Uncategorized Uykusuz Baba

Babalar Günü’nde Babalar Ne İster?

kare-desenli-mor-kravat-54704-18-B

Başlıkta belirtildiği gibi dünyanın, pardon uzaylı babaları dışlamayalım, evrenin en önemli günü yaklaşıyor: Babalar Günü!

Baba olduğum için taraflı olarak bu söylemde bulunduğumu düşünenleri insafa davet ederim. Ne geçmişte, ne de şimdi böyle bir davranış içinde bulunmak bizim çıktığımız yolda asla düşüncemiz olmamıştır. Politikaya mı atılsam ne?

Babalar günü gerçekte nasıl değerlendirilir? Anneler günüyle kıyaslarsak misal olarak, tavuk-civciv uygun bir benzetme olacaktır kanaatindeyim. Anneler günü yaklaşırken, pazarlama dünyasının da katkılarıyla ortam duygu yoğun patlamalar yaşarken, babalar gününde yaz rehaveti çöker biraz. Yaani, bu da bir gün tabi neticede… Hadi kutlayalım da ayıp olmasın. Zavallı babalar…(İtinayla duygu sömürüsü yapılır).

Peki babalar gününde babalar ne bekler. Hediye? Öpücük? Özgürlük? Gelin tek tek tipik opsiyonlara bakalım…

HEDİYE

Hani çocuk ve yemek dendiğinde açık ara joker olarak kullanılan bir yemek vardır;makarna! Babalar gününde hediye dediğimiz zaman da böyle bir joker vardır; kravat! Eskiye göre popülaritesi düşmüş olsa dahi, uzuuun yıllar kravat sektörünün büyümesinde etken olmuştur bu trend. Makarnanın badisi “köfte” var da kravatın badisi yok mu? Tabi ki var; gömlek. Köfteden sonra gelen üçüncü eleman olan peynirli tostun karşılığı ise kemerdir. Kravat-Gömlek-Kemer. Muhteşem üçlü. Niye? Hemen hemen hiç şaşmaz bi kere. Sonra, babalar çoğunlukla alışveriş yapmadıkları için o açık bu şekilde kapanmış olur. Lakin, zaman biraz değişti. Babalar daha bir kokoş oldular, artık daracık pantalonlar, kısa paçalı şortlar, hunharca geliştirdikleri vücut hatlarını netleştiren tişörtler var. Eskiye göre daha çok alışverişe çıkıp kendileri alıyorlar kıyafetlerini. Sadece kıyafet midir hediye? Nö. Cüzdan, kravat iğnesi, kol düğmesi, parfüm gibi aksesuarlar da var işin tabiatında. Ha bir de yaza denk geldiği için mayoyu unutmayalım…

ÖPÜCÜK

Ben şahsen uzun süreler oğlumdan öpücük yerine daha çok tükürük almış bir babayım. Yarabbi şükür. Peki okkalı bir öpücük babalar gününde yeterli olur mu? Normalde alınmıyorsa, elbette. Ama her daim öpücük alınıyorsa, yemezler. Biraz daha gayret.

EL İŞİ KOMPOZİSYON

Çocuğun veya çocukların yapacakları bir resim, kolaj, mektup gibi manevi değeri daha yüksek ve özgün eserler var bir de. Bazen annenin sanat yönetmenliği eşliğinde, bazen tamamen çocukların özyetilerinden çıkar. Bana göre öpücükle bir arada olduğunda bu tip bir sunum kravat veya gömlekten yeğdir. Birincisi, çocuk sorumluluk alır, emek verir (Çoğu zaman kravatı alanın çocuk olmadığını, annenin organize ettiğini biliyoz, anlamadığımızı sanmayın). İkincisi duvara dolaba asılabilir, daha da güzeli, çalışma masası varsa oraya koyulabilir iş yerinde. Gururla sergilenir. Tabi çizilen resimde anne kocaman, güler yüzlü ve çok güzel, baba bir dirhem, böcek gibi ve vampir dişli çiziliyorsa hayal kırıklığı yaratabilir. Verilmek istenen mesajı almak önemli olsa da annenin burada müdahele edip gerekli düzeltmeleri yapması beklenmektedir.

“Baba bak babalar günün için sana resim hedaye yaptım ben”

-Aaa bakiym… Ben yokum oğlum bu resimde?

“Hı hı. Annem var. Babalar günün putlu olsun”

ÖZGÜRLÜK

Şimdi geldik zurnanın zırt dediği yere. Babalar gününün anlamı baba olmuş erkek kişinin baba oluş yıldönümünü kutlamak üzerine kurulu iken, bazı babalar o günün şerefine babalıktan es alıp bir zamanlar sahip oldukları kanatları takarak özgürce uçmanın tadını çıkarmayı isteyebilir, ve farkettiyseniz oldukça uzun bir cümle kurmaktayım -ki şu anda konudan kaymış olsam da bu uzun cümlenin nereye gideceğini görme isteğime engel olamadığımı hissediyorum ve gerçekten acaba bunu okumaya devam ediyormusunuz bunu da merak ediyorum, aslında “nokta” koymam lazımdı ama içimdeki kıl kişilik “abi devam et yaa, hehehe” diyor, lakin buraya kadarmış, uzatamıyorum, haaa, derseniz ki, “çok çetrefilli bir konuya girdin, özgürlük nedir lan, özgür değil misin zaten, daha ne kadar özgürlük istiyorsun öküzcük” gibi tepkilerden korkuyorsun, evet şu anda ben aslında lafı çeviriyorum. Topuğuna sıkarlar adamın. Yine de hakkını verelim: Erkek arkadaşlarıyla gidebileceği bir etkinlik buna örnek teşkil edebilir (maç, mangal, çilingir sofrası, paraşütle atlama, formula pistinde yarış tecrübesi, masaj, sauna, 3 günlük Kıbrıs tatili, …).

NOT: Özgürlük bölümünü bağzı şer odakları zorla yazdırdı bana. Ben zaten ailemle özgürüm. Gözüm varsa daha fazlasında, tavuktan zehirlenip cırcır olayım.

ETKİNLİK

Baba- çocuk etkinlikleri. Ebeveyn toplumu olarak “aktivite” manyağı olduğumuz bu dönemde çok daha fazla seçenek var eskiye göre. Baba ve çocuk(lar) aktivitede devindikleri sırada annelerin boşa düşüp ziv ziv gezdikleri gözümüzden kaçmıyor yalnız. Yemezler. El işi kompozisyon kadar değerli bir jest bence. Baba ve çocukların felekten bir gün çalacakları çeşitli eğlenceler düzenlenebilir veya düzenlenmiş olanlara katılınabilir. Unutmayın, odakta babanın eğlenmesi olmalı. Çocukları iteleyip parka gönderdiğiniz babalar her şeyin farkında.

ÇİÇEK

Ne var? Beğenemediniz mi? Niye çiçek annelerin tekelinde hı? HI??? Erkeklere çiçek alınmaz. Yok ya? Ben de istiyorum. Çiçek sevdiğimden değil, madem annelere alınıyor, bize de çiçek alınsın. Diyebilirsiniz ki, çiçek estetik bir obje ve kadınla yani anneyle daha özdeş, erkekler ise daha çok sığır ile özdeşleşiyor toplumda… Haklı olabilirsiniz. Ama hediye olarak sığır alınmadığına göre, ben ısrarla bu haktan yararlanabilmemiz gerektiğine inanıyorum. Gıcığım evet.

NOT: Saman çiçek değildir. Gizli mesaj vermeyin.

SEVGİ/ŞEFKAT

Yukarıda özgürlükten bahsederken “zurnanın zırt dediği yere geldik” demiştim. Şimdi ise trombonun zobart dediği yere geldik. Ben bunu daha önce bir çok kez yazdım. Bana Küçük Emrah, duygu sömürgeni gibi hitaplar oldu. Israrcıyım. Babalar da şefkat ister. Bir güncük de olsa bizi sevin, sarın sarmalayın. Bir gün boyunca her söylediğimizde haklı olalım, hep bizim istediğimiz kanal açık olsun televizyonda, bizim istediğimiz yerde yemek yiyelim, evde en çok önem bize verilsin, eleştirilmeyelim, her önünüzden geçtiğimizde ayakta alkışlanalım, konfetiler patlasın, meşaleler yakılsın, şiirler yazılsın, şarkılar söylensin, tekrar tekrar ne kadar gerekli ve önemli olduğumuz fısıldansın kulaklara, hatta ne fısıldaması, neon ışıklarla yazılsın duvarlara… Biraz abartmış olabilirim. Sevgi şefkat diyoz işte.

SON OLARAK

Karar veremiyorsanız eğer, sorun babaya, acaba ne bekler.

Babalık ise muhabbet, çocuksuz olunmuyor, yaşı geldiyse, çocuğa da sorulsun elbet. Acaba o ne yapmak ister.

Unutmayın ki, hiç hediyesiz de olur bu işler.

Aslolan, biz babaları da besleyen, aynı anneler gibi, minik, manevi jestler.

Baba kucağı dolusu sevgiler 🙂

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Uykusuz Babba

    Uykusuz Babba



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • şaziye kullanıcısının profil fotoğrafı
    • orpjrw9 kullanıcısının profil fotoğrafı
    • ppdd1020 kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL

    Benzer Yazılar

    Editör'ün Seçimi