Anne Yazıları Çocuk Editörün Seçimi Kreş ve okul seçimi Uncategorized

O Keşke Bir Gün Yaşanacak

 

Kızım ilkokula başladı. Bu cümle okullar açıldığından beri kafamın içinde dönüp duruyor. Neredeyse 3 senedir okul öncesi eğitim alıyordu zaten ama nedense ilkokul ile beraber sanki bir virajı dönüyorduk. Okul seçimi, beklentilerin belirlenmesi derken neredeyse geçen senenin yarısından beri gündemimiz bu konu olduğu için belki bu kadar büyüdü içimde.

Bir yandan kızımın çok hızla büyüdüğünü fark ediyorum. Bir yandan o benim için hala benim yardımıma ihtiyaç duyan bir bebek sanki. Zaten bu ikilem bunca soruyu beraberinde getiriyor. Sanki bizim zamanımızda biz daha büyümüş halimizle başlıyorduk gibi geliyor. Bir diğer yandan yeni nesilin bizden çok daha farkındalığı yüksek, kendini ifade eden çocuklar olduğunu biliyorum. Ve biliyorum ki konular değişse bile bu ikilemler hep olacak. Her zaman ona sunacağım daha iyisi olduğuna inanacağım. Her zaman az hissedeceğim her şeyi.

Kızımı yetiştirirken üstümde hissettiğim en büyük sorumluluk onun adına karar vermek zorunda kaldığım anlarda oluyor. Bir gün karşıma geçip ‘ben bunun böyle olmasını istemezdim’ diyecek ve o an yaşadığı mutsuzluğu benim onun adına verdiğim karara bağlayacak diye korkuyorum. İçimdeki çıkmazlar sadece bu konu çevresinde ilerliyor. Onun adını seçiyorum, ne yiyeceğini seçiyorum, gideceği okulu seçiyorum. Ve bu seçimleri yapmaya o kadar alışıyoruz ki, durmamız gereken noktayı anlamamaktan korkuyorum.

Kızım neredeyse 6,5 yaşında. Ne olursa olsun elimden geldiğince her şeyi ona sormaya gayret ediyorum. Her gün köfte diyeceğini bilerek akşam ne yemek istediğini soruyorum. Gidebileceği spor seçeneklerini anlatıp seçim yapmak ister mi diye soruyorum. Hatta okul seçimi yapmadan önce okulu bile sordum. Evet belirli bir süzgeçten geçti önce seçenekler ama benimle beraber gezmesini sağladım. Gerçekten sevdiğini hissettiğim, onu gülümseten seçenekte karar kıldım.

Bunları yapma nedenim içimi rahatlatmak sanırım biraz. Şimdi ise anaokulu öğrencisinden ilkokul öğrencisine evrilen kızıma okula dair neler sormalıyım sorusu ile boğuşuyorum. Çünkü ben işin eğlencesini hiç kaçırsın istemiyorum. Sadece çocuk odaklı dizayn edilmiş bir mekanda kendine ne kadar çok iyi gelecek şey bulursa o kadar iyi olur gibi geliyor. İlk bir hafta öğlen ne yedin, tuvaletin geldiğinde hemen söyledin değil mi gibi saçma sapan sorular soruyordum. Şimdiye kadar okuduğun tüm ebeveynlik kitaplarını kenara atan sorular. Ve sonunda şuna karar verdim; Ona her gün tek bir soru soracağım. Bugün eğlendin mi?

Sorunun cevabının evet geldiği günlerde sorun yok elbette. Hayır cevabına karşı henüz hazırlığım tam değil aslında. Benim kızım okulu özel alanı belirleyen çocuklardan. Yani anlatmaya hevesli olmuyor. Ancak kurduğumuz bir oyun içinde çıkan bazı diyaloglardan bazı şeyleri çözebilirsiniz. Ve bu çocuğunun büyüme virajlarından birini geçtiğini henüz idrak etmekte zorlanan bir anne için kolay değil inanın. Eskisi gibi öğretmenlerden günlük raporlar yok. Ödev olmadığı için zaten akademik kısım tam bir bilinmez.

İşte bu soruların hepsinin nedeni ileride bir gün ‘keşke’ duymamak için. Bunu itiraf ettiğim gün rahatladım ben. Bunu fark ettiğim gün değiştim. Çünkü ne olursa olsun o keşke bir noktada yaşanacak. Kaçışı olmayan bir çaba bu. Ve şimdi durduğum noktada verdiğim tek karar ‘her şey için keşke diyebilir ama keşke annem beni daha çok sevseydi, benimle daha fazla vakit geçirseydi’ demeyecek. Yani ilkokul ile beraber gelişme alanını ona değil kendime açtım. Okulun ya da diğer hiçbir virajın bizim yolumuzu değiştirmesine izin vermeyeceğim.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • kbnmsvvrm kullanıcısının profil fotoğrafı
  • saijichi1980 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Travisdiock kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi