Lohusalık Yaşam

Ne Zaman Tekrar Kendim Gibi Hissedeceğim?

ANNE OLMAK

 

Yeni anne olmuş, yıkanmamış dağınık saçları, elinde göğüs pompası, üzerinde sabahtan beri değiştirmediği eşofmanıyla duran arkadaşım aniden bana bir soru sordu: “Ne zaman tekrar kendim gibi hissedeceğim?”

Önce afalladım. “Her şey bir anda normale dönecek” dedim. Elindeki pompayla uğraşırken bana somurtarak baktı. Tekrar söyledim. “tahmin ettiğinden daha kısa bir zamanda…” Benim yalan söylediğimi düşündüğü bakışlarından belli oluyordu. “Aslını söylemek gerekirse, hiç bir zaman! Ama bunu iyi yönde söylüyorum.” dedim. Durdu, pompayı kenara bırakıp arkasına yaslandı ve yüzü ağlamaya başlayacak gibi oldu. Böylece benim bu ziyaretim aslında hiç destekleyici ve sevimli olmamıştı…

Ben de ilk bebeğim doğduğunda aynı şekilde hissettiğimi hatırlıyorum. Bebeğim erken doğduğundan ve az emdiğinden dolayı sürekli süt pompası kullanıyordum. Artık iki çocuğum varmış gibi hissediyordum; birisi süt pompasıydı..

Pompadan kurtulduktan sonra her şey biraz daha kolaylaşmıştı hatta ek gıdalara geçtikten sonra epey işler kolaylaştı. Eski espritüelliğime yeniden kavuştum, doğum kilolarını vermeye başladım ve daha enerjik hissetmeye başladım. Ama yine de eski ben değildim.

Bebeğim 7 aylık olduğunda, işime geri döndüm ve bu normale dönmemi sağladı tabi ki, bebeğimin yanında olmadığım her dakika kendimi eksik hissettim. Sanki o benim bir parçamdı ve o parçam bir kreşteydi..

Şimdi bebeğim 5, küçük kardeşi de 3,5 yaşında. Artık benim birer uzvum olmadıkları çok açık.. Bazı konularda artık yine “ben” oldum ama eski ben değil.. ve bu da kötü bir şey değil. Artık haftanın yorgunluğunu atmak için içkili ortamlarda sabahlayıp bütün cumartesiyi uyuyarak geçirecek kadar özgür değilim. Bence bu sağlıklı bir gelişme. Bunun yerine arkadaşlarla çıkılan akşam yemekleri belki birkaç bardak bira.. Sonra sabah 7 de uyanıp çocukların kahvaltısı, mutfak toparlama, vs..

Aslında biraz göbek yapma ve biraz maddi sıkıntı haricinde çocuk sahibi olmak benim hayatımı zenginleştirdi. İkinci çocuğum doğduktan sonra, daha önceden hiç sahip olmadığım bir kendime güven gelişti. Ben yapabiliyorum! Bu işi becerebiliyorum. Kocamla birlikte anne-baba olmayı başardık. Belki mükemmel değil ama doğru biçimde, bu da yeterli!

Şimdi sürekli çocuklarımla ilgili şeylere odaklanıyorum: Şimdi ne yapıyorlar, akşam yemekte ne yedirsem, arkadaşının doğum günü için hediye ne alsam, şimdi deprem olsa ne yaparız, vs.. Nefes aldığım sürece otomatikman onlar için endişelenmeye devam edeceğim.

Yani ben değiştim. Eski ben gitti, ama zaten gidecekti. Elbette artık 5 yıl öncesine göre farklı bir insanım. Eğer çocuklarım olmasaydı da bir şekilde değişmiş olacaktım, yani 20li yaşlarda yaptıklarımı artık 35 yaşımda yapabiliyor olmayacaktım. Çocuk sahibi olmak bu değişim sürecini sadece biraz hızlandırdı o kadar.

Fakat, arkadaşıma anne olarak yaşadığı bu şok değişimi nasıl açıklayabilirdim? Oğlunun yanağında gezdirdiği eline bir peçete tutuşturdum ve “Buna değer!” dedim. Ona, çok yakında oğluyla beraber ilk kez parka gideceğini, ve çocukların salıncaklar için deli olduğunu, ve onlar mutlu olunca bizim de mutlu olduğumuzu anlattım. Ona yakında oğlunun konuşmaya, yürümeye, kendini ifade etmeye başlayacağını ve kendine özgü bir kişilik olacağını hatırlattım. Süt pompalamak sonsuza kadar sürmeyecek, Biberonlar sonsuza kadar sürmeyecek, altlarını bezlemek de sonsuza kadar sürmeyecek..

Çok sık tekrarlanan şeyleri (Bebeklerin çok hızlı büyüdüğünü, bebeğiyle geçirdiği her dakikanın kıymetini bilmesi gerektiğini) arkadaşıma, tekrar etmek istemedim.

Dünyadaki görmüş geçirmiş yaşlanmış kadınlar: Yeni anne-babaları bu sözlerle ikna etmeye çalışabilirsiniz, ama bu minik ve aciz bir yavruya bakmayı daha kolay hale getirmiyor maalesef. Bunun yerine, ben farklı bir klişe kullanıyorum: Bu hızlı bir koşu değil, bir maratondur. Bir gün arkadaşım aynaya bakacak ve kendi normal halini görecek; oğlu doğmadan önceki haline dönemeyecek olsa bile. Hiç kimse; insanların değişeceğini tahmin etmediklerini söylemesin, ve eğer bunu doğru yapıyorsak, yaşadığımız bu değişime “gelişme” denir.

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Yorum

  1. Esra Alkan Ciftci

    5 yillik evliyim.. is hayati, kendini hazir hissetmeme, cocuga yetememe, kaliteli zaman ayiramama ve kabul etmek gerekirse hayatimiz kisitlanacak degisecek endiseleriyle erteledik hep cocuk sahibi olmayi..simdi 8 haftalik bebegim var.. Yalniz bakiyorum bebegime 20 gunlukten beri..ayni arkadasinizin sorunlarini yasadim ilk gunler..sutum az, bebek mememi tutmuyo:( gece gunduz 3 saatte bir pompa basinda..İlk gunler dedim iyiki ertelemisiz ne zormus.. Hatta bazen sunu bile dedim ; hic yapmasakmiydi.. Ama oyle cook tatliki.. Bakisi yeni yeni baslayan gulucukleri.. Bu esnada yaziniz bana cook iyi geldi.. Kesinlikle pozitif olan kidemli annelerin motivasyonuna ihtiyacimiz var.. Tesekkurler;))

Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • GanserKab kullanıcısının profil fotoğrafı
  • hakitsube1988 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • kotomon1983 kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi