Anne-Baba Çocuk

Çocuğunuz Sizi Dinlemiyor Mu?

family

Çocuklarla iş birliğini kolaylaştırmak için anne babaların kullanacağı stratejiler nelerdir?

Aileleri en çileden çıkaran şeylerden birisi, çocukların onlara söylenen şeyleri yapmamasıdır. Anne babalar sürekli tekrarlar ve hatırlatır ve bu çok bıkkınlık verici olduğundan aileler sabırsızlanır ve sinirlenirler. Bu olduğu zaman, çocuklar da sinirlenir ve karşılıklı olarak uzlaşmaya meyilli olmazlar. Bu da kısır bir döngü oluşturur. Bu döngüyü kırmak ve çocuklarının uzlaşma alışkanlığı edinmesine yardımcı olmak anne-babaların işidir.

“Calmer, Easier, Happier Parenting” kitabımda, çocukların onlardan istenilenleri, zamanların %90’ında itirazsız şekilde, ilk söylendiğinde yapma kabiliyetleri olduğunu anlatıyorum. Diğer zamanların %10 unda ise muhtemelen çocuk oldukları ve robot olmadıkları için huysuzlanacaktır. Ama kitabımda anlattığım stratejileri kullanarak bu %10 luk zaman dilimde bile daha az karşı çıkacaklardır.

Koşulsuz sevginin önemi hakkında birçok yazı yazılmaktadır. Çocuklarımız zaten bizim koşulsuz sevgimize sahipler. Ama çocuklarımız çok fazla ihtiyacı olan başka bir şey daha var. Onların yaptığı şeyleri takdir ettiğimizi ve onayladığımızı bilmek isterler. Bu onaylama onların davranışlarına bağlıdır.

BETİMSEL ÖVGÜ

Ailelere öğrettiğim temel araçlardan birisi de betimsel övgüdür. Ailelere çocuklarının uzlaştığı zamanlara dikkat etmelerini söylüyorum. Çocuk çok fevri olduğunda bile, yanlış yerde yanlış zamanda yanlış şeyi yapıyor görünse de, aslında çoğu zaman uzlaşmacıdır. Fakat ailenin aklında yer eden, çocuğun daima itirazcı olduğudur.

Dolayısıyla, bizim kendi izlenimlerimizi ve bununla ilgili konuşmalarımızı değiştirmemiz gerekmektedir. Betimsel övgü çocuğun tam olarak neyi doğru yaptığıyla ilgilidir; mesela, “Adını söylediğim zaman, hemen bana baktın” ya da “Hiç tartışmadan ne söylediysem yaptın,” ya da “Ayakkabını giymek istememene rağmen, yine de hemen giydin.”

Örneklerimde fark edin, “Aferin” veya “Bunu yapmakta çok iyisin” ya da “Sen en iyisin” gibi cümleler yok. Bu tip kelimelerdeki problem, çocukların çoğu zaman buna inanmamalarıdır. Bunun sebebi çocuklar gerçekte bu kadar harika, en iyi olmadıklarını bilirler! Ayrıca, bu kelimeler gerektiği kadar yararlı değildir. Çocuklar gerçekte sizi memnun edecek kadar ne yaptıklarını bilmek isterler. Bu yolla övgü kazanmak için tekrar ne yapacaklarını bilirler. “Aferin” kelimesi bir şeyi anlatmadığı için bir anlam da içermez.

Çocuklar için anne babasının memnuniyeti en güçlü motivasyonlardan biridir. Bu memnuniyetimizi ne kadar çok gösterirsek, çocuklarımız da o kadar çok bizi memnun etmeyi isteyeceklerdir. İlk önceleri çocuklar bizi memnun etmek için doğru şeyleri yapacaklar. Harika olan da şu ki, anne baba bir süre betimsel övgüye devam edince, çocuklar kendileri hakkında söylenen iyi şeyleri özümserler. Sonra, yaptıkları iyi şeyleri kendi kendine fark etmeye başlarlar. Çocuğunuzu “kardeşime yardım ettim” ya da “bebeğe karşı çok dikkatliyim” veya “Çok cömertim” demeye başladığını duyabilirsiniz.

Size günde on kez ailedeki herkese (eşiniz de dahil) betimsel övgü yapmanızı öneririm. Bu çok fazla görünebilir ama aslında TAMAM kelimesinin karşılığını görmeye ve fark etmeye başladığınızda, bunu başarmak çok kolay olacaktır. Şöyle diyebilirsiniz, “Ben söylemeden dişini fırçaladın” veya (eşinize) “Bulaşıkları yıkadın, tencereleri bile; çok yardımcı oldun bana”.

Çocuklara teşekkür ederim demeye gerek yoktur çünkü bunu söylediğinizde sanki size kişisel bir iyilik yapmış gibi bir durum oluşur. Fakat eğer çocuğunuz yapması gereken bir şeyi yapıyorsa ve bu davranış da onun öğrenmesi ve alışması gereken bir şeyse, bu alışkanlık haline gelir. Çocuğunun yaptığı onaylanması gereken küçük şeylere betimsel övgü yaptığınızda, yüzünüzde bir gülümseme ve sesinizde de bir mutluluk olduğundan emin olun. Bu gülümseme, çocuğunuza iyi bir şey yaptığını göstermeniz için yeterli olacaktır. Ona teşekkür etmeye veya onun harika olduğunu söylemenize gerek kalmayacaktır.

Çocuklar betimsel övgüyü özümsemeye başladıklarında, doğru şeyi yaptıklarında iyi hissederler ve yanlış bir şey yaptıklarında ise huzursuz olmaya başlarlar. Bu doğuştan gelen bir durumdur. Ebeveyn olarak hedefimiz budur; çocuklarımızın doğru şeyleri ayırt edip yapmaları. İşbirliği bu güçlü bilinci geliştirmenin ilk adımıdır.

Betimsel övgüyü daha faydalı ve etkili yapabilirsiniz; yardımsever, dayanışmacı, kendine inanan, kibar, cömert, dostça, kararlı gibi ifadelerle daha kaliteli biçimde şekilde ifade edebilirsiniz. “Partiden kardeşine kurabiye getirmişsin. Bu çok düşünceli bir hareket” diyebilirsiniz. “Çok düşüncelisin” demek iyi olmaz, çünkü çocuğunuz o zaman diğer zamanlarda bunu yapmadığında düşünceli değilim diye hissedebilir!

İşte betimsel övgüyle ilgili bir uyarı. Eğer çocuğunuzu çok önceden beri yapabildiği bir şey için överseniz, bu sefer de aşağılanmış hisseder. Onun yerine şöyle söyleyin; “Sana her gün dişini fırçala demeye alışmıştım. Şimdi bunu söylemeden yaptın. Bu kendine güven demektir.”

ÇEVREYİ HAZIRLAMAK

Kitabımda işbirliğini geliştirmek için bir başka stratejiden de bahsettim, buna başarı için hazırlık diyorum. Bu, çocukların doğru şeyi yapmalarını kolaylaştırmayla ilgilidir. Bunu yapabilmek için çok yol mevcuttur. Bu yollardan biri çevreyi hazırlamaktır. Çocuklarınızın yemek vaktinde masanın altında birbirlerini tekmelediklerini varsayalım. Onları yan yana oturtursanız da, dirsekleriyle didişirler. Ama eğer onları birbirine çapraz biçimde oturtursanız, muhtemelen birbirlerine erişemeyeceklerinden dolayı bir sataşma olmayacaktır ve bu da size betimsel övgüden fazlasını verir.

Eğer çocuğunuz sabahları sürekli olarak kış ortasında yazlık kıyafetleri giyiyorsa, dolabındaki bütün yazlıkları kaldırırsanız artık daha uygun kıyafetler giyecektir.

Eğer çocuğunuz sürekli oyuncaklarıyla etrafı dağıtıyorsa ve toplamıyorsa, oyuncaklarını kutulayıp bir kısmını periyodik olarak kaldırabilirsiniz. Artık çocuklarınız çok fazla dağıtamayacak ve toplaması da kolay olacaktır. İlave bir bonus da, birkaç hafta ya da ay sonra, kaldırdığınız oyuncakları tekrar çıkardığınızda oyuncaklar da cazip gelecektir.

ENİNE BOYUNA DÜŞÜN

İşte size daha fazla uzlaşma sağlayacak bir başka başarıya hazırlık stratejisi. Bunu daha önce duymamış olabilirsiniz çünkü diğer ebeveynlik kitaplarında bunu bulamazsınız. Bu strateji “Enine boyuna düşünme”dir ve öğüt vermenin veya azarlamanın yerine geçer. Genelde çocuklarımıza ne yapmaları ya da yapmamaları gerektiğini söylemek için fazla yoğunuzdur ve yanlış bir şey yaptıklarında sinirleniriz böylece onları azarlarız. Enine boyuna düşünmek çocuğun yanlış yapmasının hemen ardından değil boş bir zamanda olur. Bu yöntem çocuğun gelecekte neyi doğru yapabileceğine odaklanır, geçmişte neyi yanlış yaptığına değil. Bu yöntemde çocuğunuza, ondan istediğiniz hassas davranışları düşünmesine yöneltecek sorular soracaksınız. Her bir düşünme bir dakikadan fazla sürmemelidir. Eğer uzun sürerse, çocuğunuz sorularınıza yanıt vermemek için direnmeye başlayabilir. Çocuğunuzun kediyle çok hoyratça oynadığını varsayalım. Düşünmeye yöneltecek diyalog şöyle olabilir.

Ebeveyn: (Gülümseyerek) Ayşe sana birkaç soru soracağım.

Ayşe bakar.

Ebeveyn:  (Betimsel övgüyle başlayarak) Gözümün içine bakıyorsun böylece beni dinlediğini görüyorum.

İşte ilk sorum, Ayşe. Kediyle oynarken, ona nasıl dokunmalısın?

Ayşe: Hmm.. Nazikçe?

Ebeveyn: Evet doğru, nazikçe. Pati’ye nasıl bakacağını biliyorsun. Şimdi kolumun Pati olduğunu varsayalım ve nazikçe nasıl seveceğini bana göster.

Ayşe gösterir.

Ebeveyn: Bu doğru. Çok nazikçe seviyorsun. Bu Pati’nin hoşuna gidecek.

Ayşe size cevaplar verdikçe, neyi nasıl yapacağını açıkladıkça, otomatik olarak kendisini de bunu doğru yapıyorken hayal edecektir. Ebeveynler, bu enine boyuna düşünmeyi ne kadar çok yaparlarsa, çocuğun da zihninde hayvanlara nazik davrandığı görüntüsü yer edecektir. Bu, yeni davranışı doğal ve doğru şekilde yapmaya başlamasını sağlar. Bir süre sonra Ayşe’ye hayvanlara nasıl davranacağını sormaya gerek kalmaz. Bu yeni davranışı özümseyecek ve alışkanlık haline gelecektir.

ÇOCUKLARA YAPABİLECEKLERİ ŞEYLERİ YAPTIRIN

Uzlaşmayı maksimize edecek bir başka yol daha! Anne babalar çocukların kendileri yapabilecekleri şeyleri yapmamak için yemin etmelidir. Bunun için birçok neden var. Çocuklar yapabilecekleri şeyleri kendileri yaparlarsa, daha özgüvenli olurlar. Ayrıca, eğer anne baba parasız hizmetçi gibi davranırlarsa, çocuklar neden anne babalarının ona yap dediği şeyleri yapma gereği duysunlar ki? Çocuklar, kendileri yapabilecekken onların yerine her şeyi yapan ebeveynlerine saygılarını yitirirler.

İşte bunun tipik bir örneği. Bir oğlan şekerinin paketini annesinin eline tutuşturuyor, onu çöpe atmak annesinin işiymiş gibi. Bunun kendi işiniz olduğunu kabul etmek yerine veya sorumlulukla ilgili öğütler vermek yerine, size ellerinizi indirip çöpü kabul etmemenizi öneririm. Çöp kutusunu göstermeyin bile. Çocuğunuz çöp kutusunu arayabilir ve aramalıdır ve onu kendi başına bulmalıdır. Bunu yaptığında, ona betimsel övgü yapabilirsiniz, “Çöp kutusunu kendi başına buldun, bu çok olgun bir davranış”. Eğer bu çok oluyorsa, yeni kural için herkesin kendi çöpünü atmasıyla ilgili enine boyuna düşünme yapmalısınız.

 

Yazar ve Kitabın Adı:  Noel Janis-Norton –  “Calmer, Easier, Happier Parenting”

Yazıdaki isimler değiştirilmiştir.

Kaynak: http://www.themotherco.com/2012/08/getting-your-children-to-cooperate/
Görsel Kaynak: www.pixabay.com

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Angeline Noskowski kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Star Cordner kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Charlotte Billiot kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi