Çocuk gelişimi Yaşam

Çocuklarla doğru iletişim

16 subat

Anne babalar çocuklarının uygun/uygunsuz davranışları öğrenmeleri, fark etmeleri için çok çalışırlar. Neye izinleri olup olmadığını anlamaları için de. Hangi kelimeleri kullanmaları gerekiyor, söyledikleri insanları nasıl etkiler… Hepimizin amacı bunları çocuklarımıza gösterebilmek.  Bunun için ne kadar uğraşırsak, rol model olduğumuz için davranışlarımıza ne kadar dikkat edersek, o kadar başarılı oluruz.

Konuşmadan önce durmak, düşünmek, ne diyeceğimizi toparlamak, söylediklerimizin onu nasıl etkileyeceğini tahmin etmeye çalışmak… Bu gerçekten büyük iş. Duygularını incitmeden düzeltme biçimimiz ilişkimize yön verebilir. İktidar savaşı mı yaşanacak yoksa güzel bir iletişim mi olacak?

Dünya sizin etrafınızda dönmüyor.

Anne babalar genellikle hayal kırıklıklarını abartırlar. Bunu yaparken amaçları da çocuklarının onların tavsiyelerini daha çok dinlemesidir. Bu sırada aslında sorumlu hissetmeleri yerine, kendileri hakkında korkunç düşünmelerine neden oluyoruz. Ardından da neden bu kadar reaktif, direnen bir çocuk olduğunu, diğer aile bireylerini önemsemediğini düşünüyoruz.

Sınırları belirlerken, onun hatalarını düzeltirken, iletişim kurarken, yaptıklarını hakkında konuşurken – bir çeşit geri bildirim – kendi hakkında nasıl hissettirdiğimiz çok önemli. Örneğin, ebeveyn “saygısızlık”la suçlarsa, duyguları çok incinir…

Davranışları ve bunların altında yatan ihtiyaçları anlamaya çalışın.

Çocuklarımdan birisi bir talebe tepki gösteriyorsa, “şunu getirir misin” veya “bilgisayarı kapatmanın zamanı geldi” dediğimde mızmızlanarak cevap veriyorsa, tepkisini okumaya çalışırım ve sorarım: Sana bunu söyleme şeklimi beğenmedin mi? Soruyorum çünkü gerçekten nasıl hissettikleri benim için önemli. Anlaşarak beraber ilerlememiz (takım çalışması diyebiliriz) en doğrusu. Bazen sesimin tonundan onlardan rahatsız olduğum hissine kapılıyorlar. Eleştiri dolu cümleler kurmadan “ben … hissediyorum” şeklinde açıklama yapıyorum, nasıl hissettiğimi anlatıyorum.  Yanlış anlamamaları için neden gergin hissettiğimi, altında başka nedenlerin olduğunu, bu nedenle ses tonumun rahatsız edici olduğunu açıklayabilirim.

Tepkilerinin nedenini anlamaya çalışırken çocuğum bana “hayır anne, söylediğin şeyle ilgisi yok, sadece gerginim” diyebilir, “zor bir gün geçirdim o yüzden gerginim” diye anlatabilir. Bana verdiği tepki söylediğim şeyle, koyduğum sınırla alakalı olmayabilir. Kuracağım empati onları iyi hissettirip ihtiyaçlarını gidermelerine yardımcı olabilir.

Geri bildirim vermek, düzeltmek ve sınırları olabildiğince saygılı bir şekilde çizmek, çocukları dinlemeye, düşünmeye, yaptıklarından başkalarının nasıl etkilendiğini düşünmeye, bir şey söylerken karşısındakinin ne hissedeceğini anlamaya çalışmaya davet eder. Yaptıklarını suçlayarak anlatmak, bir işe yaramaz. Hatta tam tersine neden olur. Bazen ebeveynler “yaptıklarından utanmalısın” cümlesini kurarlar. Bu onların utanmalarına neden olur.

Nitekim, çocuklar doğal olarak ebeveynlerinin duygusal tepkilerinden öğrenirler. Ebeveynlerini çok seviyor, ilgileniyorlar ve yaptıkları bir şey sonucu onların üzgün, rahatsız olmuş hissetmeleri, hayal kırıklığı yaşamalarından çok etkileniyorlar. Çocuğumuzun duygularına karşı gerçekten hassas davranarak, sınırları ifade ettiğimiz, bir şey istediğimiz zamanlarda ruh halimiz ve vücut dilimizdeki en ufak bir değişikliği fark ettiklerini görürüz.

Ders vermek umuduyla duygularımızı abartarak anlatmak yerine aslında bizim üzüntümüz, korkumuz, can sıkıntımız ve hayal kırıklıklarımızla ilgilenebileceklerini varsayarsak daha büyük bir etkiye sahip olabiliriz. Nasıl hissettiğimiz onları çok etkiliyor, koşulsuz sevgimizin güvencesine ihtiyaç duyuyorlar:

“Anlaşmamıza sadık kalmadığın için üzüldüm, bu yüzden konuşalım ve eminim bir şeyler üzerinde çalışabiliriz.”

“Benimle böyle konuşmandan hoşlanmıyorum. Fakat sinirli olduğunu görebiliyorum ve hislerin benim için önemli. senin için neler olduğunu umurumda … Bana anlatır mısın?”

“Lütfen oyuncağı kardeşinin elinden çekme. Kardeşinin senin yeni oyuncaklarınla oynaması hoşuna gitmiyor gibi görünüyor. Oyuncağı onun elinde görünce neden üzüldün?”

Çocuklarımızın duygularını anladığımızı gösterirsek, onlara hislerini anlatmak, belirlediğimiz sınırlara uymak konusunda yardımcı olabiliriz.

Duygularını anlamadan sadece eleştirirsek bizi anlamalarını, doğru iletişim kurmalarını engellemiş oluruz. Tehdit etmek, ödül/ceza vermek, yargılı yaklaşmak faydalı olmaz. Suçlamak, moral bozmak korktukları için onları uyumlu davranmaya itiyor gibi görünse de bu onları daha iyi davranmak için motive etmez.

Çocuklarımızın sorumlu, düşünceli ve cömert olmasını istiyoruz, çünkü bu davranışlar onlar kendilerini iyi hissettiriyor. Doğru işleyen bir sistemin parçası olmaktan keyif alıyor ve beraber çalışmanın uyumunun tadını çıkarıyor ve olumlu duyguların tadını çıkarıyorlar.  Tıpkı sosyal ortamlarda olduğu gibi çocuklarıyla iletişimlerinde dikkatli ve hassas olan anne-babalar, güven ve karşılıklı saygıya dayalı çok daha iyi bir ilişkiyi kurduklarını görürler.

 

Yazı ve görsel http://www.peacefulparent.com/tread-gently-correcting-child/ adresinden alınmıştır.
Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Daniel Barringer kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Felix Matheny kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Ulrike Mairinger kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi