyorum 5 aylık civarında kendi yatağına alıştırmayı akıl edebildim. Yumuşak bir geçişle ve de emzik desteğiyle kendi yatağında uyuyan bir bebek oldu. Ama büyük hep benimle yatmaya devam etmek istedi. O istedikçe ve küçük de bilinçlendikçe, benim neyim eksik demeye başladı. Ve ben bir türlü bunu değiştirecek gücü ve istikrarı kendimde bulamadım. Sebebini bilmiyorum, belki derin bir iç çalışma yapsam ardında benimle ilgili bir çocukluk travması bile çıkabilir. Tek bildiğim, yapamadığım…Ve bir gün babalarının konuya dahil olması ile ben uykudan çekildim. Uyku zamanı babalarının sorumluluğuna geçti. Bu konuda kural koyup uygulayabilen bir ebeveyn olunca, çocukların bir kaç gün içinde kendi yataklarında sabaha kadar uyuyabildiklerini gördük. Uyku konusu benim kendi başıma çözemediğim bir konu olarak ebeveynlik yolculuğumda yerini aldı.

Belki de Uykusuz Anneler Kulübü kurmamın, “yalnız değiliz” dememin bir sebebi de bu konuyu hiçbir zaman tek başıma halledecek gücü hissetmememdi.

Belki de çocuklarla ilgili her şeyi sadece benim yapabileceğim, benim yetebileceğim inancımı bana yıktırmak içindi.

Belki de kendimi ne kadar feda edersem değil, kendimi ne kadar gözeterek ebeveynlik yaparsam anneliğimi sevebileceğimi anlamam içindi. 

Dönüp baktığımda o ilk aylardaki kendime söylemek istediğim bence en önemli şey şu; uykusuzluk kaderin değil ve fedakarlık bir annelik ölçütü değil. Ebeveynlik seçimlerini ve kararlarını kendini gözeterek ve fedakarlığı minimize ederek de yapabilirsin…

Beraber yatmanın aynı yatakta yatmak dışında çözümleri de olabilir, (bakınız; https://www.chicco.com.tr/chicco-urunleri/uyku-zamani-anne-yani-besikler/anne-yani-besikler.html?utm_source=uykusuzanneler&utm_campaign=artikuykusuzannedegilim&utm_content=2403202).

Ve bu çözümler bebeğinin seninle yatmaya ihtiyacın olan zamanda senin hayatını kolaylaştırırken, artık kendi başına uyuyabileceği zaman da güvenli bir şekilde ayrışmanıza da destek olabilir. Her şeyi kendinden beklemek önce sana, sonra çocuklarına ve babalarına da haksızlık. Babaları da en az senin kadar iyi bir ebeveyn ve bunu deneyimlemesi için senin “fazla anneliğini” yavaşça yere bırakman gerekiyor. Her sorunun cevabı, her konunun sorumlusu, her şeyden sorumlu ebeveyn sen olmak zorunda değilsin.

Biraz sal şu anneliği, biraz babalık talep et, biraz babaya havale et, biraz kendini hatırla, sen kimdin?

Sen neleri severdin, anne olmak dışında nasıl biriydin, neye gülerdin, neye ağlardın, neyle coşardın, neyle canlılık hissederdin?

Sahi sen kimdin?

Bu satırları şu an kendini annelik kimliği içinde hatırlayamayan, uykusuzluktan beyin fonksiyonlarının tam çalışmadığını düşünen, kahvesini uzun zamandır sıcak içemeyen, duş alabildiği günlere şükreden tüm kadınlara yazıyorum.

Yalnız değilsiniz.

Geçecek.

Ve fakat geçerken kendinizi gözetmenizi hatırlamanız için eski bir uykusuz annenin sizi size hatırlatma çağrısı bu. İnsan uykusuzken bazı şeyleri fark edemiyor, bazı şeylere gücü olmuyor. Tam o yalnızlık ve çaresizlik hisleri içindeyken, belki de istediği desteği arayıp bulamıyorken, kendini hatırlamak hiç kolay değil. Biliyorum…Yine de size, sizi hatırlatmak istiyorum. Biliyorum, kendimi unuttuğum zamanlarda kimsenin beni hatırlayamadığını biliyorum. O yüzden önce benim beni hatırlamam gerek, bunu şimdi anlıyorum…

* Bu yazı #chiccodesteğiyle hazırlanmıştır. Chicco Next 2 Me anne yanı beşik hakkında daha fazla bilgiye “İlk Aylarda Bebeğim Yanımda” yazımızdan ulaşabilirsiniz. #bebeğimyanımda 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Alberto Baldwinson kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Ramonita Bussau kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Norberto Schmitt kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi