Çocuk Çocuk gelişimi Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu

Farkındalık Biz Büyüklerle Başlar

Mindfulness

Çocuklarla farkındalık pratiği yapacak büyükler için, hocam Eline Snel’in özellikle altını çizdiği şey ‘büyüklerin’ kendilerinin farkındalık çalışması yapıyor olması: yani Eline diyor ki farkındalık biz büyüklerle başlar. Eline’in bu dediğini, Farkındalıkla Ebevenylik (Aware Parenting) seminerlerimde, bebeklerin ağlamalarıyla alakalı çalışırken çok konuşuyoruz: Çocuklarımız ağlarken ağlamamaları için uğraşmak yerine, o an kendimizde neler olduğuna bakmak gibi söylemesi kolay – yapması zor bir şey için, evet, kendimizle bayağı bir ‘uğraşmış’ olmamız lazım. Yoksa o ağlamayı bir an önce sonlandırma isteği o kadar derinlerden ve o kadar güçlü fışkırıyor ki zihnimizden, ‘Ne var bunda ağlayacak’ otomatik olarak dökülüveriyor ağzımızdan. Çocuklarımızın o anki halini hiçe sayan, bu hiçe saymanın içinde aslında kendi hislerimizi bastırmaya şartlanmış büyük insan mekanizmamız. Çocuklarımızı hiçe saymayı bırakın, olanın bitenin farkında olamayan büyümüş de kocaman olmuş insan refleksimiz. İşte bu yüzden Eline’in dediği gibi kendi farkındalığımız için uğraşmadan çocuğumuzunkine ‘bulaşmak’ beyhude ve suni bir çaba.

Bu ön koşulu uzun uzun vurguladıktan sonra Eline Snel farkındalık çalışmasına başlayan bir insanın aslında seçim yapmaya başladığını belirtiyor – durmadan devam etmek yerine sessizce durarak o an içeride ve dışarıda ne olduğuna bakma seçimi. Bunun için de dört basamaktan bahsediyor:

Dur – Gözlemle – Gevşe – Seçim Yap

Dur: Alışkanlığa bağlı reaksiyonlarını durdur. Otomatik olarak devam etmek yerine dur.

Gözlemle: Şu anda ne olup bittiğine bak.

Gevşe: Nefes alıp verdiğini fark et; nefes dikkatini zihninden bedenine getirmene yardım edecek.

Seçim Yap: Fevri (dürtüsel) tepki vermek yerine o anki durumu bilinçli olarak ele al.

çocuklarda farkındalık

Peki Kurbağa ne alaka?

Eline’in çocuklar için farkındalık çalışmasında kullandığı metafor kurbağa. Kurbağaların bazı özelliklerinin Kurbağa Çalışması olarak adlandırdığı farkındalık çalışması için cuk oturduğunu düşünüyor:

Kurbağalar durma ve hareketsiz oturma konusunda çok çok iyiler, tamamen hareketsiz oturabiliyorlar. Ve hareketsiz otururken trans halinde de değiller – yani mesela karınları açsa ve o anda önlerinden bir sinek geçiyorsa dilleriyle o sineği yakalayacak kadar “an”dalar. Hem içlerinde hem de dışarıda olup bitenin farkındalar. Kurbağalar çok uzun süreler boyunca odaklanabiliyorlar. Çocuklar kurbağaların nefes alıp vermelerini çok rahat fark edebiliyor. Aynı zamanda kurbağalar çok büyük, çok çok büyük sıçrayabiliyorlar – birden bire bambaşka yerlere gidebilen düşüncelerimiz gibi. Biriyle sohbet ederken birden bir önceki tatilimize, oradan o tatilde karşılaştığımız arkadaşımıza, oradan aynı arkadaşımızın on sene önce bize söylediği bir sırrına çok kocaman sıçramalar yapabildiğimiz doğru. Neticede zihnimiz bu konuda kurbağadan hallice.

Bunların yanında, Eline’e göre, Jacob and Wilhelm Grimm’in Kurbağa Prens masalında, prensesin, prense kavuşmadan önce çirkin kurbağayla yemeğini, yatağını paylaşmak ve arkadaş olmak gibi hoşuna gitmeyen şeyleri yapmak zorunda kalması, farkındalık yolculuğundaki kahramanlar olarak bizlerin ancak günlük hayattaki zorlukları da kucaklamamızla yol alabileceğimiz gerçeğini temsil ediyor. Bu çalışmada kurbağadan hareket etmesinin belki de asıl sebebi bu.

Eline Snel, bu metaforu daha da özümsemek için Kurbağa Çalışmasını yapmadan önce, çocuklarla kurbağanın özellikleri hakkında bir sohbet başlatmayı faydalı buluyor. Bu sohbette değinebilinecek kurbağa özellikleri şunlar:

Bir kurbağa;

Çok uzağa sıçrayabilir ama tamamen hareketsiz de kalabilir/oturabilir.

Etrafında olan biten her şeyden haberi olsa da, ani tepki verme eğiliminde değildir.

Zihninde beliriveren düşüncelere kapılıp gitmek yerine hareketsiz oturup nefes alıp vererek enerjisini muhafaza eder.

Nefes alıp verirken, hareketsiz, tamamen hareketsiz oturur.

Göbeği bir şişer bir iner. Bir şişer bir iner.

 

Haydi o zaman kendi kendine ve çocuğunla beraber kurbağa olmaya!

Eline’in önerisi her gün belli bir zaman ayırarak çocuğunla beraber bir kurbağa gibi hareketsiz oturma ritüelini oluşturmak. Ve bu çalışmada nefesi takip etmek yeterli. Eğer nefesini takip ederken dikkatin dağılıyor, aklın başka yerlere takılıyorsa, tek yapacağın bunu fark etmek, sadece fark edip başka da bir şey yapmamak. Her gün, 5 dakika da olsa, buna disiplinle devam etmek. Yoga ve meditasyon hocam Erich Schiffmann bize ‘her yarım saate alarm kurun, alarm çaldığında nefesinize bakın’ derdi. Sadece başlamak en büyük adım. Biz büyükler bu adımı atmadan çocuğumuzun farkındalığını geliştirmeye çalışırsak taşıma su ile bile değil susuz bir şekilde değirmeni döndürmeye çalışmış oluruz.

Farkındalık bizimle başlıyor.

Çocuklarımıza kurbağa olmayı ‘öğretmeden’ önce asıl siz kurbağa olmaya var mısınız?

 

*görseller internetten alınmıştır.
Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?
  • Sepin ile Çocuklar için Farkındalık ve Dikkat Sanatı

    Sepin İnceer



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • Özge Doğan kullanıcısının profil fotoğrafı
    • Sendogan Yazici kullanıcısının profil fotoğrafı
    • asuman kullanıcısının profil fotoğrafı

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL

    Benzer Yazılar

    Editör'ün Seçimi