Nuray Güvendi Azeri arşivi

Bu satırları yazmamın tek sebebi sadece ama sadece ; Toplumumuzda hamileliğin bir kalkan olarak düşünüldüğünü, sanki hamileyken bu hastalığa yakalanmayacağımızı yada yakalanırsak tedavisi olmayacak gibi düşüncelerden bir nebze uzaklaştırmak adınadır. Maalesef kanser artık günümüzün grip hastalığı gibi. Ve özellikle meme kanseri artık 8 kadınımızdan birinde. Hamilelikte ise rahim kanseri, meme kanseri ve lenfoma en çok görülen vakalar. Bu hastalık için ileri yaşlarda yada genetik geçmişlerde görülür gibi bir izlenim olsa bile artık öyle olmadığını maalesef her birimiz etrafımızdaki örneklerden çok iyi biliyoruz. Teknolojinin ve sosyal medyanın getirmiş olduğu avantajları kullanarak sesimi duyurabildiğim kadar duyurmak istiyorum kadınlarımıza. Benim hikayeme gelince ; Mememdeki kitle elime geldiğinde 12 haftalık hamileydim ama tam teşhisin konması yaklaşık 2 ay sonrasını buldu.( o 2 ay da kanserli hücrelerin ne kadar ilerlediğini düşünmek bile istemiyorum) Çünkü kitleyi farkettiğim de doktorumda dahil olmak üzere ben ve herkes tarafından hamilelik hormonlarıma bağlandı. (Hamileyim ya, Ya süt bezesidir ya yağ bezesidir) Ve maalesef bu hastalıkla yüzleştiğimde hiç bir annenin yapmak istemeyeceği bir tercihte bulunmak zorunda kaldım. Ya bebeğimin hayatını riske edecektim ya da sağ kolumu ömrümün sonuna kadar daha pasif olarak kullanmam gerekecekti. Çünkü kanserli hücreler koltuk altı lenflerime de sıçramış olabilirdi. Onu görebilmek için bir ilaç kullanılması gerekiyordu. İlk gittiğimiz doktor o yüzden bu tercihi yapmak zorunda bırakmıştı beni. (Sonrasında gittiğimiz başka doktorlar , tr'nin en iyi onkolog doktorlarından çıkan heyet kararı ile şu an ikimizde hayattayız çok şükür) Ama bu tercihi yaptığım süreç, inanın beni savaştığım hastalıktan çok çok daha fazla yıprattı. 23 haftalıkken karnımdaki kızımla beraber ameliyatımızı olduk.Ve şimdi karnımdaki meleğimle beraber kemoterapi alıyoruz. Sağlığının olumsuz etkilenmesiyle ilgili ispatlanmış bir gerçek yok. Araştırmalara göre plesanta bu ilacı süzerek bebeği koruyormuş. Bilinen ise sadece kemoterapinin erken doğumu tetiklediği... Şu an 33 haftalık hamileyim ve 3 kere kemoterapi kürü aldım. Kemoterapi denince her kadının ilk aklına gelen şey saçlarım ise çoktan beni terk ettiler. Birde son olarak , Anne sütünün mucizelerini nasıl bir şifa kaynağı olduğunu bilirken maalesef kemoterapi aldığım için kızımı emziremeyeceğim. Ama kızım Melek'imi ve oğlum Çınar'ımı sarıp sarmalayacağım yılları düşündükçe ona bile alışıyorsunuz ve üzülmüyorsunuz. Ne de olsa bu hayatta, ölümden başka her şeyin bir çözümü yok mu? Sevgilerimle


Anne Yazıları

1 Hayat 3 Melek..

Uykusuz Chat

Lütfen yazışmalarınızda anneliğe yakışmayacak davranışlardan kaçınınız.