Uykusuz Baba

Babalar Annelerden Ne İster?

Ben diyim 50 siz diyin 55 sene önce filandı herhalde Uykusuz Anneler Kulübü’nde son yazışım. Bu kulübün blogbabbaya emeği büyük. Bu aymazlığıma son verip kaldığım yerden devam etmek istiyorum.

 

En son Gülderen Yalçın Murteza’nın Anneler babalardan ne ister? adlı harika yazısını okuyup, sonundaki “Bu arada babaların da annelerden bir sürü istekleri vardır elbet. Bir baba da onları yazsa keşke…” çağrısına yanıt vermeye aday olmuştum kendi kendime. Akabinde oturup bir liste yapmaya çalıştıydım. “Biz babalar annelerden ne isteriiiz…hmmm… ne isteriiiz?… ne isteriz ya?” diyerekten bu fikrin üstüne uzuun uzun uyudum (Aslında ‘ne isteriz ya?’ yerine gerçekte ‘ne isteriz lan?’ demiştim ama lan demek ayıp olduğu için buraya ‘ya’ diye değiştirerek yazıyorum).

 

Bugün uyanıyoz uykudan.

 

Herşeyden önce biz babalar çok mütevazi ve içine kapanık kişilerizdir. Dünya iyisiyizdir, çok fedakarızdır, ve asla görevden kaçmayız. Annelerden ne isteyebiliriz ki? Biz anne ve çocuğuna hizmet yolunda yürürken çıplak ayaklarımızda açılan yaralara tuz basıp, bir damla suda deniz gören minik minicik kimseleriz. İnanmayanları ayıplıyorum: Arakçılar, ayıp size.

 

Notlarıma bakaraktan yazıyorum, bu baba kullarınız ne ister:

 

Çocuktan sonra hala farkedilip, öyle olmasa bile evin eşit bir bireyi olarak görülmek isterler. Babalar bakkal çırağı veya çöpçüden daha fazla olduklarını hissetmek isterler.

 

Başka babalarla karşılaştırılmamak isterler. Her minicik babacık kendine hastır. Aynı her çocuğun özel olduğu gibi. Biz kendi şartlarımız dahilinde değerlendirilip, yarıştırılmadan katılmak isteriz çocuk sürecine. Bazı babalar oyun dehasıdırlar, ver çocuğu yarım saatte 1200 kalori yaktırsınlar uykudan önce. Bazı babalar muhabbet adamıdır, bi masal anlatır gece, çocuktan önce siz uyuyakalırsınız. Bazı babalar rahattırlar, çocuk da rahat olmayı öğrenir baka baka. Rahatlık ömrü uzatır.

 

İrili ufaklı kararlarda kendilerine de söz hakkı verilmesini isterler. Çocuğun gelişim süreci boyunca katılabildikleri kararlar motive eder onları. Bizleri.

 

Bir şeyi beceremedikleri zaman (beslemek, altını temizlemek, giydirmek…) ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci şans verilmesini isterler (Altıdan sonrasında kasmanın anlamı yok). Bezi çocuğun poposu yerine kafasına taktığı zaman “Çekil kenara, sana yaptıranda hata” denirse, baba soğur bezden kakadan. Yarın bigün ‘bez?’ dersiniz, ‘no’ cevabını alırsınız. Hassastır babalar.

 

Çocuk anneyle yapışık yaşam sürerken dış kapının mandalı misali boş boş oturacağına halı sahalarda koşmak, arkadaşlarıyla zaman geçirmek ister babişko. O an hiç bir işe yaramıyorsa, varsın aksın alemlere. Gün olur, devran döner, çocuk babaya sararsa anne akar alemlere, dünyanın dengesi böyle.

 

Anne hormonları ve yapısı gereği şefkat çiçeği, baba ise aynı sebeplerden oyun böceğidir. Çocuğu azdırmasına onay verilmesini ister. Olimpiyat oyunlarının çekiç atma dalındaki gibi çocuğu çevirip çevirip fırlatması veya 3 metre havaya atması veya masadan halıya atlamayı öğretmesi, çocuğu hayatın gerçeklerine hazırlar ona göre. Varsın biraz yapsın.

 

Aslında listede bir kaç şey daha var ama birbirimizi kandırmayalım. Yukarıdakiler belki doğrudur ama geneli kapsamaz.

 

Babalar çocuktur.

Şefkat ve ilgi isterler.

 

Bu kadar, az ve öz.

🙂

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Uykusuz Babba

    Uykusuz Babba



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • şaziye kullanıcısının profil fotoğrafı
    • orpjrw9 kullanıcısının profil fotoğrafı
    • ppdd1020 kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL