Anne Yazıları Yaşam

1 Hayat 3 Melek..

image
Bu satırları yazmamın tek sebebi sadece ama sadece ;
Toplumumuzda hamileliğin bir kalkan olarak düşünüldüğünü, sanki hamileyken bu hastalığa yakalanmayacağımızı ya da yakalanırsak tedavisi olmayacak gibi düşüncelerden bir nebze uzaklaştırmak adınadır.
Maalesef kanser artık günümüzün grip hastalığı gibi. Ve özellikle meme kanseri artık 8 kadınımızdan birinde.
Hamilelikte ise rahim kanseri, meme kanseri ve lenfoma en çok görülen vakalar.
Bu hastalık için ileri yaşlarda ya da genetik geçmişlerde görülür gibi bir izlenim olsa bile artık öyle olmadığını maalesef her birimiz etrafımızdaki örneklerden çok iyi biliyoruz.
Teknolojinin ve sosyal medyanın getirmiş olduğu avantajları kullanarak sesimi duyurabildiğim kadar duyurmak istiyorum kadınlarımıza…
Benim hikayeme gelince ;
Mememdeki kitle elime geldiğinde 12 haftalık hamileydim ama tam teşhisin konması yaklaşık 2 ay sonrasını buldu (o 2 ay da kanserli hücrelerin ne kadar ilerlediğini düşünmek bile istemiyorum)
Çünkü kitleyi farkettiğimde doktorumda dahil olmak üzere ben ve herkes tarafından hamilelik hormonlarıma bağlandı.
(Hamileyim ya ya süt bezesidir ya yağ bezesidir)
Ve maalesef bu hastalıkla yüzleştiğimde hiç bir annenin yapmak istemeyeceği bir tercihte bulunmak zorunda kaldım. Ya bebeğimin hayatını riske edecektim ya da sağ kolumu ömrümün sonuna kadar daha pasif olarak kullanmam gerekecekti. Çünkü kanserli hücreler koltuk altı lenflerime de sıçramış olabilirdi. Onu görebilmek için bir ilaç kullanılması gerekiyordu.
İlk gittiğimiz doktor o yüzden bu tercihi yapmak zorunda bırakmıştı beni. (Sonrasında gittiğimiz başka doktorlar , tr’nin en iyi onkolog doktorlarından çıkan heyet kararı ile şu an ikimizde hayattayız  çok şükür)
Ama bu tercihi yaptığım süreç, inanın beni savaştığım hastalıktan çok çok daha fazla yıprattı.
23 haftalıkken karnımdaki kızımla beraber ameliyatımızı olduk.Ve şimdi karnımdaki meleğimle beraber kemoterapi alıyoruz.
Sağlığının olumsuz etkilenmesiyle ilgili ispatlanmış bir gerçek yok. Araştırmalara göre plasenta bu ilacı süzerek bebeği koruyormuş.
Bilinen ise sadece kemoterapinin erken doğumu tetiklediği…
Şu an 33 haftalık hamileyim ve 3 kere kemoterapi kürü aldım.
Kemoterapi denince her kadının ilk aklına gelen şey saçlarım ise çoktan beni terk ettiler.
Bir de son olarak , anne sütünün mucizelerini, nasıl bir şifa kaynağı olduğunu bilirken maalesef kemoterapi aldığım için kızımı emziremeyeceğim.
Ama kızım Melek’imi ve oğlum Çınar’ımı sarıp sarmalayacağım yılları düşündükçe ona bile alışıyorsunuz ve üzülmüyorsunuz.
Ne de olsa bu hayatta, ölümden başka her şeyin bir çözümü yok mu?
Sevgilerimle
Nuray

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Nuray Güvendi Azeri profil fotoğrafı

    1 hayat 3 melek

    Nuray Güvendi Azeri



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • Editör profil resmi
    • periayda profil resmi
    • Sendogan Yazici profil resmi

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL
    Editör'ün Seçimi