Eğitim

9 Tip Mizaç (Enneagram) ile Çocuğumuzu Anlamak

 

 

 

Bütün ebeveynler çocuklarını daha iyi anlamak istiyor. Onlara verdiğimiz mesajların nasıl algılandığı ya da doğru algılanıp algılanmadığı çoğumuz için büyük bir soru halini alabiliyor. Stres anlarında ya da iletişime dayalı zorluklar yaşadığımız anlarda ‘nasıl davranmamız’ gerektiğine emin olamıyoruz. Ne yapsam olmuyor hissine alışıyoruz. Bu konuda her şeyden önce yetişkin bireyler gibi çocukların da kendi mizaçları olduğunu bilmek, kabul etmek gerekiyor. Hepimizin farklılıkları var. Aynı olaya bambaşka tepkiler verebiliyoruz aynı çocuklar gibi.

Geçtiğimiz hafta katıldığım bi eğitim tam da bu konu ile ilgiydi. ‘Dokuz Tip Mizaç Modeli’ eğitiminden çıkarken aslında çocuğumu doğru anlamaya ve onunla doğru iletişim kurma yolunda büyük bir adım atmış gibi hissettim. Aşağıda anlatacağım bu model üzerine yazılmış çok iyi kaynaklar var. Bu yazıdan sonra o kaynakları da okursanız eminim sizler de aynı şeyi hissedeceksiniz.

9 tip mizaç (Enneagram) modeli nedir?

9 Tip Mizaç Modeline göre her insan, dokuz farklı mizaç tipinden biri ile dünyaya gelir. Bu dokuz ayrı tipin hepsinin kendisine göre bir arayışı, yönelimi ve ihtiyaç dili vardır. Mizaç tipleri isimlerini, o mizaç tipindeki bireylerin en temel ihtiyaç ve arayışlarından alır.

Mizaç, karakter, kişilik aynı mıdır?

Mizaç (huy), doğuştan gelen ve yaşam boyu değişmeyen, kendine özgü algı, arayış, motivasyon ve potansiyelleri bulunan yapısal bir çekirdektir. Kişilerin yaşamdaki temel ihtiyaç, beklenti ve bakış açılarını belirler. Bu noktadan baktığımızda mizacı, bireylerin nesilden nesle aktarılan genetik kodunu barındıran DNA’ya benzetebiliriz. Nasıl ki DNA kişinin bedensel özellikleri de dahil vücuduyla ilgili tüm bilgiyi içeriyorsa, psikolojik DNA kabul edilebilecek mizaç da kişinin sergilemeye eğilimli olduğu tüm davranışsal, duygusal ve bilişsel özellikleri içerir.

Karakter, mizaç özelliklerinin kararlılık, belirginlik ve süreklilik göstermesiyle meydana gelir. Mizacı bir tohum olarak kabul edersek, karakteri ağacın kalın dallarına benzetebiliriz. Örneğin, mizacında öfkeli olma özelliği bulunan birinin, birçok durumda belirgin ve sürekli bir biçimde öfkeli davranışlar sergilemesi ve çevresindekiler tarafından “öfkeli biri” olarak tanımlanması, artık onun karakterine dair bir özelliktir.

Kişilik ise mizaç yapısının, cinsiyet, zekâ ve biyolojik etkenler gibi büyük oranda değişmeyen şartlar ve yaşadığı çevre, kültür, aile, aldığı eğitim, yaşanılan olaylar gibi kısmi olarak değişebilir şartların etkileşmesiyle kişilik meydana gelir. Mizaç kişiliğin yapısal zeminidir. Mizaç bir tohum, karakter ağacın kalın dalları ise; kişilik de ağacın tamamıdır diyebiliriz.

Mizaç tipini belirlemeden önce bu konu ile ilgili iki tane kavrama dikkat etmemiz gerekiyor. Bu iki kavramı net şekilde anladığımızda hem mizaç tipini bulmakta hem de o mizaç tipine göre davranış geliştirmek daha kolay hale geliyor.

Ana Mizaç ve Kanat Mizaç Kavramı

Ana mizaç: Kişinin baskın şekilde ve ağırlıklı olarak kullandığı mizaç tipidir. Bu mizaç tipi o kişinin ana mizacı olmaktadır. Bu aynı zaman da o kişinin ağırlıklı olarak kullandığı merkez ve bölüme de işaret eder. Örneğin bir kişinin ana mizacının 1 olması eylem/fizik merkezin akıl bölümünü daha baskın olarak kullanması anlamına gelmektedir.

Kanat mizaç: Her bir kişi; temel mizaç tipine ek olarak az da olsa bir başka mizaç tipinin özelliklerinden etkilenir. Kişinin ana mizacının yanında az da olsa etkilendiği bu mizaca kişinin kanat mizacı diyoruz. Kişide bu kanat mizacın etkisi yüksek veya düşük düzeyde olabilir. Kanat mizaç etkisi, temel mizaç tipine çeşitlilik ve zenginlik katar. Bu modele göre her bir birey; baskın olan temel mizaç tipi ile ondan daha az etkili olan bir diğer mizaç tipinin kendine özgü karışımından oluşur. Her bireyin ana mizacının yanında bir kanat mizacı bulunur.

Herbir mizaç bir rakamla sembolize edilir. Bunlar bir çemberde aşağıdaki gibi konumlanmış olarak gösterildiğinde; herbir “mizacın/rakamın” sağındaki veya solundaki “mizaç/rakam” o mizacın muhtemel kanadıdır.

STRES VE RAHAT HALLERINDE SERGİLENEN TUTUMLAR

Bireyler; baskı altında kaldıklarında ve olumsuz etkilere uzun süre maruz kaldıklarında doğal tutumlarından daha faklı bir tutum sergilerler. Bu tutumlar bireyin var olan stres faktörleri ile bir tür baş etme biçimidir.

Yine her bir kişi olumlu ve rahatlatıcı şartlarla etkileşim içine girdiğinde genel tutumundan daha olumlu bir tavır sergiler.

 

    

Stres hattı:

Her birey baş edemeyeceği ölçüde stres ile karşılaştığında, ana mizacından farklı olan bir mizaç durumunun sağlıksız halini sergiler. Buna bireyin “stres hattı” denilmektedir. Birey stres hattında gittiği mizacın ‘‘sağlıksız’’ halini sergiler.

Stres durumu ve stres hattı ile kastedilen şey; bireyin ana mizacının imkanlarını kullandığı halde muhatap olduğu stres nedenleriyle baş edememesi ve bunları değiştirememesi halidir. Bir başka ifade ile kişinin temel mizaç yapısının imkan ve özelliklerinin stres nedenleri karşısında yetersiz ve işlevsiz kalması nedeniyle başka bir mekanizma ile cevap verme durumudur.

Bireyin streste iken sergilediği tavır ve tutum, aslında hayatta en hoşlanmadığı tutum ve tavırdır. Örneğin “9” mizaç yapısındaki bir birey; uyum, sükûnet ve huzur arar. uyuşmazlık, çatışma, muhalefet ve gerilimden kaçınır. Ancak bu birey belli bir stres ve baskı altında kaldıktan sonra en çok kaçındığı şey olan uyumsuzluk, inatlaşma, muhalif davranma ve çatışma (yani streste sergilenen “6” mizaç yapısının sağlıksız halini) tavrını sergiler.

 

Rahat hattı:

Yine her bir birey, kendini rahat ve dingin durumda hissettiğinde ana mizacından farklı bir mizaç durumunun sağlıklı halini sergiler. Buna da bireyin “rahat hattı” denilmektedir. Birey rahat ve dingin olduğunda gittiği mizaç tipinin sağlıklı halini sergiler.

Burada rahatlama durumu ile kast edilen şey; bireyin temel arayışı konusunda kısmen de olsa tatmin olması ve temel korku ve kaçınmaları konusunda kendini güvende hissetmesidir. Bu durumda birey, benlik bütünlüğünü sürdürmek amacıyla kullandığı mekanizmaları geriye çeker ve ana mizacında olmayan bir kısım olumlu tutumları sergileme imkanı bulur.

Bireyin rahat/dingin durumda sergilediği tavır ve tutum da aslen “en çok ihtiyaç duyduğu ve kendisini tamamlayıp geliştirecek olan bir haldir. Örneğin “9” mizaçlı bir birey; rahat ve dinginlik  durumunda eksikliğini duyduğu ve kendisini tamamlayıcı nitelikleri içeren “hedefine odaklanma, azim, şevk ve hedefine varıncaya kadar çalışıp-çabalama tavrı”nı (yani “3” mizaç yapısının sağlıklı halini) sergiler.

Buna karşın kendini güvensiz, huzursuz, kaygılı hissettiği durumlarda ise hiç olmak istemediği şey olan “3” mizaç yapısının sağlıksız halini sergiler. Yani “yalan ve hileye başvuran, bencil, sadece kendi çıkarını düşünen, saldırgan ve hırçın bir tavır” içine girer.

Kişinin stres halinde sergilediği sağlıksız mizaç tutumu ile rahat/dingin halde iken sergilediği sağlıklı mizaç tutumu genellikle geçicidir. Ancak gerek stres durumunun gerek rahatlık ve dinginlik durumunun sürekliliği oranında bu geçici tutumlar kısmen de olsa süreklilik kazanabilir.

Dokuz Mizaç Tipleri nelerdir?

DTM1: Kusursuzluğu arayan mizaç tipi/ Mükemmeliyetçi

DTM2: Duyguları hissetmeyi arayan mizaç tipi / Yardımsever

DTM3: Hayran olunacak kendilik imajı arayan mizaç tipi / Başarı odaklı

DTM4: Duyguların anlamını arayan mizaç tipi  / Traji romantik

DTM5: Bilginin anlamına ulaşmaya çalışan mizaç tipi /Araştırmacı

DTM6: Entelektüel dinginlik arayan mizaç tipi/ Sorgulayıcı

DTM7: Keşfetmenin hazzını arayan mizaç tipi/ Maceracı

DTM8: Mutlak güç arayan mizaç tipi / Güçlü lider

DTM9: Fiziksel (Duyumsal- Hareketel) konfor arayan mizaç tipi/ Barışçı, uyumlu

Genel çerçevede öne çıkan özellik ve davranış modelleri ile bu mizaç tiplerini incelersek şunları söyleyebiliriz;

DTM1: Kusursuzluğu arayan mizaç tipi/ Mükemmeliyetçi

Ciddi, uslu, olgun, doğrucu, mantıklı konuşan, planlı, kontrollü ve eleştirel

Genel olarak temizliğe çok önem veren, titiz ve düzenli çocuktur. Kurallara uygun davranmaya özen gösterir ve kurallara uymayan arkadaşlarını uyarabilir. Her şeyi tam ve eksiksiz yapmak ister, bir şey yanlış veya eksik olduğunda rahatsız olur. Hata yaptığında kendisini suçlar ve gerilir. Kendi hatalarını hemen düzeltmek ister. Hem kendi hem de çevresinin yaptığı hatalarla müdahale eder. Haksızlık yapmamaya özen gösterir ve başka birine haksızlık yapıldığını gördüğünde çabuk kızar.

DTM2: Duyguları hissetmeyi arayan mizaç tipi / Yardımsever 

Konuşkan, güler yüzlü, cana yakın, sıcakkanlı, duygularını belli eden, arkadaş canlısı, alıngan, tutturmacı

DTM2 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak ilişki odaklı ve sevgi dolu kişiler olup, duyguları doğrultusunda hareket ederler. Sosyal yönleri kuvvetli, dışa dönük, hareketli, çevresindekilere karşı sıcak ve ilgili, insanlarla çabuk kaynaşabilen, arkadaş canlısı ve yardımsever bir yapıya sahiptirler. Cana yakın tutum ve tavırları ile kendilerini kolayca sevdirebilirler. İlişkiler içinde “var olurlar“ ve ilişkilerini çok fazla önemserler. Çevrelerindekilerin ihtiyaç ve beklentilerini çok çabuk fark eder ve kendilerini yardım etmek zorunda hissederler. Sevdiklerini memnun ve mutlu etmeye çalışan ve onların istek, ihtiyaç ve sıkıntılarına çok duyarlı olan DTM2’ler; muhatapları için ilgi, yardım ve fedakârlık anlamına gelecek tutum ve davranışları çok sık sergilerler. Aynı şekilde onlardan da yardımsever, fedakar ve içten bir şekilde davranmalarını beklerler. Bunun aksi davranışlar gördüklerinde ise; çok çabuk kırılır, üzülür ve motivasyonları düşer. İlişkilerine çok önem verdikleri ve karşısındaki kişileri kırmak istemedikleri için, “hayır” demekte zorlanırlar. İnsanların nelerden mutlu olacağını, nasıl rahat ve memnun olabileceklerini hisseder ve buna uygun tutum ve davranışlar sergilerler. Sevdiklerinin dertleriyle kendi dertleri gibi dertlenir ve problemlerini çözmek için fedakarca uğraşırlar. Hatta bazen muhataplarını memnun etmekle o kadar meşgul olurlar ki kendi ihtiyaçlarını göz ardı edebilirler. Çevrelerinden de aynı şekilde ilgi ve sevgi bekler, bunu söz ve eylemleriyle çoğu zaman belli ederler. Kendilerini sevdirmeye ve beğendirmeye çaba gösterir, herhangi bir ortamda fark edilmek ve ilgi çekmekten çok hoşlanırlar. Olumsuz bir söz ya da tutum karşısında durumu kişiselleştirerek çok kolay alınganlık gösterebilen DTM2’ler, istek ve beklentilerinin karşılanmadığı durumlarda çok çabuk hayal kırıklığı yaşarlar.

DTM3: Hayran olunacak kendilik imajı arayan mizaç tipi / Başarı odaklı

Canlı, enerjik, popüler, imajına önem veren, adaptif, pratik, yarışmacı, özgüveni yüksek

DTM3 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak kendine güveni yüksek, enerjik, imaj ve görünümlerine çok önem veren, çevrelerinde etki ve hayranlık uyandıracak özelliklere sahip olmak isteyen kişilerdir. Karşı tarafın onları nasıl görüp değerlendirdiğine çok dikkat ederler. Yaşamlarının her alanında ulaşmak istedikleri bir hedefleri olan DTM3’ler hırslı, rekabetçi ve yarışmacı bir yapıya sahiptirler. Başarı, prestij, statü ve kariyer sahibi olmak bu kişilerin hayatında oldukça önemli bir yere sahiptir. Kaybetmek, yenilmek, engellenmek ve potansiyellerini etkin ve verimli bir biçimde kullanamamaktan oldukça rahatsız olurlar. Oldukça adaptif kişilerdir. Sosyal zekaları sayesinde, bir ortama girdiklerinde kimle nasıl konuşmaları gerektiğini çok iyi hesap eder ve o şekilde konuşurlar. İçinde bulundukları grubun-topluluğun değer verilen, kabul gören ve beğenilen imajlarını çok hızlı ve pratik bir biçimde kendilerinde modelleyebilirler. Bu sayede bulundukları ortamın şartlarına göre davranışlarını ayarlamakta ve o ortam içerisinde popüler, ilgi çekici ve beğenilen kişi olmakta başarılı olurlar. Ulaşmak istedikleri hedef ve başarılara kolayca motive olabilen DTM3’ler hiçbir şeyden olumsuz etkilenmiyor gibi görünebilirler. Özellikle olumsuz duyguları kendilerine engel yapmadan hiç durmaksızın yollarında ilerleyebilirler. Aynı şekilde çevrelerindekileri de olumsuz duygularına takılmamaları konusunda destekleyip, motive edebilirler. Güçlü DTM2 (Duyguları Hissetmeyi Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM3’ler; genel olarak, sosyal becerileri çok yüksek, çok daha dışa dönük, alımlı ve ilişkilerinde daha sıcak ve yakın davranan kişilerdir. İmaj ve görünümlerine, dikkat çekici ve popüler bir kişi olmaya daha fazla önem verirler. DTM2 kanadının etkisiyle, ilgi ve sevgi beklentileri daha fazladır, daha kolay kırılıp, alınabilirler, olumlu-olumsuz duygularını kontrol etmekte daha çok zorlanır, daha hırçın davranışlar sergileyebilirler. Güçlü DTM4 (Duyguların Anlamını Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM3’ler; genel olarak, biraz daha içe dönük, durgun ve hassas bir yapıya sahiptirler. Kendilerinden daha emin olan bu kişilerin, çevreleri tarafından onaylanma ve beğenilme ihtiyaçları daha azdır. Beğenilme ve fark edilme isteklerini genelde fiziksel görünümleri ile değil, entelektüel kapasiteleri ve başarıları ile tatmin etmeye çalışırlar. DTM4 kanadının etkisiyle, sanat ve estetik gibi konulara ilgileri daha fazladır. Popüler olandan çok, yaratıcı, orijinal ve farklı olan şeylerle daha fazla ilgilidirler.

DTM4: Duyguların anlamını arayan mizaç tipi  / Traji romantik

Yoğun duygusal, duyarlı empatik, sanatsal ürünler üreten, naif, duygusal hayalci, özgün, hassas

DTM4 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak, içe dönük, kibar, naif, özgünlüğe ve bireysel farklılığa önem veren kişilerdir. Yoğun bir hayal ve duygu dünyasına sahiptirler. Karşılarındaki kişilerin duygularını çok iyi anlayabilen, empati becerileri gelişmiş, duyarlı kişilerdir. İnsanlara karşı candan ve samimi davranırlar. İçlerinden geldiği gibi yaşamaya değer veren, doğal ve kendine özgü bir tarzları vardır. Yaşamlarında anlam arayışına ve derinden hissederek yaşamaya değer verirler. Tutkulu ve romantik yapılarına bağlı olarak duygularını oldukça yoğun yaşar ve duygusal ayrıntılara çok dikkat ederler. Hayatta asil, doğru, özgün ve güzel şeyleri fark ve takdir edebilen, estetik hassasiyetleri yüksek kişilerdir. Basitlik, sıradanlık ve yüzeysellikten hiç hoşlanmazlar. Duygu ve düşüncelerini direkt ifade etmektense, estetik ve sanatsal bir biçimde ifade etmeyi tercih ederler. Sosyal ilişkilerinde zaman zaman dışa dönük, aktif ve eğlenceli olsalar da kendi duygu dünyalarıyla baş başa olmaktan daha çok hoşlanırlar. Özellikle uzun süre kalabalık ortamlarda bulunduklarında, yalnız kalıp kendi içlerine dönme ihtiyacı hissederler. Hüzün-sevinç, coşku-melankoli gibi duygusal iniş çıkışları çok sık yaşarlar. Duygusal olarak çabuk incinirler ancak incindiklerini belli etmez karşı tarafın anlamasını beklerler. İçlerinde hep bir şeylerin eksiliğini hisseden bu kişiler, içlerindeki boşluğu duyguları daha yoğun ve derinden yaşayarak doldurmaya çalışırlar. Yaşadıkları tüm tecrübeleri, ne kadar acı ve üzüntü verici olursa olsun, gizli hazineleri gibi görürler. Bu duygular, bazen yaratıcılıklarının ilham kaynağı olduğu gibi bazen de depresif ve melankolik bir ruh hali içinde olmalarına neden olur. Güçlü DTM3 (Hayran Olunacak Kendilik İmajı Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM4’ler; genel olarak, daha dışa dönük, ilişkilerinde daha enerjik ve aktif bir görünüm sergileyen kişilerdir. Yaptıkları işlerde, özellikle sanat, estetik ve tasarım gibi alanlarda başarılı olmak konusunda daha hırslı ve rekabetçi bir yapıya sahiptirler. Duygularına daha az gömülür, incindikleri ve kırıldıkları durumları kimseye fark ettirmeyebilirler.

DTM5: Bilginin anlamına ulaşmaya çalışan mizaç tipi /Araştırmacı

İçe dönük, yalnız olmayı tercih eden, gözlemci, sessiz, bilgiye meraklı, araştırmacı, kavramları derinlemesine öğrenen, paylaşmaktan hoşlanmayan

DTM5 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak içe dönük, sessiz, yalnız kalıp düşünmekten hoşlanan, soğuk ve mesafeli kişilerdir. İnsanlarla ilişki kurmak konusunda çekingen ve isteksiz olabilirler. Fiziksel temas ve yakınlıktan, duygusal tavır ve tepkilerden de pek hoşlanmazlar. Dikkat çekmek ve göz önünde olmaktan rahatsız olurlar. Duygusal olmaktan çok son derece rasyonel, mantıklı ve analitik düşünürler. Kavramsallaştırma, soyutlama, gözlem ve analiz yetenekleri oldukça gelişmiş, entelektüel merakı oldukça yüksek kişilerdir. Bilgiye ve bilgide derinleşmeye çok önem verirler. Vakitlerinin çoğunu okuyarak ve düşünerek geçirebilirler. Düşünmek ve merak ettikleri şeyleri tüm detaylarıyla bilmekten keyif alırlar. Doğru bilgiye ulaşmak için kavramları neden-sonuç ilişkisi içinde değerlendiren bir zihinsel işleyişe sahiptirler. Çevrelerinde gelişen olayları duygularını katmadan, objektif biçimde gözlemleyebilen ve analiz edebilen kişilerdir. Konsantrasyonları yüksektir. Dikkatlerini sadece ilgilendikleri konuya odaklayarak saatlerce -sıkılmadan ve yarım bırakmadan- tek bir konu üzerinde durabilirler. Olayları, kişileri ve kavramları derinlemesine analiz edebilen ve bilgisine çok güvenen bu kişiler, çevrelerindekilerin anlamayacağını düşündüğü için bilgisini paylaşma konusunda çok istekli olmayabilirler. Bilgiye teorik açıdan yaklaştıklarından, bilginin pratik yaşama uygulanması konusunda isteksiz ve yetersiz olabilirler. Güçlü DTM4 (Duyguların Anlamını Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM5’ler; genel olarak, daha içe dönük, sessiz, çevreleriyle daha az iletişim kuran kişilerdir. DTM4 kanadının etkisiyle daha duyarlı ve dostane ilişkilere daha fazla önem verirler. Kendilerinin ve çevresindekilerin duygularını tanımaya ve anlamaya çalışırlar. Sanatsal yönleri de bulunan bu kişiler, düşüncelerini ve hislerini bazen sanatsal bir biçimde ifade etmeyi daha nitelikli ve gerekli bulabilirler. Güçlü DTM6 (Entelektüel Dinginlik Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM5’ler; genel olarak, daha çalışkan, sorumluluklarına bağlı, ilişkilerine daha fazla yönelen, daha fazla güven arayan, zaman zaman daha tepkisel davranışlar gösterebilen kişilerdir. DTM6 kanadının etkisiyle, daha muhalif, tepkisel, şüpheci ve çabuk kaygılanabilen bir yapıya sahiptirler.

DTM6: Entelektüel dinginlik arayan mizaç tipi/ Sorgulayıcı

Sakin, çevresi ile uyumlu, titiz ve düzenli, sorgulayan, soran, temkinli, tedbirli, kolay endişelenen, emin olmayan

DTM6 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak sakin, çevreleriyle uyumlu olmaya özen gösteren, görev ve sorumluluklarına çok dikkat eden, mantıklı, hesaplı ve kontrollü kişilerdir. Oldukça meraklı, araştırmayı seven, gözlemci, sorgulayıcı ve tedbirli bir yapıya sahiptirler. Yaşamlarının genelinde titiz ve düzenli olmaya eğilim gösterirler. Yaşamlarında “güven duygusuna ve emniyet içinde olmaya” oldukça önem veren DTM6’lar, “güven ve emniyet” ile ilgili endişeleri, diğer insanlardan daha fazla taşırlar. Bu nedenle kurallara uymaya, tedbirli ve kontrollü davranmaya, ilişkilerinde güvensizlik yaratabilecek davranışlardan kaçınmaya özen gösterirler. Yeni bir ortama girdiklerinde kendilerini güven ve emniyet içinde hissedinceye kadar pek rahat olamazlar. Bu konuda tam rahatlayana kadar, çevreleriyle kontrollü ve mesafeli bir şekilde ilişki kurarlar. Genellikle ilişkilerinde temkinli davranırlar. Karşılarındaki insana yeterince güven duyana kadar ketumdurlar, kendileriyle ilgili pek bir şey anlatmamayı tercih ederler. Güven duydukları insanları kırmamaya ve hayal kırıklığına uğratmamaya oldukça özen gösterirler. Aile ve dostları için yüksek fedakârlıklarda bulunabilirler. Güven duydukları bir, kişi ya da ideale kendilerini adayabilirler. İşleri oluruna bırakmadan eksik ve hataları tespit edip gidermeye çalışırlar. Sık sık muhataplarının niyetlerini sorgulayan ve bazen kuşkucu olabilen bir yapıya sahiptirler. Olası en kötü ihtimalleri hesaplar, tedbirli ve ihtiyatlı hareket etmeye çalışır, gelecekle ilgili kaygılar taşırlar. Karar verme süreçlerinde bütün ihtimalleri gözetir, yanlış adım atmak ve belirsizlik içine girmekten kaçınır, kararlarında yakın çevresinin beklentilerine uymaya özen gösterirler. Genellikle karar vermekte ya da verdikleri kararlardan emin olmakta zorlanırlar. Zaman zaman kendine güvenle ilgili problemler yaşayabilen DTM6’lar, yaşamlarında kendilerine güven verecek, bilgili, kararlı ve tutarlı bir “güven odağına” ihtiyaç duyarlar.

DTM7: Keşfetmenin hazzını arayan mizaç tipi/ Maceracı

Çok hareketli, enerjik, çok konuşan, neşeli, dışa dönük, sabırsız, dağınık ve düzensiz

DTM7 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak dışa dönük, neşeli, eğlenceli ve oldukça hareketli kişilerdir. Hayattan keyif almaya son derece önem verirler. Espri ve şakalarıyla bulundukları ortamın atmosferini değiştirebilirler. Aynı şeyleri yapmaktan çok çabuk sıkılan, yenilik ve değişikliklerden haz alan, maceracı kişilerdir. Acı ve sıkıntı verici şeylerden uzak dururlar. Sorunlar karşısında iyimser, pratik ve çözüm odaklıdırlar. Sorunların, zihinlerini çokça meşgul etmesine izin vermezler. Hayal dünyaları çok geniştir. Akıllarında daima birçok fikir ve proje vardır. Keşfetmeye ve yeni deneyimlere açık, farklı bilgi alanları ve konular arasında bağlantılar kurabilen, yenilikçi fikirler üretebilen, vizyoner ve çok yönlü bir kişilerdir. Yeni şeyler öğrenmek, tatmak ve deneyimlemekten zevk alırlar. En iyi öğretmenin, tecrübeler olduğunu düşünürler. Okuyarak öğrenmektense; deneyerek ve yaşayarak öğrenmeyi tercih ederler. Yaşamlarında daima seçeneklerinin olmasını isterler, çeşitlilikten hoşlanırlar. Yaşamdan zevk almak için her zaman yeni ve farklı şeylerin arayışında olabilirler. Dağınık ve düzensiz olmaya eğilimlidirler. Sınırlanmaya ve engellenmeye karşı toleransları düşüktür. Katı kurallara ve disipline uymakta güçlük çekebilirler. Monotonluk, sıradanlık ve tek düzelikten aşırı derecede rahatsız olabilirler. İyimser ve deneyimlemeyi seven yapıları nedeniyle yeni bir işe başlarken ya da karar verirken olumsuz ihtimaller üzerinde çok fazla kafa yormayabilirler. İlgi ve dikkatlerini tek bir konuya uzun süre odaklamakta güçlük çekebilir, merak ve ilgilerini yitirdikleri durumlarda hemen yeni şeylere yönelme ihtiyacı hissederler. Güçlü DTM6 (Entelektüel Dinginlik Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM7’ler; genel olarak, problemler üzerinde daha çok düşünen, güven duygusuna daha çok önem veren, daha çok sorumluluk duygusuna sahip, çevresindekileri daha çok dinleyebilen, ilişkilerine daha bağlı kişilerdir. Daha tedbirli olup, biraz daha yavaş ve daha kontrollü hareket ederler. Karar verirken ya da risk alırken daha fazla düşünürler. Gelecek hakkında daha kaygılıdırlar.

DTM8: Mutlak güç arayan mizaç tipi / Güçlü lider

Kendinden emin, net, lider, dayanıklı, cesur, atak, cömert, kolay öfkelenen.

DTM8 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak cesur, kendinden emin, otoriter, iddialı, cömert, koruyucu ve sahiplenici kişilerdir. Bağımsızlıklarına düşkün, girişken, risk alan, her şart ve durumda öne çıkabilen, geride durmaktan asla hoşlanmayan, liderliğe yatkın bir yapıya sahiptirler. Çok çabuk karar verebilen, kararlarında ısrar eden, problemlerin üstüne giden, zorluklar karşısında güçlü, dayanıklı ve mücadeleci bir tutum sergileyen kişilerdir. Kendi varlıklarını, bir başkası üzerinde hükmetme yoluyla ortaya koyarlar. Kendilerini merkez, çevrelerini de kendi uzantıları olarak görmeye eğilimlidirler. Çevrelerine emir ve direktiflerde bulunabilir ancak kendilerine emredilmesinden hoşlanmazlar. Kendileri yönetir ancak yönetilmekten hoşlanmazlar. Sevdikleri kişilere sınırlar koyabilir ancak sınırlanmaktan hiç hoşlanmazlar. Mutlak güç arayışları nedeniyle çatışmacı-zorlayıcı ve fiziksel şiddete eğilimli olabilirler. Güçlerini yapıcı yönde kullanabildiklerinde, çok kısa sürede büyük işler başarabildikleri gibi bu gücü yıkıcı yönde kullandıklarında da yok edici olabilirler. Kendilerini ve zayıf-güçsüz gördükleri kişileri koruma konusunda, çok hassas ve gözü pek olurlar. Yaşamdaki var olma stratejileri; güçlü, bağımsız ve dayanıklı olmak ve asla “çaresiz, savunmasız, yetersiz, güçsüz ve bağımlı” olmamaktır. Hayatta en kaçındıkları şeyler; zayıflık, muhtaç duruma düşmek, kontrol edilmek, baskı altına alınmak ve güçsüzleştirilmektir. Duygusallık, zayıflık, kararsızlık ve pasiflikten nefret ederler. Buna karşılık güçlü-kararlı-aktif ve etkin bir görünüm sergiler. Güçlü DTM7 (Keşfetmenin Hazzını Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM8’ler; genel olarak daha dışa dönük, enerjik ve hareketlidirler. Kendilerine çok daha fazla güvenir ve her durum ve şartta inisiyatifi ele alabilirler. İstekleri konusunda daha acelecidirler. İlişkilerinde daha girişken, yönlendirici ve hükmedici davranabilirler. Öfkelerini dışarıya yansıtmaktan çekinmezler. Kendilerini öfkelendiren ve otoritelerini sarsan kişilere karşı oldukça sert bir tutum takınabilirler.

DTM9: Fiziksel (Duyumsal- Hareketel) konfor arayan mizaç tipi/ Barışçı, uyumlu

Sakin, uyumlu, barışçıl, arabulucu, esnek, rahatına düşkün, utangaç, yavaş hareket eden

DTM9 mizaç tipindeki bireyler; genel olarak, uyumlu, sakin, saygılı, mülayim, utangaç, gerilim ve huzursuzluktan hiç hoşlanmayan, barışçıl ve arabulucu kişilerdir. Çatışma yaratacak durumlardan ve uyumu bozacak davranışlardan kaçınmaya eğilimlidirler. Kimseyle tartışmadan, huzursuzluk yaşamadan, barış ve uzlaşma içinde yaşamak isterler. Çevrelerinde gelişen tartışma, kavga, çatışma, gerginlik ve huzursuzluk durumlarında hemen barışçıl, uzlaştırmacı ve arabulucu bir tutum benimserler. Kabullenici, halim-selim ve sabırlı bireyler olup, her durumda huzur ve sakinliklerini korumaya ve devam ettirmeye çalışırlar. Fiziksel rahatlıklarına ve bedensel/duyumsal ihtiyaçlarına düşkün bir yapıya sahiptirler. Ani ve beklenmedik değişimlerden rahatsız olurlar. Herhangi bir şeye zorlandıklarında hızla harekete geçmekte zorlanırlar. Üşengeçliğe eğilimlidirler. Riske girmek ve ön almaktan kaçınan, motive olmadıklarında işleri erteleyen bir davranış örüntüsüne sahiptirler. Öfkelerini bastırırlar ancak “bardağı taşıran son damla” ile ani ve kontrolsüz bir şekilde öfke patlamaları yaşayabilirler. Zor ve önemli kararları, sıkıntı verici işleri erteleyip geciktirebilirler. Bir işe tam motive olmadıklarında eyleme geçemezler. İç dünyalarını paylaşmak konusunda ketum ve kapalıdırlar. Çevreleriyle sürdürdükleri uyumu korumak ve huzurlarını bozmamak adına, “hayır” demekte zorlanırlar. İlişkileri bozan, süreci tıkayan, yürüyen bir şeyi durduran, düzene çomak sokan kişi olmak istemedikleri için gerçekte istemedikleri şeylere de “evet” diyebilirler. Ancak yapmak istemedikleri şeylere zorlandıklarında ya da üzerlerinde baskı kurulduğunda, açık açık çatışmasalar da pasif bir biçimde inatlaşırlar. Güçlü DTM8 (Mutlak Güç Arayan Mizaç Tipi) kanadına sahip DTM9’lar; genel olarak daha dışa dönük, aktif, girişken ve kendine güvenen kişilerdir. Bazen karşı koyucu bazen de yatıştırıcı olma eğilimleri arasında gidip geldiklerinden, daha gergin ve agresif bir görünüme sahip olabilirler

Mizaç tiplerini belirlemede uygulanan bazı testler var. Bu testler ebeveyn, sınıf öğretmeni ve okul psikologunun çocuğu gözlemleyerek verdiği cevaplar sonucunda bir sonuç veriyor. Bunun yanında bizlerin ebeveynlik mizacının ne olduğunu bilmek, çocuğa karşı davranış geliştirirken doğru adım atmak için önemli. Mizacı belirlerken çocuğa ve ebeveynlik davranışlarımıza objektif bakmak önemli. Eğitim sonunda bu konuda rehber olarak okunabilecek kitapların listesini de paylaşıyorum.

  • Ebeveyn Benim (Dr Ziya Selçuk, Dr. Enver Demirel Yılmaz)
  • Çocuklar Neden Farklı? ( İsmail Acarkan)
  • Kişiliğin DNA’sı (İsmail Acarkan)
Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Нету kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Billiepag kullanıcısının profil fotoğrafı
  • http://fastflux-hosting.ru kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL