Çocuk gelişimi Yaşam

Çocuğum neden mızmızlanıyor?

crying-2856_640

 

Eğer annebabaların sinir oldukları şeylerin listesi yapılsa, herhalde çocukların mızmızlanmaları en üst sıralarda olur! Bu her çocuğun eninde sonunda deneyimlediği bir davranıştır. Bazı çocuklar mızmızlanma durumuna öyle bir alışır ki, hiç bırakmayacaklar sanırsınız. Ne zaman ki anne-babalar bununla başa çıkmak için tavsiye almaya karar verirler, çocuk genelde bu davranışı bırakmış olur.

Bir çocuk mızmızlanmaya başladığında, istediği şeyi yapsanız da muhtemelen bu onun duygusal durumunu uzun süre değiştirmeye yetmeyecektir. Çocuk mızmızlandığında, içindeki hava durumu bulutlu ve de fırtınalıdır. İstediğini yapmak anne-babayı birkaç dakika için rahatlatsa da, çocuğun genel ruh hali kısa bir süre sonra “tekrar mutsuzum” tonuna geçecektir.

Mızmızlanması durumunda onu odasına göndermek ya da cezalandırmak da ruh halini değiştirmeye yaramayacaktır. Ceza bittikten sonra sessizleşecek ama kendi içinde daha iyi hissediyor olmayacaktır. Muhtemelen ayak diremenin, birilerine zorluk çıkarmanın, ilgilenmemenin türlü yollarını bulacaktır. Bu ısrarlı mutsuzluk durumu annebabalar için zordur. Ebeveynler olarak bizler bu sorunu çözmek için zamanımızı ve enerjimizi harcamamıza rağmen bir sonuç elde edemeyince de suçu kendimizde ararız!

Mızmızlanan çocuklar önemli bir bilgi iletişimi halindedir.

Çocuklarınızın neden mızmızlandığını anlamanız için size çok yeni bir yol önermek ve bunu halletmeniz için de deneyebileceğiniz ilginç çözümler sunmak isteriz. Gözlemle başlıyoruz; aynen diğer tüm davranışlarda olduğu gibi mızmızlanma da önemli bir iletişimdir. Biz anne-babalar elbette mesajın başka bir şekilde iletişimini tercih ederdik – bambaşka bir şekilde! Ama mızmızlanma çocuğunuzdan haber var demektir. Haberin başlığı : “Yalnız hissediyorum, güçsüz hissediyorum!”

Genellikle, mızmızlanma çocuğun anne-babayla ya da bakıcıyla duygusal iletişimi kesildikten kısa bir süre sonra başlar. Anne-babaların yapması gereken normal şeyler vardır; ufak kardeşi beslemek, yemek yapmak ya da bir arkadaşla telefonda konuşmak gibi ve bunlar bile çocuğa duygusal iletişiminin koptuğu veya ilgilenilmediği hissini verebilir. Ufak çocukların büyük dünyasında duygusal kopukluk onların ruhunu acıtır. Yardım için bir sinyal yakarlar: “Kurabiyeeee istiyoruuuuuuum!” Bu perişan bir ifade ile olur ve bedenleri zarzor hareket eder.

Çocuk bir kere kopukluk hissetti mi, küçük bir durum bile güçsüzlük hissinin devasa büyüklükte olmasına sebep olur. Pijamalarla oturmak yerine giyinmek zorunda kalmak, kediyle oynamak yerine dişlerini fırçalamak durumunda olmak, hoşçakal deyip okula veya kreşe gitmek zorunda olmak mızmızlanmaya sebep olabilir.

Mızmızlanan çocukların gerçek ihtiyaçları vardır.

Mızmızlanan bir çocuk muhtemelen sizin yardım amaçlı yapacağınız şeylerden tatmin olmayacaktır, ama onun gerçek ihtiyaçları vardır. Size ihtiyacı vardır. Sadece sizin yaptıklarınıza değil. Sizinle iletişimde oluğunu hissetmek ister. Sadece bir bağlantı hissi bile onu rahatsız eden berbat keyifsizlik hissini tamir edebilir.

Çocuklar birlikte oldukları insanlarla – anne/baba, bakıcı, büyükanne büyükbaba, kuzenler ve arkadaşlar- yakınlık hissetmek durumundadır. Yakın oldukları ve sevgiyle kucaklandıkları zaman, güvenli ve rahat davranırlar. Birilerine yakın olamadıkları zaman, davranışları da hemen darmaduman olacaktır.

Mızmızlanan çocukların rasyonel olmayan hisleri vardır.

Gelip gitmeler, bir aktiviteden diğerine geçmeler, sizi meşgul ve bir işle ilgilenirken görmesi ya da diğer kardeşleriyle sizin dikkatinizi vermeniz için yarış yapması, onunla aranızdaki güzel şeyleri yer bitirir. Bazen anne-babalar müsait de olsa, o dakika sıcak ilgisini veriyor da olsa, çocuklar iletişimin koptuğunu hissedebilirler; çocuklar “yalnızım” hissi onları sardığında, sevgiyi ve ilgiyi hissedemeyebilirler. İnsani duygular; sıklıkla durumun gerçekliğinden uzak bir duygusal tablo çizebilirler.

Mesela, mızmızlanma sıklıkla sizin çocuğunuzun sevdiği şeyleri yaptığınız tatlı ve yakın geçen bir oyun zamanının sonunda başlayabilir. Siz çocuğunuzla güzel şeyler yapmak için elinizden gelenin en iyisi yapmışsınızdır, fakat aniden hiç tatmin olmamış  “Hiç benim istediğimi yapmıyorsun!” diye huysuzlanan bir çocuk bulursunuz. Bu durum da anne-babanın “bir daha böyle davranırsan seni parka götürmeyeceğim” diye hissetmesine sebep olur.

İyi geçen vaktin ardında bu durumun olmasının sebebi, önceki deneyimlenen ve kaydedilen yardımsız ve yalnız kalma hissinin geri gelmesidir. Duygular bir önceki günden ya da eski zamanlardan gelebilir – çocuğun hafızasına işlenmiş ve oyun sonrasında ya da günün herhangi bir zamanı açığa çıkmıştır.

Mızmızlanan çocuklar sizi kullanmaya çalışmıyorlar.

Çocuğunuz mızmızlandığında, sizi elde etmeyi amaçlamıyor. Aslında gerçekçi olmayan isteklere yanıt vermenizi beklemiyor. Size desteğinizi istediğine dair sinyal veriyor.

İsteyeceği mantıklı olmayan bir şey seçiyor, dolayısıyla siz kibarca “hayır” diyorsunuz. Sonra kötü hislere yol açabiliyor. Ağladığı zaman, aslında bu duygulara yol açacak. Eğer dinlerseniz, sizin dikkatinizi çekecek, sevginizi fark edecek ve kendisi ve dünyası için daha iyi hissetmeye başlayacak. Uğruna ağladığı şey neyse ondan vazgeçecek çünkü sizi elde etti.

“Kurabiye istiyoruuuuuuum!” dediğinde aslında “lütfen hayır de ben de ağlayayım ki beni kucakla!” dediğini anlayın.

Çocuğunuza yeniden iletişim kurması için yardım edin.

Mızmızlanmak, çocuğunuzun sizin onun yanında olduğunuz hissini kazanmasından önce duygusal bir çıkış aradığı gösterir. Kahkaha, ağlamak ve öfke krizleri kötü duygularından kurtulmak için tipik bir durumdur.

Güzel bir gülüş (gıdıklayarak güldürmeye zorlamayın), sağlam bir ağlama (sizin sinirlenmeniz ya da cezanız olmadan) ya da iyi bir öfke krizi (çocuğu bitirmesi için zorlamadan) mızmızlanmaya sebep olan yardımsızlık ve yalnızlık hissini iyileştirecektir.

Çocuğunuz bir kez sizinle ya da aile bireylerinden biriyle iletişim duygusunu yakalayınca, tekrar işe koyulması mümkün olacaktır. İstediği şeyi “zavallı ben” tonuyla söyleyecek. Daha kolay birine dönüşecektir. Yani enerjinizi çocuğunuzla tekrar iletişim ve bağ kurmaya harcamanız iyi olacaktır.

Önce çocuğunuzun isteğini yerine getirmeye çalışın

Mızmızlanan bir çocuk en az 1-2 dakika dikkatinizi çekmek istemektedir.

Önce, istediği şeyi yerine getirmenizin gerçekte sizinle iletişim, bağ kurmasına yardımcı olacağından emin olamazsınız. İstediği şey size makul gelebilir – bir bardak su, ayakkabı giymesi için yardım, sevdiği birşarkıyı dinlemek gibi… Eğer istediği şeyi ona vermek size mantıklı geliyorsa, bunu yapın. Ama eğer halen mızmızlanma devam ediyorsa, bu onun duygusal durumundan kaynaklanıyordur. Fırtına yaklaşıyor demektir.

Eğer tatmin olmazsa, yakınlık teklif edin ve sınırları için net olun.

Hepimizin “hayır” dediğindeki o soğuk tonlama çocuğun daha da yalnız ve ilgisiz hissetmesine neden olur. Çocuğunuzun içinde bulunduğu mızmızlık durumunu derinleştirir.

Eğer “Hayır başka kurabiye yok, belki yarın!” diye gülümseyerek ve yanağına bir öpücük koyarak söylerseniz, çocuğunuz kurabiye yerine sizinle bir bağ kurmuş olacaktır. Eğer biraz daha mızmızlanırsa, tekrar gelip ensesine sokulup “yo, yo, yo…” diyip küçük bir öpücük kondurursunuz. Eğer ısrar ederse, halen etkilemeye çalışıp, sıcak bir gülümsemeyle “Ben senin kurabiyenim!” gibi şeyler söyleyin. Sonra ona sarılın ve havaya kaldırın. Bazı durumlarda sizin etkilemek için yaptığınız şeyler onun kahkahalarına ya da öfke nöbetlerine de sebep olabilir.

Her iki sonuçta da, ne kadar garip de olsa onun için iyidir. Kahkaha, gözyaşı ve krizler, siz onu dinleyip ilgi gösterdiğiniz sürece, çocuğun iç dünyasının çözülmesini sağlayacaktır. İyi bir ağlamadan sonra (Onu dinleyip, ağlaması bitinceye kadar güzelce “hayır başka kurabiye yok” demeye devam etmelisiniz) ya da bir öfke nöbetinden sonra (“Evet, kurabiye istediğini biliyorum oğlum”) ya da kahkahalardan sonra (“Şimdi geliyorum sana bir kurabiye öpücüğü veriyorum!”), sizin ona olan sevginizi tekrar hissetmeye başlayacaktır.

Eğer oyunbazlık yapamıyorsanız da özenli davranın

Çocuğumuz mızmızlık yaparken ona oyunbaz davranmak bizlere kolay gelmez. Dolayısıyla sizden mızmızlanarak yaptığı isteklere şakayla karışık karşılık vermek ya da yakınlaşmak için bir yol bulamıyorsanız, Yanına yaklaşıp, yapabildiğiniz kadar az rahatsız edici şekilde “hayır,” “sabretmen gerekiyor,” “bunu yapmana izin veremem,” “şu anda onunla kardeşin oynuyor,” ya da “sana da sıra gelecek ama şimdi değil” gibi şeyler söylemeniz işe yarayabilir.

Sınırlar konusunda net olmak ve göz kontağı kurmak, omzuna ya da bacağına elinizi koymak ve gösterebileceğiniz herhangi bir sıcak temas, çocuğunuzun yapmaya ihtiyaç duyduğu o ağlama ya da öfke krizinde kendi kendini kontrol etmesini sağlayacaktır. Çocuklar öfkelerini dışa vurmayı bilirler. Başlamak için ise, sadece bizim onlara bağ kuracak kadar uzun ilgi göstermemize ihtiyaç duyarlar.

Kahkaha, öfke krizi veya gözyaşlarına sabrınız ve zamanınız elverdiği kadar uzunca bir süre müsaade edin.

Çocuklar içlerinde arka planda bir çok duygu yüklendiğinde mızmızlanırlar. Sonunda ağlamaya veya içini dökmeye başladığında, kurabiyeyi ya da oyuncağını alamamanın hayal kırıklığının üstesinden gelmeye başlıyordur. Bir kardeşe sahip olmak, her sabah vedalaşmak sizinle zorunda kalmak veya bir hastalıktan çıkmak gibi bir gerginliğin boşalmasını yaşıyor olabilir. Herhangi bir durum için, çocuklar olumsuz duygularından arınma ihtiyacı duyarlar ve sonrasında artık gergin hissetmezler.

Eğer duygu yükü fazlaysa, bu biraz zaman alabilir. Anne-babaların her zaman çocukların elindeki duygusal görevi bitirmesi için vakti olmayabilir. Çocuğun 15-20 dakika ağlamasını dinlemek durumunda kalabilirsiniz ve sonra onu susturma ihtiyacı duyarsınız. Eğer çocuğunuzun ruh hali düzelmezse, bitirmeyecektir. Çocuk için ağlamayı bitirmeden kesmek, uykusunu almadan uyandırılması gibidir. Eninde sonunda tekrar ağlamak için bir yol arayıp bulacaktır. İçinde bir his bunu tamamlaması gerektiğini söyleyecektir. Dolayısıyla yapabilirseniz tekrar dinleyin. Çocuğunuz yarım kalan duygusal bölümü kısa zaman sonra tamamlayacaktır ve güvenle ikinizin de iyi vakit geçireceği kıvama gelecektir.

Mızmızlanma başladığında onu dinleme anları size bakış açısı kazandırmaya yardımcı olabilir.

Yukarıdaki deneyimleri gerçekleştirmenin zor kısmı, mızmızlanmanın içimizdeki her türlü mantık dışı hisleri tetiklemesidir. Mızmızlanma, anne-babanın kızgınlık, tükenmişlik ve öfke duygularını harekete geçirir.

Kışkırtılmış ve çaresiz hissederiz.

Duygularımız yükseldiğinde, mantıklı düşünememeye de başlarız. Ailelerimizin bize mızmızlandığımızda gösterdiği şekilde tepki gösteriririz.

Mızmızlanmaya karşı tepkimiz ailelerimizden bize geçmiş olan davranışlardır ve genellikle nesillerden geriye gidildikçe daha sertleşen tepkilere rastlanır.

Yani ona vereceğimiz ağır bir tepki ya da ceza yerine, mızmızlanan çocuk için muhakeme yapmamız ve iletişim kurma çabası göstermemiz için bir zihinsel hazırlık gerekmektedir.

Her anne-baba bir çocuğa ya da çocuklara bakmanın ne kadar zor olduğunu dinleyecekleri birini hak ederler. Yani bizi düzeltecek ve endişelenmeyen bir yetişkin tarafından sesimizin duyulması için yolar aramak anne-baba açısından çok önemlidir.

Bir arkadaşla, çocuğun olmayacağı bir ortamda on dakika dertleşip rahatlamak bile size çocuğunuzun mızmızlanmalarının üstesinden gelmenize ve iletişim kurmanıza iyi bir şans yaratabilir.

Bu nasıl olacak?

Kum havuzunda bir anne ve 4 yaşındaki oğluyla birlikte oynuyorduk. Ayrıca onun yakın arkadaşı da bizim biraz ilerimizde oynuyordu. 4 yaşındaki oğlan inşaatçı şapkasıyla oynuyordu. Sonra onu yere bıraktı ve traktörüyle oynamaya başladı. Daha sonra ilerideki çocuk geldi şapkayı alıp oynamaya başladı. Şapkası alınan çocuk mızmızlanmaya başladı, “Şapkayı istiyorum! Benim şapkamı aldı!” diyerek oturdu ve annesine çaresizce baktı. Annesi de üzüldü ve dedi ki: “Onun yanına gidip şapka için konuşmak ister misin?” ve çocuk da mızmızlanarak “Senin gitmeni ve almanı istiyorum. Sen git iste.” dedi. Anneye ağırdan almasını ve durumu düzeltmesi gerekmediğini belirttim. Çocuğu çok mutsuz ve çılgına dönmüştü. Bir şapka çocuğun taşıdığı duygu birikimini çözmeye yetmeyecekti. Annesi işleri ağırdan almaya başladı. “Tamam oğlum, birazdan gideriz ve isteriz, şimdi değil.” dedi. Çocuk ağlamaya başlamaya hazırdı. Anne onu kucağına kaldırıp rahatlatmaya çalışmadı – çocuk da buna yanaşacak durumda değildi zaten- ama çocuğunun hemen yanında bekledi. Ona baktı ve duygularını izlemeye başladı. Çocuk şapkasını isteye isteye ağladı ve bir yandan da ayağıyla kumları tekrar tekrar kazıyordu. Kumları tekmelemiyordu ama annesinin tarafına yığıyordu. Annesi dinledi izledi. Çocuk bir süre sonra ağlamayı ve kumları yığmayı bıraktı. Yüzü rahatlamıştı. Annesine kumda başka şeyler yapmayı önerdi. Tatmin olmuş hissediyordu ve birlikte oynamaya devam ettiler. Şapkayı artık isteme gereği duymadı. Ve sonraki istekleri daha rahat ve direktti.

 

 

 

Görsel Kaynak: www.pixabay.com

Kaynak: http://www.handinhandparenting.org/article/whats-the-cure-for-children-whining/

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Eve Cathey kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Angeline Noskowski kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Star Cordner kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi