Uncategorized

İLK TEMAS


Screen Shot 2016-11-12 at 12.05.04

DİNG DONG…

BABA- Aa kapı çaldı, geldi mi acaba? Hay allah…

ÇOCUK- Merhabaaa.

BABA- Merhaba hoşgeldiniiiz. Buyrun buyrun. Biz sizi bekliyorduk ama yine de sürpriz oldu biraz ehehe.

ÇOCUK- Hay allah, erken mi geldim, çok afedersiniz ya.

BABA- Hayır hayır, hiç olur mu, estağfurullah. Demek istediğim, hani bekliyorduk ama insan yine de çok hazır olamıyor tabi.

ÇOCUK- Nasılsınız, iyi misiniz?

BABA- İyiyiz hamdolsun sağolun, sizler nasılsınız, yol nasıl geçti?

ÇOCUK- Valla biraz zordu, bi kordon dolanması oldu. Onun dışında ciğerlerde filan su vardı, o çıkınca biraz rahatladım.

BABA- Evet duyduk kordon olayını, ya çok panik olduk önce. Ama sonra galiba yolu değiştirmişsiniz.

ÇOCUK- Aynen, Sezaryen’den geldim. Orası daha açıktı.

BABA- Her işte bir hayır vardır diyelim.

ÇOCUK- Aynen… Annem nerede?

BABA- Anneniz burada, ama biraz yoruldu tabi. Şimdi dinleniyor, az sonra o da gelir.

ÇOCUK- O nasıl iyi mi?

BABA- İyi iyi, bi sıkıntı yok. Ne alırdınız, bişey ikram edemedik size? Bu arada “siz” diye hitap ediyorum, siz bana “sen” de diyebilirsiniz.

ÇOCUK- Olur, lütfen siz de bana “sen” deyin, daha samimi olur. Sonuçta artık beraber yaşayacağız.

BABA- Eyvallah. Ne alırdın o zaman?

ÇOCUK- Valla anne sütü varsa çok makbule geçer. Size, ay, sana zahmet olmasın.

BABA- Ne demek, hiç zahmet olur mu? Yalnız bende süt yok, annen kendine gelir gelmez hallederiz. O zamana kadar başka bir şey ikram edebilir miyim?

ÇOCUK- Yok, sağol, ben beklerim…

BABA- …

ÇOCUK- …

BABA- …

ÇOCUK- Ee daha daha nasıl işler?

BABA- N’olsun, aynı işte ehehe. Nasıl buldun buraları? Beklediğin gibi mi?

ÇOCUK- Daha çok bişey anlamadım valla, biraz aydınlık geldi, daha gözlerimi çok açamıyorum. Burası mı ev?

BABA- Yok, burası hastane, eve daha sonra geçeriz. Ama orası da güzeldir. Yatağın filan hep hazır, inşallah beğenirsin.

ÇOCUK- Beğenirim tabi, niye beğenmeyeyim. Sonuçta sizin yanınızda uyuyacağım, rahat ederim. Bi beni tutabilir misin zahmet olmazsa?

BABA- Tabi tabi, bi dakkaa, şimdi nasıl yapsaaak, kafayı mı önceee, bi dakka sırtından alayım, hah oldu gibi. Rahat mısın?

ÇOCUK- İyi gibi, alışacağız ikimiz de.

BABA- Aynen. Başlangıçlar hep zordur. Bi selfie yapsak mı hazır fırsat bulmuşken?

ÇOCUK- Selfie? Haa. E istersen bi başkası çeksin, hani hem tutup hem selfie zor olmasın.

BABA- Doğru ya, anneannen çekebilir aslında. Dur sizi tanıştırayım, bu anneannen.

ÇOCUK- Çok memnun oldum efendim, sizi çok duydum gelmeden önce, annem bahsediyordu…

BABA- Bakayım? Güzel oldu fotoğraf, sana yollarım emaille.

ÇOCUK- Email?

BABA- Sana bi email adresi almıştım ben önceden, oraya atarım.

ÇOCUK- Ok, bana uyar. Annem uyanmış mıdır?

BABA- Birazdan belki. Ya da ben bi bakayım… Aaa uyanmış hakkaten, gel gel hemen tanıştıralım seni…

ÇOCUK- Anne?

ANNE- Yavrum? Ühü, yavrummm

ÇOCUK- Anneeemmm

İşte babanın sahneden ayrıldığı nokta burası oluyor. Bu noktadan itibaren baba bir süre dekor-yan rol arasında devinirken, çocuk ve anne oyunun büyük bir kısmında başrolleri paylaşıyorlar. Diyalog orada nasıl devam ediyor? Onu da anneler yazsın.

Peki yukarıdaki diyalog gerçekçi mi? Bilmem. Çok uzak değil gibi geliyor bana. Beklenenin beklenmeyen anda gelmesi, doğum sonrası babanın ilk temasındaki şaşkolozluk, heyecan, acemilik, kibarlık, bunların yanında çocukla annenin kavuşmasındaki duygusal coşkunun babanın ilk temasına göre sergilediği kontrast…

Babayla çocuğun diyalogunun devamını getiremiyorum, bu kadarını bile yazarken çok duygulandım, gözlerim doldu…

Şaka şaka. Nereye bağlamak istediğimi hatırlayamadım.

Saygılar.

  • Uykusuz Babba profil fotoğrafı

    Uykusuz Babba

    Uykusuz Babba



  • Siz de yorum yapın

    Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

    genografi

    Yalnız değilsiniz

    • John profil resmi
    • Ahmet Selim Yavuz profil resmi
    • Çağrı Tütün Özkurt profil resmi

    Gruplara katılın

    GİRİŞ YAP KATIL
    Editör'ün Seçimi

    Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...