Yaşam

Özgüvenli mi, şımarık mı?

28 uykusuz

Çocuklarımız dijital neslin bir parçası. Teknolojinin içine doğdular. Onları bizden daha avantajlı görsek de, aslında bunun bir de olumsuz yönleri var. Arkadaşlarıyla buluşup sohbet etmek yerine sosyal medyada zaman geçiren ergenlik dönemindeki çocukları hepimiz görüyoruz, biliyoruz. Kimi zaman eleştirsek de önüne geçemiyoruz. Bazı psikologlara göre bunun oldukça derin etkileri var. Çünkü kısa bir zaman diliminde çocuklar daha benmerkezci-bencil, narsist oluyorlar.

Çocukluk döneminde benmerkezcilik tamamen normal, hatta gelişimlerinin bir parçası. Ancak büyüdükçe, bu kendilerini evrenin merkezi görmelerine, narsist olmalarına neden olabilir. Yani dengeyi iyi kurmak gerekiyor.

Her anne baba, özgüvenli, ayakları yere sağlam basan bir çocuk yetiştirmek ister. Hepimizin arzusu bu yönde. İşte burada dikkatli olmamız gerek. Özgüvenli bir çocuk yetiştirmekle, “şımarık” dediğimiz kendini dünyanın merkezinde gören çocuk yetiştirmek arasında gerçekten ince bir çizgi var. Bazı uzmanlar “Özgüven her zaman iyi bir şey olsa da, birçok ebeveynin benmerkezci ve bencil çocuklar yetiştirdiğini” söylüyor. Ve ironik olarak, bu benmerkezcilik aslında özgüven zayıflığına dayanıyor.

Bu çoğunlukla, genellikle “mükemmel ebeveyn” olmak isteğimizden kaynaklanıyor. Mükemmel olmak isterken helikopter ebeveyn olarak buluyoruz kendimizi. Çocuklarımızın her ne pahasına olursa olsun mutlu olduklarından emin olmaya çalışırken, onlara yanlış mesaj veriyoruz. Onları tüm olumsuz duygulardan uzak tutmaya çalışmak, büyüdüklerinde “dünyanın merkezi olmadıklarını gördüklerinde kaygılanmalarına neden oluyor.

Farkında olmadan çocuklarımızı o kadar çok övüyoruz ki, ileride başkalarından bunu göremediklerine endişeleniyor, kendilerini yetersiz hissediyorlar.

O halde, bu ince çizgide dikkatli yürümemiz gerekiyor. İyi bir şey yapalım derken ileride mutsuz olmalarını istemeyiz. İşte bunun için belki işinize yarayabilecek ipuçları:

  1. Sınırlar koyun

Ve bu sınırlar net olsun. Çocuğunuz onu ne kadar sevdiğinizi, bu sevginizin ne kadar büyük ve karşılıksız olduğunu bilirken aynı zamanda bazı davranışlardan hoşlanmadığınızı, bu davranışları hoş karşılamayacağınızı bilmeli. Bu, onun kendi ihtiyaçlarına önem verildiğini görmesine ve bununla birlikte de başkalarının da ihtiyaçları olduğunu, her zaman kendi isteklerinin ön planda olmayacağını görmesine yardımcı olur.

  1. Hayal kırıklığına izin verin

Üzülmelerine, hatta hayal kırıklığı yaşamalarına izin verin. Bu çocuğunuzun hata yapmasını sağlayacak. Bunun sonunda da “hayal kırklığı ile baş etme” yönleri gelişecek. Uzun vadede, kendilerini üstün hissetmelerini engelleyecek.

  1. Empati ve minnet duygularını geliştirin

Sahip olduklarına şükretmelerini sağlayın. İşte bu sayede başkalarına karşı empati ile yaklaşacaklar. Örneğin artık oynamadıkları oyuncakları ihtiyaç sahiplerine verebilir, gönüllü olarak çalışabilirler. Onlarla aynı şansa sahip olmayan kişileri anlamalarının en iyi yollarından biri de budur.  Başkalarının ne hissettiklerini anlamaları için uzaklara gitmenize de gerek yok. Kardeşi varsa, ona empati ile yaklaşmasını öğretebilirsiniz.

  1. Överken dikkat

Çocuğunuzu överken övgüde bulunurken, “değerlendirici övgü”den kaçınmak gerek. Siz gayet iyi niyetle ne kadar zeki olduğunu söylerken, bu onda “hata yapmamalıyım” hissi uyandırabilir.  Başarısız olmaktan korkabilirler. Bu hata yapma korkusu da ileride yeni bir şeyler denemelerini, daha cesur davranmalarını engelleyebilir.  Sonuçtan ziyade çabası, uğraştığı konu için verdiği gayret hakkında konuşabilirsiniz. İşte bu da onda “başarılı olmalıyım” hissini uyandırmadan keyifle yoluna devam etmesini sağlar.

  1. Özeleştiriyi öğretin

Özeleştiri yapmasını, kendi kendini değerlendirmesini öğretin. Bunu bilen çocuklar çevrelerinden övgü beklemeden hareket edebilirler. Kendilerini geliştirme konusunda daha beceriklilerdir. En nihayetinde hepimizin istediği kendi değerini bilen, kendini fark eden çocuklar yetiştirmek. Benlik bilincinin farkında olan çocuklar bizden sürekli “iyi yaptın, aferin” dememizi beklemezler. Aksi takdirde sadece bizleri memnun edip uğraşır, bizden onay almadan bir şey yapamazlar. Bunu nasıl sağlayacağız? Mesela direkt “Seninle gurur duyuyorum” demek yerine, “Çok çalıştın ve uğraştın, çok da güzel bir şey başardın. Kendinle gurur duyuyor musun” diye sorabilir, onun “evet” yanıtının ardından “Ben de seninle gurur duyuyorum” diyebiliriz.

 

Bu yazı http://www.bestofparenting.com/how-to-raise-your-childs-self-esteem-without-making-them-spoilt-and-entitled/ adresinden derlenerek hazırlanmıştır.
Görsel http://www.ufunk.net/en/photos/pink-and-blue-jeongmee-yoon/ adresinden alınmıştır.
Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Georgiana Kirklin kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Anderson Gwynne kullanıcısının profil fotoğrafı
  • padungda kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi