Anne Yazıları Yaşam

Eyvah, Çocuğum İlkokula Başlayacak!

Aslında birbirimize uykusuz anne demeyelim, tamam gerçek bu ama yine de evrene başka bir mesaj yollayalım. Mesela “miniklerini gece de görmeden, düşünmeden duramayan anne” diyelim. Olmadı di mi, biz birbirimizi böyle de severiz, olsun varsın Uykusuz Anneler.

Ben 38 yaşında 3 yaşında bir kız ve 7 yaşında bir erkek çocuğu annesiyim. Matematik Mühendisiyim ve kendimi bildim bileli IT sektöründe çalışıyorum. Kısacası 17 senedir bordro mahkumuyum. 6’şar
aylık doğum izinlerim haricinde çalışmaya hiç ara vermedim, tam zamanlı bir çalışan anneyim anlayacağınız. Bu kısacık tanıtımdan sonra gelelim bugün anlatmak istediklerime. Bir süredir etrafımdaki 5-6 yaş çocuk annelerinden gelen benzer iletiler görüyorum. Hemen hepsi bu yılın Eylül ayında anasınıfına veya 1. sınıfa başlayacak çocukları için okul arayışındalar. O kadar çok farklı yaşam biçimi, o kadar çok yaklaşım var ki, bu konuya dair yorum yapmak bile neredeyse imkansız hale geliyor. Herkes elbette ki çocuğu için en iyisini istiyor, ancak “en iyi”’nin ne olduğu biraz muğlak. Haliyle kafalar karışıyor, uykular kaçıyor.

Ben olaya tersten yaklaşayım istedim. Çocuğunuz 1. sınıfa başlayınca neler yaşayacağınızdan biraz bahsedeyim ki, bu somut veriler ile karar sürecinize biraz olsun katkım olsun.

Uyarı 1: Kelebek fanustan çıktı

Hem de kapağını siz kendi ellerinizle açtınız. Seçeceğiniz okul hangi okul olursa olsun, ufaklık artık kendi kanatlarıyla uçmayı öğrenmek zorunda. Ne bahçeye montsuz çıkma diyen var, ne de terleyince atletini değiştiren. Ne yiyeceğine, çantasını nasıl toplayacağına, arkadaşına ne diyeceğine, kimden ne alacağına kendi karar verecek.

Uyarı 2: Ormanda vahşi hayvanlar olabilir

Minnacık kreşte tüm öğretmenleri kardeşiniz gibi tanımıştınız değil mi 3-4 yıl boyunca? Artık o lüks yok, servis şoföründen, kantin çalışanına, bahçeyi temizleyen görevliden, yeğenini okuldan almaya
gelen halaya kadar herkes dikkatle izlenmesi, kuşkuyla yaklaşılması ve çaktırmadan sorgulanması gereken canlılar haline geliyorlar. Hiiiç burun kıvırmayın, sizi de göreceğim!

Uyarı 3: Minik ve de farkında olmayan survivorlar

Okulun demir kapısı ne kadar da yüksek, menteşeleri sağlam mı acaba? Oğluuuum bu kapıya sakın tırmanma tamam mı? Tuvaletleri de kontrol edelim, kütüphanedeki dolaplar duvara sabitlenmiş mi acaba? Pencerelerde koruma demiri var mı, kantinde zararlı şeyler satılıyor mu? Bu basket potası biraz sallanıyor mu ne? Aaaa filancanın bir ortaokulda, diğeri lisede iki abisi varmış ve abilerinden biri
ona arkadaşlarıyla paylaşması için bir şey vermiş. Bonzai olabilir mi? Alarm, alarm, alarm!!!

Uyarı 4: Minicik bedenlere çok sorumluluk

Daha dün annesinin kollarında yaşayan minikler, cumadan pazartesiye kadar büyüyüp okullu olacaklar ve sınıfları dolduracaklar. Sonra da onlardan üstlerine giydikleri yelek ve montları unutmadan eve gelmeleri, ödev yapacakları defter ve kitapları çantalarına koymaları, tüm kurşun kalem, kırmızı kalem, mavi kalem, boya kalemleri, silgi, kalemtıraş, yapıştırıcı ve bilumum malzemeye sahip çıkmaları, tüm bunların yanında da onlara son derece anlamsız gelen 29 tane büyük ve 29 tane küçük şekli öğrenip, bitişik bir şekilde yazmaları ve seri olarak okumaları istenecek. Sinirleneceksiniz,
ama sinirlendikçe bu dediklerimi hatırlayın

Uyarı 5: Anne – baba olmak, veli olmaya yetmiyor. Ek aplikasyonlar da indireceksiniz

Çocuk okullu olunca, anne ve/veya baba da veli olur. Sonra gelsin toplantılar, kitap okuma günleri, sınıf anneleri, tüm sınıfın velileri olarak alınması gereken kavgalar ve çıkan tartışmalar, veli katılımlı törenler, kutlamalar, filancanın annesinin yapıp sınıfa gönderdiği kurabiyelerden sonra , falancanın annesinin evde verdiği doğum günü partisiyle yükselen eşik… Veli olmak bambaşka bir deneyim vesselam.

Şimdi diyeceğim şudur ki; elbette çocuğunuza seçeceğiniz okul çok önemli. Beklenti ve arzularınız var, kimi okul bunlarla örtüşüyor, kimisi yanından bile geçmiyor. Ama yukarıda saydıklarım tartışmasız hepinizin yaşayacağı şeyler. Bence öncelikle fikren kendinizi bunlara hazırlayın. Ardından okul yerine öğretmen seçmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. İlkokul öğretmeninin çok önemli olduğuna ve çocuğun tüm eğitim hayatını etkileyeceğine inanıyorum, ki araştırmalar da bunu doğrular nitelikte zaten. Çocuğa öğrenmeyi sevdirecek, bunu yaparken de çocuğun farklılıklarını törpülemek yerine, onları ön plana çıkartıp somut başarılara dökmek konusunda teşvik edecek, bireysel başarıdan ziyade birlikte başarmanın önemini anlatacak ve “başarılı öğrenci yerine, mutlu çocuk” argümanını destekleyecek bir öğretmen bulabilirseniz okul kısmı çok da dert değil diyorum.

Dilerim herşey gönlünüzce olur. Yakında tekrar görüşmek üzere..

Misafir yazar:Özlem Ergüz Koç
www.buyulubahce.blogspot.com

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Fena Halde Anne

    Özlem Ergüz Koç



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • Ermelinda Saxon kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Kirk Mayberry kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Felix Matheny kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL

    Benzer Yazılar

    Editör'ün Seçimi