Uncategorized

Anneler Günü Dediğin

 

Bir anneler günü daha geldi. Yine tüm sosyal medya platformları, medya kanalları belirli kalıplara sokulmuş ‘anne’ rolü üzerinden hazırlanmış kampanyalarla dolu. Hiçbirinin içeriğinde öze inen, empati yapan, karşıdaki kişiyi anlamış bir mesaj yok. Sanki tüm reklamlar ‘bunu al, ne hediye alacağım diye daha fazla düşünme’ diyor. Yani hedef kitle anneler değil onlara hediye seçecek olan kişiler sanki.

Kadın olarak yaşamanın zor olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Kadının rollerinin birbirine kimi zaman teğet geçtiği, kimi zaman çarpıştığı bir ülke. Daha kadın olarak kendi adımıza kaygılarımızdan arınamamışken doğurduğumuz can için olan kaygılar ile boğuşuyoruz. Kabullendiğimiz ya da kabullenmek zorunda kaldığımız tüm görevler üstümüzde ağır bir baskı oluşturuyor. Ve birileri sanıyor ki bu kadına bir küçük ev aleti alırsa ya da bir parfüm hediye ederse o kadının hayatı daha kolay hale gelecek. Yani yemeğe konulacak soğanın iyi rendelenmesi kadar konuşulmuyor bizlerin ihtiyaçları.

Bugün eminim ki birçok annenin onlarca takside böldürülmüş hediyelerden çok birilerinin onu dinlemesine, anlamaya çalışmasına, sarılmaya ve dinlenmeye ihtiyacı var. En son ne zaman anneninizin kendi için ne istediğini, hayatına dair arzularını, keşkelerini ya da değiştirmek istediği şeylerin ne olduğunu dinlediniz? Ya da bunların hangisini anlatmanız sizden istendi? Nedensiz sevginizi söylediniz mi mesela? Sizin en sevdiğiniz yemeği yaptığı için ya da gömleğinizi ütüleyip hazırladığı için değil sadece o an içinizden geldi diye sevginizi paylaştınız mı?

Bazı roller bize istesek de istemesek de yükleniyor ama annelik  rolü çoğu zaman kadının isteyerek, büyük bir arzu ile sahiplendiği bir rol ve inanın bu öyle güçlü bir istek ki karşılığında hiçbir zaman bir beklenti yaratarak altından kalkılacak bir şey değil. Yani size yıllarca emek veren ve bunu görev olarak değil doğal olarak yerine getiren kadına vereceğiniz her ‘maddesel hediye’ bir şeylerin karşılığı değil. Bunlar çocuk olarak bizlerin birer iç rahatlatma yöntemi. Bugün bu ülkede yaşayan birçok kadının en çok ihtiyacı olan hediye eminim bir terapist görüşmesi olabilir. Üstümüzdeki kaygıları, yarına olan endişeleri ve bu endişelerin kendinden çok senin bedeninden çıkmış başka bir bireyin hayatı için olması çok karmaşık bir durum.

Lütfen artık eğer bir şeyleri değiştirmek istiyorsak özellikle böyle ‘özel’ günlere yüklenen maddesel, tüketmeye yönelik algıdan başlayalım. Evdeki annenizi ‘anne’ dışında bir birey olarak görüp, onunla gerçek iletişimi sağlayın. Dinleyin, konuşun, anlayın. Ve hala eliniz ona uzanıyorken sarılın. Bir gün annenize alamadıklarınız değil onunla paylaşamadıklarınız içinizde kalıyor. Yarım kalan şey aslında onunla yaşanamayanlar oluyor.

Sevmek elbette yetiyor ama bazen sevdiğin kişiyi gerçekten dinlemek birçok şeyi değiştiriyor. Eğer mutlaka bu özel günde bir şey yapmak, fark yaratmak istiyorsanız anı yaratın. Anneliğine, kadınlığına, varlığına iyi ki dedirtecek bir anı.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Paurebub kullanıcısının profil fotoğrafı
  • JoshuaNug kullanıcısının profil fotoğrafı
  • kbnmsvvrm kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi