Çocuk gelişimi

Köstekli ebeveyn sevgisi

çocuğa güven

 

Hepimiz zaman zaman zor şeyler yaşıyoruz. Kimimiz bu zorlukların üstesinden kolayca gelirken ve hatta çevresindekilere “ben olsam bu kadar güçlü davranamazdım” dedirtirken, kimimiz de “aa yeter artık abartma” denecek kadar uzatabiliyor toparlanma aşamasını. Bu farklılık nereden geliyor diye durup düşündünüz mü hiç? Düşünün.

  • Hemen yazının burasında bir gönderme yapmak ve “öldürmeyen şey güçlendirir” mottosunu sevgili Nietzche’den aşırıp yazıya kondurmak istedim. Bu mottoyu alın, duvarınıza asın.

Şimdi yazıya devam edebilirim.-

Ebeveynlerle görüşmelerim esnasında bir şey dikkatimi çok fazla çekmeye başladı. Çocukların yaşamını sırtlanmış götürüyor ebeveynler ve çocuklara nefes alıp vermekten öte bir şey kalmıyor. Amaçsız ve neredeyse hiç zorlanmadan bir yaşam sürüp gidiyorlar. Peki nereye kadar gidecekler? Ebeveynleri yanlarında olmadığında sırtlanmaları gereken yaşam ne kadar ağır gelecek bu çocuklara? Kaç tanesi altından kalkabilecek?

Bu sorularla karşılaşınca bir durup düşünüyorlar evet. Ama bu kez de tam olarak nerede durmaları gerektiğini ya da nerede müdahale etmeleri gerektiğini çözemeyip ya tamamen desteği kesmekten ya da davranışlarında hiçbir değişikliğe gidememekten dolayı vicdan azabı çekerek mustarip oluyorlar.

Peki nerede durmalı, nerede müdahale etmeli?

Çocuğunuzu kendi işini kendisi yapmak konusunda destekleyin.  Çocuklar zaten ebeveynlerini taklit etmek konusunda çok heveslidir. Bırakın yapabileceği ne varsa yapsın. Ayakkabısını giysin. Montunu giysin. Pijamalarını giysin. Yatağını düzeltsin. Bunları yapmak için 12 yaşına gelmesine gerek yok. Eli ayağı tutan her çocuk iki yaşından itibaren kendi kendine soyunabilir. Giyinme kısmında bir süre daha desteklemek gerekebilir.

Neyi desteklemeniz gerektiğine yalnızca çocuk yardım istiyorsa müdahale ederek karar verebilirsiniz. Dört yaşındaki çocuklar okula başladıklarında kendi başlarına tuvalete gitmek, temizliğini yapmak ve sınıfa dönmek zorundalar. Desteklenmiş bir çocuğun da bunu yapabiliyor olması gerekir zaten.

Çocuğunuzu yedirmeyin, uyutmayın, oynatmayın! Çocuk ya da yetişkin her insan kendisi yer, kendisi uyur ya da kendi kendine vakit geçirir. 0-2 yaş arasında çocuğa ebeveyn yardımı zorunludur ancak 2 yaşını geçmiş bir çocuğu halen siz yediriyorsanız ya da herhangi bir müdahale ile (sallamak, pışpışlamak vs) uyutuyorsanız, orada bir durun. Çocuğunuza “yaşaması için gerekli olan şeyleri” sizin yaptırmamanız gerekir. Çocuğunuzun yeterliliğini elinden almayın. Uzun süreler beklemeniz gerekse bile, her yer kirlense bile çocuğunuzun bunları kendisinin yapabilme becerisi vardır.

Hele çocukla oyun oynamak meselesi, yeni nesil ebeveynlerin en fazla kafasını karıştıran durumlardan biri oldu nedense. Sanıyorum bu “kaliteli zaman” cümlesini ortaya atan arkadaşın da tahmin edebileceği bir sonuç değildi. Ebeveynler tüm gün “yemek bile yiyemeden” çocuğuyla vakit geçirmek zorunda kaldıkları konusunda bu kadar şikayetçi olduklarına göre ortada yanlış giden bir şey yok mu sizce de?

Çocuklar yaratılış itibarı ile keşfetmek güdüsüyle doludur. Siz ona oyunlar kurdukça ve onu bir yerlere sabitlemeye çalıştıkça, keşfetmekten ve hayal kurmaktan mahrum bırakırsınız. Bırakın kendi kendine oynasın. 6 aydan itibaren çocuğu kontrollü serbest bırakabilirsiniz.

Düştüğünde kaldırmayın. Yapmaya çalışırken elinden alıp siz yapmayın.

Çocuklar düşer. Eğer ani tepki verip korkutmadıysanız çoğu zaman ağlamazlar bile. Eğer yardım talep etmiyorsa, düşüşü sert değilse, canı çok yanmamışsa müdahale etmeyin. Ağlıyorsa sarılıp sakinleşmesine yardım edebilirsiniz ama kendi kendine kalkmayı öğrenmesi gerekiyor.

Hem fiziksel hem ruhsal olarak. Yoksa hayatı boyunca yanında onu kaldırmak için birilerinin olmasını bekleyecek ve yaşamın üstesinden gelemeyecek bir yetişkin büyütmüş olursunuz.

Eğer bir şeyle başa çıkmaya ya da bir şeyi yapmaya çalışıyorsa asla yardımcı olmayın. Bekleyin. Bu saatler sürse bile kendisinin başarmasına izin verin. Sizden yardım istemediği sürece asla teklif etmeyin. Ebeveynin gereksiz ve fazla desteği çocuk için en zararlı şeylerden biridir. Çünkü hem fiziksel hem de ruhsal yeterliliği tamamen elinden alınmış olarak büyür. Ve yaşam karşısında aciz bir yetişkin haline gelir.

Çocuğunuzu çok sevin. Ona bunu hissettirin. Sık sık sarılın. Öpün. Dokunun. Saçlarını okşayın. Duygusal olarak destekleyin. Sevgi bu şekilde hissettirilir. Yemek yedirerek ya da bütün vaktinizi onunla oynayarak çocuğunuza onu sevdiğinizi hissettiremezsiniz.

 

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Bir Anne Doğdu

    Nehir Turan



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • Eve Cathey kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Angeline Noskowski kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Star Cordner kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL
    Editör'ün Seçimi