Lohusalık

Lohusalıkta Söylenmeyenler

Lohusalıkta Söylenmeyenler
3 oy / (ortalama) 4.67

lohusalık 1

Doğuma hazırlık için çok zaman geçirdim. Hamileliğim esnasında, nasıl doğum yapacağım hakkında epey bilgi araştırdım. Ulaşabildiğim bütün doğum hikayelerini ve bunlarla ilgili yazılanları okudum diyebilirim.

Bebeğimi kucağıma alacağım vakit geldiğinde, en istediğim şekilde doğumumu yapabilecektim; suda doğal doğum ve bu muhteşemdi. Kendimi bir savaşçı gibi hissettim. Güçlüydüm ve tüm dünyayı ele geçirebilirdim. Sonrasında ise lohusalık döneminde çöktüm.

Uzun hikayenin özeti: Lohusalık berbattı ve bana tekmeyi vurdu. Tamamen bu duruma hazırlıksızdım ve bu durum çok ağırdı. Lohusalık hakkında bana sırlarını anlatan bir kaç arkadaşım olmuştu ama halen bu durumun büyük bir kısmı için kör gibiydim.

Diğer kadınlarında benimle aynı tecrübeyi yaşamalarını istemiyorum. Dolayısıyla, yardım ederek, sizin lohusalığınızın benimki kadar yıpratıcı olmaması için, sizinle bazı detayları paylaşıyorum.

Eğer hassaslaşırsanız okumayabilirsiniz. Gerçek lohusalık budur. “Bildiğinizi sanırsınız, ama aslında hiç bilmiyorsunuzdur.”. Cidden zor.

İşte lohusalıkla ilgili keşke birileri bana söyleseydi dediğim 20 şey.

1. Aciz hissedeceksiniz.

Doğumun zaten acizlik yaratacağını biliyordum. Muhtemelen yorgun ve garip hissedecektim bunu da biliyordum. Ama bunların biteceğini yani bebeğimi doğurup eski hayatıma geri dönecektim.. Pek öyle olmadı. Lohusalığın ilk günleri acizlik duygusu için egzersiz oldu. Son derece şiş bir haldeydim ve hızlı hareket edemiyordum. Zor durumda kalıp defalarca ağladığım ve eşimden yardım almak zorunda kalıyordum. Gerçek aşkı, lohusalıkta sizinle ilgilenen birisi olmadan anlayamazsınız. Çünkü hiç güzel bir görüntü değil.

2. Gaz çıkarmalar rezalet.

Daha yeni bebek sahibi olmuşsunuz, bu da hayatınızda çıkardığınız en büyük gaz zaten. Ama doğumdan sonra lohusalık döneminde gaz durumlarını tahmin bile edemezsiniz. Hiç hoş olmuyor. Size tavsiyem bol su içmeniz.

3. Hemoroidler. Söylemek bile yeterli.

Hamileyken hiç hemoroidim olmamıştı, dolayısıyla sorunum olmayacak sanıyordum. Öyle olmadı. Bazı kişiler hayatı boyunca hiç bunu yaşamamıştır, ben de bilmiyordum. Ama lohusalık döneminde bir çok çatlak ve yara ile korkunç bir durum oldu. Eğer bu durum olursa doktorunuzla konuşun, geçiştirmeye kalkmayın.

4. Lohusa iç çamaşırlarını küçümsemeyin.

Lohusalık için XL iç çamaşırı stokladım, ama sonunda giymek istediğim iç çamaşırı o korkunç lohusa çamaşırları oldu. Denemeden fikir yürütmeyin. Göreceksiniz ki, çirkin oldukları kadar aslında çok da rahatlar.

5. Yaşlılar için olan pedlerden stoklayın.

Bazı kadınlarda çok kanama olmasa da benim durumum tam tersiydi. Bu pedleri ilk gördüğümde çok dalga geçtim ama stok yapmak zorunda kaldım. Kanama durumunun bu kadar fazla olacağına dair hiç bir fikrim yoktu.

6. Rahminizde kasılmalar artacak.

Daha yeni doğum yaptım; ve halen kasılmalarımın devam edeceğini mi söylüyorsunuz?! Rahminiz daralmaya ve eski haline gelmeye devam ettiğinden kasılmalar da maalesef devam edecek.

7. Halen hamile gibi görünmeye devam edeceksiniz.

Bunu söylememi aptalca bulacaksınız. “Tabi ki hamile gibi görüneceksin, sen ne sanmıştın?” diyebilirsiniz. Ben de zaten bikini giyip plajlarda manken gibi salınacağımı düşünmemiştim ama yine de 6 aylık hamile görüntüsünde olacağımı da sanmıyordum. Bundan yine rahminiz sorumlu. Ama o görevini yapıyor. Çok endişelenmeyin. Zamanla düzelecek, en azından bir miktar…

8. Muhtemelen ağlayacaksınız. Çok..

Hamileliğim boyunca alıngan ve duygusaldım ve hiç depresyona girmedim, dolayısıyla lohusalıkta da bu durumlar sürpriz olmayacaktı. Yanılmışım. Duygusal olarak çöktüm. Sanki işimmiş gibi sürekli ağladım. Aptalca şeylere bile… Sonunda bu durum azalacak ve artık daha az ağlayacaksınız. Eğer azalmazsa, lohusa depresyonu geçiriyor olabilirsiniz ve kesinlikle tıbbi yardım almalısınız. Bunda utanacak bir şey yok, bir çok kadının başına geliyor. İnanın bana tamamen normalsiniz.

9. Şu anda bebeğinizi çok sevmiyor olabilirsiniz.

Bebeklerini görür görmez onlara aşık olan kadınları biliyorsunuz. Ever.. Durum herkes için aynı değildir. Ben bebeğimi ilk kucağıma alacağım zaman içn yanıp tutuşuyordum. Ama çok aciz ve minik bir yabancıydı aslında. Ve sürekli ihtiyaçları olan bir yabancı. Dürüst olmam gerekirse, 24 saat boyunca bakıma muhtaç bir bebekle yaşadığım tecrübe sonucunda sanki bebeğin tek istediği şey sütmüş gibi hissediyordum. Aşırı yorgun ve tükenmiş hissediyorum. Ama zamanla bu durumlar düzene girdi ve bebeğime aşık oldum. Yavaş yavaş ama emin adımlarla..

10. Emzirmek doğal bir durumdur ama aslında değil…

Emzirmek gezegendeki en doğal şey gibi görünür, ama bazı kadınlar için olmayabilir. Ben suda doğum yaptım, mumlarla donanmış bir ortamda, sancısız şekilde, dolayısıyla doğal bir doğum yaptıysam, emzirmek de kendiliğinden gelecektir. Bu şekilde olmadı. Kızım emme konusunda ve sütümün azlığı sebebiyle zorluk yaşadı. Emzirmek benim hayatımda yaşadığım en büyük zorluktu ve tamamen “doğal” bir süreç olamadı. Bazı kadınlar buna hemen adapte oluyor ve bu harika bir durum. Ama siz bu kadınlardan değilseniz kendinizi kötü ve başarısız hissetmeyin. İyi bir emzirme danışmanı ile iletişime geçin.

11. Göğüs ucu kremleri en iyisi

Göğüsleriniz bir insanın hissedebileceğinin çok ötesinde bir şekilde acıyacak. Göğüs ucu kremleri en yakın arkadaşınız olacak. Hatta buz kompresler de edinebilirsiniz.

12. Göbeğinizdeki çizgi daha uzun bir süre kalabilir.

Hamilelikte bütün kadınların göbeğinde siyah bir çizgi çıkmayabiliyor, ama çıkanlar arasında merak eden varsa uzun bir süre kalacağını söylemek istiyorum. Benimki kızım 18 aylık olana kadar kaldı mesela..

13. Hormonlar kötü kokmanıza sebep olabilir.

Bebeğim olmadan önce hiç bu kadar terlemezdim ve deodorant kullanma gereği bile duymazdım. Bebekten sonra? Tamamen deodoranta bağlanım. Hormonlar.. Kötü kokmanızın diğer bir sebebi de çemen olabilir. Bir çok kadın sütü arttırsın diye çemen yer. Göğsünüzden bile kokusunu alırsınız. Çok fena.

14. Bebek sahibi olmanızın en iyi ikinci yanı da yemek yapmıyor olmanızdır.

Bebeğiniz olduğunda herkes size yardıma gelir ve evde yemeklerinizi hazırlar ya da yemek getirir. Bu durum devam ettiği sürece kıymetini bilin.

15. Altınıza kaçırabilirsiniz.

Hamilelik süresince hiç altıma kaçırmadım. Hamilelikten sonra? Bu hikaye neyse ki çok geride kaldı..

16. Sırt ve kalça ağrıları

Daha yeni doğum yaptınız ve kalçanız ve sırtınız da bunu hissedecektir. Bir süre bunun normal olduğunu düşündüm ama sonra bir masöze gitmeye karar verdim. En iyi karar buydu.

17. Saçınız ve cildiniz değişebilir.

Lohusalık döneminde saçların döküldüğünü herkes bilir ama bilinmeyen şey saçın yapısının bile değiştiğidir. Saçlarım doğumdan önce kıvırcık gibiydi. Sonradan düzleşmeye başladı. Ayrıca, cildiniz de tamamen değişir. Doğumdan sonra hayatımda cildim için en kötü dönemdi. Neyse ki hormonlar dengelenince düzeldi.

18. Evliliğiniz bozulmadı.

Bebeğiniz olması (özellikle de ilk bebek) evlilik için zor bir süreçtir. İki kişilik yaşamdan üç kişilik yaşama geçiş ve bebek ile ilgilenme sorumluluğu büyük bir değişim yaratır. Bu süreç çok zordur. Evliliğimiz boyunca en yıprandığımız dönemdi. Fakat bu evliliğinizin bozulacağı anlamına gelmez. Herkesin mükemmel bir evliliği olduğunu düşüneceksiniz. Ama herkesin benzer sorunlar yaşadığını unutmayın. Günlük çabalarınızla daha iyiye gidebilir, dolayısıyla vazgeçmeyin. İkiniz de bu duruma uyum sağlayacaksınız her şey mükemmel olacak. Bebeğimiz biraz büyüdüğünde hayatımızın en güzel yılları olduğu kanısına bile vardık.

19. Yardım istemek çuvalladınız demek değildir.

Yeni anneler arasında yanlış bir anlayış vardır. Kendilerini ispatlamak istediklerinden yardım talep etmeye çekinirler. Ben böyle hissetmiştim. Aslında çok saçma. Siz böyle yapmayın. Yardım isteyin ve yardım tekliflerini de geri çevirmeyin. Bu sizin başarısız olduğunuzu değil akıllı olduğunuzu gösterir.

20. Daha iyi olacak

Lohusalık bir çeşit çuvallamadır. Ama her şey iyiye doğru gider. Bebeğiniz uykulara başlayacak. Göğüsleriniz normale dönecek. Tekrar cinsel hayatınız başlayacak. Hayat devam edecek ve düzene girecek. Anneliği çok seveceksiniz. Bu zamanlar bitmez gibi görünür ama tünelin sonunda ışık var.

 

Yazı babble.com dan alınmıştır.




Yorumlar

  1. Ebru Oğuz Demirbaş profil fotoğrafı

    Ebru Oğuz Demirbaş

    Ve tünelin sonundaki o ışık hiçde uzak değil :) şunu sürekli tekrar edin geçecek…

  2. Eva Ren profil fotoğrafı

    Eva Ren

    Bu yazıyı, tahminen 8 Kasım 2016’da okudum.Uc ve ya dört günlük anneydim. Öyle kötüydüm ki yazıda hassaslasirsaniz okumayı birakabilirsiniz yazısını gördüğümde ağlamaya başlamış, tünelin sonunda ışık var cümlesini görünce de ( Bir taraftan anneme okuduğumdan) sesim catlamis ve hickiriklara bogulmustum. Diyeceğim şu ki aylar sonra aklıma düştü, nerden nereye geldik diye oğlumu severken, teşekkür etmek için fırsat yaratamadigimi farkettim : Çoook teşekkür ederim, yazınız sayesinde yalnız olmadığımı hissettim. Gönülden teşekkürler…

Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Aysun Karakaya profil resmi
  • B.bade atar profil resmi
  • Elif Bozkurt profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...