Anne-Baba Çocuk Evlilik Yaşam

Ebeveynlikte Eşitlik Olabilir Mi?

resim1

Ebeveynlikte eşitlik olabilir mi?

Çocukların bakımına ve ilgiye değer vermeliyiz, biz kadınların bunu nasıl yapmayı seçtiği hiç önemli değil.

Kısa zaman önce, ortanca oğlumun düğününde, kardeşinin yaptığı konuşma salonda herkesin gülmesine ve gözlerinden yaş gelmesine sebep oldu. Bu konuşma en büyük oğlumundu. Çocukluğu hakkında konuştu; sadece 18 ay nasıl ayrı kaldıklarını, anılarında nasıl derinden bağlı olduklarını, oyuncaklarını yeni doğmuş kardeşinin vücudu üzerinde nasıl oynadığını, nasıl kavga ettiklerini ve güreştiklerini ve nasıl yetişkinliğe birbirlerini çok severek geldiklerini…

Bir noktada, büyük oğlum, benim üç oğlumun da çocukluğunda başlattığım birşeyi hatırlattı. Özel bir yerde olduğumuz zaman, tatilde ya da ülke dışındayken, onlara çevrelerine dikkat etmelerini söyler ve birlikte Anı 1, Anı 2, …  şeklinde anılar yaratırdık.  Bunlar; mavi gökyüzünde görünen bir ağacın yaprakları, cildimizde hissettiğimiz güneşin ısısı, onlara okuduğum kitabın başlığı, hamakta birlikte yattığımızdaki yakınlığımız şeklinde anılardı. Onlara, “Tam olarak tüm detayları farkedin, nasıl hissettirdiklerini, böylece Toronto’da evimize döndüğümüzde, kışın ortasında, ödevlerin yoğunluğunda, kar yağarken hafızamıza aldığımız bu anıları çıkarıp o günlere gidebiliriz.” derdim. Ve bu işe yaradı. Ve bu bizim bir geleneğimiz oldu. Düğünde de, oğlum bu hikayeyi aktardı ve kardeşiyle onun eşine bakarak bunu şimdi de yapmalarını ve bu anları beyinlerine kaydetmelerini söyledi. Bunu yapınca zaman yavaşlayacak dedi. Neyin önemli olduğunu, neye göğüs gerileceğini, neyin mutluluk vereceğini farkediyorsunuz…

Ben o sırada ağlıyordum. Benim ilginç bir zamanımda öylesine spontan olarak  taşkınlık yapan çocuklarıma uyguladığım bu şeyin, onların üzerinde yıllarca kalmış olmasından ötürü çok şaşırmış ve mutlu olmuştum. (Ve benim de anne olarak güzel şeyler yaptığımı bana hatırlattı.)  Benim anneliğimin –her ne kadar böyle olmasını gençlik dönemlerimde istemesem de- rahat ve geniş olarak tanımlanmasının sebebinin altını çizmiş oldu.

Bu konuyla ilgili iki yeni kitap okurken çocuklarla ilgilenmenin rolünü düşündüm : “Bitmemiş İş” (Unfinished Business) /Anne-Marie Slaughter ve Anne: Sevgi, Annelik ve Dönüşüm (Mama: Love, Motherhood and Revolution) /Antonella Gambotto-Burke. İkisinde de ilginin ve bakımın toplum içinde daha fazla değer kazanmasını tartışıyorlar. Ama yaklaşımları birbirlerinden farklı.

Slaughter, iki tane ergenlik çağındaki erkeğin annesi. çok meşhur bir kurumda- hükümette- çok iyi bir pozisyonda olduğu işini bırakıp, çocuklarına, ailesine daha fazla vakit ayırabileceği ve esnek saatlerde çalışabileceği üniversitede hocalık işine dönmek zorunda kalıyor. Ona göre, çocuklara bakımın ve ilginin rolü cinsiyet ayrımı gözetmemelidir. Slaughter, kadınlara, çocukların anneye daha çok ihtiyacının olduğu söylenen ve bakımı annelerin daha iyi yapabildiği söylenen  kültürel söylemlerden etkilenmemelerini öğütlüyor ve kendisinin de bu konuda iyi bir örnek olduğunu belirtiyor. (Kendisi iyi pozisyonda olduğu işinde çalışırken, aslında çocukların bakımında, -kariyer seçimlerinden ötürü karısını desteklemek adına-  kocasının rolü daha fazlaydı.)

Bu konuyla ilgili hükümete farklı değişiklik talebine de bulundu –Erkeklerin eve ekmek getiren rolün dışında da maskülen pozisyonda olabilecekleri bir hareket başlattı, bizim iş tanımımızın yanısıra anne olduğumuzu da düşünerek; daha fazla devlet destekli ve kaliteli çocuk bakımı, iş yerlerinde ailevi nedenlerle istifalar için daha az damgalama, sosyal devlet nezdinde daha fazla empatik yaklaşım. Ama kitabın asıl teması, çocuk bakımında ve sorumluluklarda ebeveynler arasında cinsiyet eşitliği ve buna bağlı olarak da kadınların kariyerlerini kendi seçimleri doğrultusunda devam ettirmekte serbest olmaları.

Gambotto-Burke, diğer taraftan, kaliteli çocuk bakımının sorumluluğunu annenin omuzlarına yüklüyor. Kitapta, çocuk bakımı uzmanı kişiler ile yapılmış ropörtajları içeriyor. (Steve Biddulph, Lysa Parker, Gabor Mate gibi..), Kitap annelerle ilgili – anne ve babanın sorumluluk paylaşımı ile ilgili değil. Annenin ve anneliğin toplumsal paradoksları anlatılıyor. Ve işini bırakmayan kadınların popüler kültürde çocuk bakımını fazla duygusallaştırılmış ve aynı zamanda hizmetçilik işi olarak gördüğünü anlatıyor.

İki kitap arasındaki, güçlü bir bakım sağlayan anne ile bu rolü paylaşan anne arasında gidip gelen bu karşıtlık oldukça ilgi çekici ve kitaplarda az sayıda kadının itiraf edeceği şeylere parmak basmışlar.

Annelik sizin, ev almak gibi, zaman içinde organize edeceğiniz planlama yapabileceğiniz bir olgu değil. Bu duygusal bir olgu ve hiçbir zaman başka birine karşı duyulamayan, derin, şiddetli ve koşulsuz bir aşkla bağlılık.

Belki de ebeveynlikte cinsiyet eşitliği sağlamakta yaşanan problemin sebebi aslında annenin çocuğunu bırakmak istememesidir.

 

 

 

Kaynak ve Yazan: Sarah Hampson: We need to value caregiving, no matter how women choose to do it

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • liauevfuoasy kullanıcısının profil fotoğrafı
  • lolpv126 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Pınar kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL