Röportajlar

Pusette Uykuya Geçiş, Ya Sonra?

burcu5

İçimizden bir uykusuz anne olan Sevgili Burcu Seçkin’in uyku ile ilgili deneyimlerini sizlerle paylaşmak istiyoruz sevgili Uykusuz Anneler! Biliyoruz ki hepimizin çok zorlandığı dönemler ya da “bunu da atlattık ” dediği anlar oluyor. Herkes sadece kendi bu zorluğu yaşadığını sanıyor oysa yalnız değilsiniz. Hepimizin benzer hikayeleri var ve bu hikayeleri paylaştıkça paylaşana da okuyana da iyi geliyor.

Yazımızda göreceğiniz gibi Burcu aynı zamanda diğer uykusuz annelerin işini kolaylaştıracak bir uygulamanın da mimarlarından.

Zor zamanları da, zorlukları nasıl geçirdiklerini de çok içten bir şekilde bizlerle paylaşan sevgili Burcu’ya çok teşekkürler. Umuyoruz en kısa zamanda pusette uyku alışkanlığı da son bulur ve kesintisiz, rahat uykulara ailecek kavuşurlar. Kulüpten en kısa sürede atılman dileğiyle..

burcu1

 

Burcu, uykusuz bir anne olmanın dışında bize kendini tanıtabilir misin?

Merhaba;

1980 İstanbul  doğumluyum, 2.5 yaşında çok tatlı ama bir o kadar da inatçı ve uykusuz bir kız çocuğuna sahibim. Aynı zamanda çalışan bir anneyim,  14 yıldır aktif olarak çalışıyorum. Şu an Profilo Dayanıklı Ev Aletleri Pazarlama Müdürü olarak görev yapıyorum.

Gezmeyi,okumayı, seyahat etmeyi, sinemaya gitmeyi ve arkadaşlarla uzun sohbetler eşliğinde güzel yemekler yemeği çok severim, bunlara son 2.5 senedir ara verdim diyebilirim ama  kaldığımız yerden devam edeceğiz 🙂

 

Kızın şu anda 2,5 yaşında, bu yaşa kadar başınızdan geçen uyku deneyimlerini kısaca bize anlatır mısın?

Kızım hiçbir zaman, yenidoğanken dahi kendi kendine uykuya geçebilen ve uykucu bir bebek olmadı. Hatta doğum ve düğün fotoğrafçımız Sevgili Özlem Turan bizim kendisi için bir ilk olduğumuzu söyler zira Lina 12 günlükken gerçekleştireceğimiz yenidoğan çekimini tüm gün derin uykuya geçmeyişi sebebiyle 7-8 saatlik uğraşların sonucu yapamayıp pes etmiştik.

Lina’yı dönem dönem değişen, kucakta dolaşma, hafif sallanma, pusette dolaştırma, emzirme, beyaz gürültü desteği gibi bir çok destekle uyuttum ve uyutuyorum. Lina son derece sık uyanan, şu an dahi gecede en az 2-3 kere uyanıp tekrar uyutulmak isteyen bir çocuk. Bunun çözümü için karşıma önce emzirmeyi kesmek çıktı, 25 ay sonunda bunu yaptık fakat daha iyi değil daha kötü oldu ve gecede 1 ya da 2 olan  uyanış sayısı dönemsel olarak 6-‘ye çıkmakla birlikte en az 2-3 olarak seyrediyor.

Şu an Lina’yı emzirme harici bildiğimiz ve uyutabildiğimiz tek yöntem olan pusette dolaştırmak sureti ile uyutuyoruz, uyuduktan sonra da yatağına alıyoruz.

Bu tüm kalkışlarında aynı şekilde tekrarlanıyor.

burcu3

Emzirme ile ilgili zorluklar yaşadın mı? Bu süreçte senin en işine yarayan şeyler neler oldu? Ve emzirmeyi nasıl bıraktın?

Emzirme ile evet ilk başta oldukça zorluk yaşadım. Lina hastane çıkışı 2.700gr 48cm ile minik bir bebekti, ağzı da minicikti, bu sebeple memeyi tutmakta zorlandı. Hastanede hemşireler tutturuyordu fakat biz evde başarılı olamadık. Eve hemşire desteği de aldık fakat aynı durum devam etti. Biz de ilk 1.5 ayı önce kaşık biberon ve sonra silikon meme ucu ile geçirdik, 2. ayına doğru memeyi tutabildi ve 25. ay sonuna kadar da bırakmadı.  Lina 9.5 aylıkken işe başladım ve mecburi gündüz memesi bitti. Hiçbir zaman biberon ve emzik almadığı için sağmaya da devam etmedim. 1 yaşı itibariyle işten gelince verdiğimi de kestim ve sadece geceleri uykuya geçiş ve ara uyanışlarda emer oldu. Buradan anlayacağınız üzere bu dönem emzirerek uyuttuğum dönem. Çok ekstrem durumlar dışında 25. ayın sonuna kadar gece uyku harici emmedi.

Memeyi uykusunu düzene sokmak için kesmem gerektiği konusunda bayağı bir toplumsal baskıya maruz kaldım çevrem tarafından. Tabii ki iyi niyetle ve benim daha fazla uykusuz kalmamam için bunu yaptılar ama en son artık kimse bana meme demesin, meme benim ve istediğim zaman keserim gibi net bir çıkış yapmak durumunda kaldım. Sonra da konuyu akışına bıraktım.

Emzirmeye çok aşırı kutsal ve büyük anlamlar yüklememekle beraber seviyordum. Uykuyu geçtim duygusal boyutu da bırakılması zor hale getiriyordu.

Sonuçta bir gün uygun hissettim ve artık tam olarak iletişim kurabilmenin de avantajıyla Lina’ya bir tanesinin bittiğini isterse öbüründen emebileceğini ama yavaş yavaş onun da biteceğini söyledim. Ve bu konuşmalara da süreç boyunca devam ettim. Hemen kabul etti. Birkaç gün bu şekilde sıklık azaltmadan devam ettik. Sonra once 1. kalkışında vermeyip kucağımda uyutup, bunu da birkaç gün devam ettikten sonra 2. kalkışa da vermeden geri uyuttum ve sonuçta bence en zor olan ilk uykuya geçiş memesi kaldı. Bu konuda da kendime ve ona herhangi bir zaman ve limit koymadım. Uygun olduğunu hissettiğim bir gün bitmiş bu da dedim çok az ağladı ama kucağımda dolaşarak uyudu.

Böylece 25 aylık bir serüven bitmiş oldu.

 

Uyku eğitimi hakkında görüşlerin neler?

Uyku eğitimi konusunda bir çok yöntem var. Hepsini okudum. Kimisi daha radikal, kimisi daha ılımlı. Fakat hepsinin nihayetinde çocuk ağlıyor. Çünkü hayatında temel bir değişiklik oluyor ve buna tabii ki tepki gösteriyor. Ben ve eşim bunu hiç istemedik. Özellikle 2 yaş öncesi konuşmadığı ve daha bebek olduğu zamanlar aklımızın ucundan dahi geçmedi.Şu an isterdim ki Lina yanımıza gelen ve o şekilde uyuyabilen bir çocuk olsun. O zaman sorunsuzca hallederdik ama gözüken o ki biraz ağlayacak . Üstelik 2 yaş krizinin doruklarında ve yapısal olarak da dominant ve inatçı bir çocuk olarak bayağı ağlayacak. Bu konuda da şu an acelem yok. Düşünme aşamasındayım. Bu yatağında mı yapsam, yer yatağına mı geçsem, sadece parmaklıkları mı indirsem gibi. Nasıl emzirmeyi 6 ay kadar kafamda ordan oraya koyduysam ve içime gelen doğru zaman hissi ne zamansa harekete geçtiysem sanırım bunda da öyle yapacağım.

 

Uyku ile ilgili dışardan bir destek/yardım almayı denedin mi? Bu konudaki deneyimlerin ve annelere önerilerin neler?

Uyku konusunda sadece pedagog görüşü aldım . Başvurumuz sonucu birçok kaynaktan aldığımız uzman görüşü, bunu kesip, yatağa koyup orada uyuyacağını söylemek . İlk 15-20 dakikayı kısık ışıkta şarkı-masal gibi bir konseptte geçirip akabinde uyku saatinin geldiğini söyleyip ışıkları tamamen kapatıp , odada kalarak ve fakat iletişimi keserek devam etmemiz gerekiyor. Ve bu durumda ağlamanın şiddetine gore sakinleştirip geri bırakmamız.

Şimdilik buraya geçemedim. Bu konunun kendimle ilgili olduğunu düşünüyorum çünkü birkaç gün zorlayıcı olabilecek fakat akabinde düzelecek diyor herkes ama ben ilk adımı atmaya oldukça çekiniyorum, karşılaşacağım direnç beni korkutuyor. Haliyle şu ana kadar herhangi bir girişimim olmadı.

Annelere önerim eğer ki ilk doğduğu günden itibaren kendi kendine uyuyabilen bir çocukları varsa, çocuğun bu yapısını mümkün olduğunca desteklemeleri ve uykuyu bir harekete bağlamamaları olur.

burcu lina

Uykusuzluk hepimiz için çok zor ama bir de sen uyku sorunun hayatınızı nasıl değiştirdiğini, neleri etkilediğini anlatır mısın?

Uykusuzluk genel olarak hayat motivasyonunu negatif yönde etkileyen bir şey. Mesela son 2 ay öncesine kadar hamilelik sonrası kalan 10 kilomu verme motivasyonunu kendimde bulamadım. Asabi  ve tahammülsüz yaptığı da kesin. Kötü gecelerin sabahında kendimi Lina’ya karşı kesinlikle daha tahammülsüz hissediyorum, bu durum diğer kişilere karşı daha da ağır oluyor. Uykusuzluğumu ve bunun etkilerini işime asla yansıtmıyorum ama özel  hayata yansıyor. Tabii ki Lina uyur uyumaz uyumak gibi bir sistemim var yoksa dayanamam, en azından o uyurken ben de uyumalıyım. Yoksa Lina 9-10 arası uyusa ben 12’ye kadar kendime vakit ayırsam sonra işe 3-4 saatlik uyku ile gitmem gerekebilir. Ve bunu kaldıramam. Bu sebeple akşam programlarımız yok denecek kadar az. Arasıra yaptığımızda da gece bakıcı olmasına rağmen hep ve sadece beni istediği için ben ertesi gün çok kötü olup pişman oluyorum.

 

Uykusuz bir çalışan anne olarak, çalıştığın firma olan Profilo’nun ninni makinesi aplikasyonunu ortaya çıkarmasına vesile olduğunu biliyoruz yani aslında annelerin ihtiyaçlarını çok iyi bilen bir uykusuz anne olarak bunu hayata geçirdin. Bu konuda annelere ne söylemek istersin? Ninni makinesi nedir ve ne işe yarıyor kısaca bahseder misin?

Profilo Ninni Makinası, ürün portföyümüzde olan çamaşır makinası, kurutma makinası, süpürge, saç kurutma makinası gibi ürünlerin seslerinin, özellikle kolik bebekleri, anne karnı duygusu verdiği için sakinleştirme ve uykuya geçişlerini kolaylaştırma etkisine sahip olduklarını keşfetmemizle başladı. Gerekli onayları alıp bu sesleri kaydettik ve once sadece bu seslerden oluşan web sitemizi hazırladık. Geçtiğimiz sene başında ise kendim de sosyal ve mobil bir anne olarak bu seslerin hayatın birçok anında annelerin yanında olması gerektiğini düşündüm ve bunu bir telefon uygulamasına dönüştürme projemiz başladı. Eklediğimiz ninniler ve rahatlatıcı melodilerle, bebeğin büyüme aşamasında annenin yanında olabilecek, uzun yıllar çocuklarının sakinleşme ve uykuya geçiş aşamasında yanlarında olabilecek şekilde uygulamayı tasarladık.

Müzik çocuklar ve bebekler için her yaş grubunda faydalı ve cinsine gore uykuya destek olabiliyor. Bahsettiğim gibi kolik bebekler anne karnı çağırışımı yapan ürün sesleriyle oldukça çabuk sakinleşebilirken, 1 yaşını geçtikten sonra uyku öncesi kitap okuma esnasında rahatlatıcı melodilerimizden faydalanabilir, ya da mini bir hoparlör veya  telefon/tabletinizi uçak moduna alarak, ninnileri açıp bebeğinizi öpüp odasında sakin bir uykuya bırakabilirisiniz.

 

Bundan sonra uyku konusunda neler yapmayı planlıyorsun?   

Bu konuyu şimdilik akışına bıraktım. Mümkün olan en acısız şekilde yapmak istiyorum.

Belki birkaç ay daha bekler 2 yaş krizimizin de hafiflemesinden faydalanır onun uyum sağlamasını arttırırım. Ama sanırım yatağını kendi erişim sağlayabileceği şekilde değiştirip, pusetin yavaş yavaş aramızdan ayrılacağını sadece dışarda bizimle olabileceği konusunda altyapı çalışmaları yapıp, doğru hissettiğim bir akşam da başlayacağım. Devamını yine yazarım 🙂

burculina

Annelik yolculuğunda geriye baktığında “keşke” ve “iyi ki” dediklerin neler?

Öncelikle kocaman bİr iyi ki, çünkü İyi ki Lina var ve her şeye rağmen iyi ki uzun bir emzirme sürecimiz oldu.

Tek bir keşkem var o da şu ki; keşke emmediği süre boyunca mecbur  biberon alan Lina’ya, memeyi tuttuğu andan itibaren heyecana kapılıp arada biberon vermeyi atlamasaydım, aradaki 2-3 haftalık biberonsuz dönemden sonra asla biberon almadı ve bunun birçok şeyi otomatikman etkilediğini düşünüyorum. Emzik için de daha baskıcı olmayı düşünebilirim bu kapsamda.

O yüzden bunu her yeni anne gördüğümde söylüyorum, ben zaten biberon alan çocuğun almayacağını düşünmedim, bilmiyordum ve bana da söyleyen olmadı.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Sendogan Yazici kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Merve kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Perihan Gürer kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL