Tuvalet eğitimi Uncategorized

Tuvalet Eğitimi Dosyası Açılıyor!

Tuvalet Eğitimi Dosyası Açılıyor!
6 oy / (ortalama) 4.83

tuvalet eğitimi

 

Uykusuz Anneler Kulübü olarak bir çok anne-babanın nasıl yapsam, nerden başlasam diye düşündüğü tuvalet alışkanlığı kazandırma veya tuvalet eğitimi dediğimiz süreçte, çok işine yarayacağını düşündüğümüz “Tuvalet Eğitimi Dosyası” hazır! Uzman görüşlerini de yakın zamanda paylaşacağımız dosyamızda öncelikle deneyimleri aktarmak istedik.

Deneyimli  blog yazarı anne ve babalara sorduk. Biliyoruz ki çocuk yetiştirmede uzman görüşleri kadar diğer ebeveynlerin yaşadıkları da bizlere ışık tutan, belki en kritik anlarda “keşke bunu bilseydim” dedirten, kıymetli bilgiler…

Bizlerle bu kıymetli deneyimlerini paylaşan tüm blog yazarı anne, babalara teşekkür ederiz.

 

Sena Baran (www.dorikus.com, www.fikirdenk.com)

Çocuğunuza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta?

2,5 yaşta tam 30 aylıkken verdim. 2 yaştan önce kaslarının gelişimi ve genel haline bakarak acele etmek istemedim. Her ne kadar yaz ya da kış ayının farketmediğini söyleseler de biz Haziran ayındaydık ve mayo giydiğimiz, sık sık şortla bahçede dolaştığımız için mevsim avantajını da kullanmış olduk.

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ne kadar sürdü? Bu aşamada en zorlandığınız konu ne idi?

Tuvalet alışkanlığını hem çiş hem kaka için kazanması yaklaşık 2 hafta sürdü. Birinci haftanın sonunda çişi bitmişti, kakanın tamamlanması 2. Haftayı buldu. Ben hem gündüz hem gece aynı anda verdim. Yani bezi bir kere çıkarttık ve kafasının karışmaması için kararlı oldum, hepsini aynı anda yapmak bir kaç gün zor geldiyse de birinci haftanın sonunda doğru yaptığımı düşünmeye başlamıştım.

Bu süreçte keşke öyle yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?
Hayır, bunu dedirtecek bir geri bildirim almadım, kolay tamamlandığını düşünüyorum.

Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?

Ben hem gece hem gündüz yaptığım için geceleri yatağının altına 3 kat koruyucu uyguladım. Marketten aldığımız şeffaf naylonu bir kat serip üstüne çarşaf koydum. Bu şekilde üç kat uygulayınca, ilk başlarda gece yatağa kaçırma olduğunda çarşafı ve naylonu sıyırıp atıyor, bir dakika içinde hazır yatakla uykusunu fazla açmadan devam ediyordum. Seyahatteysem ya da dış mekandaysam arabanın bagajında potette isimli portatif lazımlık vardı. Kolayca her yere taşındığı için çok işe yaradı. Ayrıca erkek çocuk olduğu için içi boşaltılmış pet şişelerin de faydasını görüyordum. Tuvaletim var demeye başladığı andan itibaren, bu pet şişeleri kullanıp, arabayı sağa çekip acil durumları giderdiğimiz çok olmuştur. Tek önemli tavsiyem, çocuğa sürekli beş dakikada bir ” tuvaletin var mı?” Sorusunu sormamak, bundan çok bunalıyor ve asabiyet yapıyorlar. Bunun yerine saat başı tuvalete götürüp ” hadi deneyelim” demek, çok istekli değilse zorlamamak lazım. Eğer yeni başladınız ve birkaç günden sonra çok negatif tepki veriyorsa biraz ara vermeli, henüz zamanı gelmemiş ya da psikolojİk olarak hazır olmayan çocuğu zorlamamalı.

 

 

Yeşim Burnaz (www.nilsmum.com)

Çocuğunuza/çocuklarınıza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta?

Nil 27 aylıkken tuvalet alışkanlığı kazandı. Uzmanların söylediğine göre uygun zaman dilimi 1.5 – 2.5 yaş arasındaydı. Hem o zaman dilimini yakalamak hem de Nil’de tuvalet eğitimine hazır olduğunu gösteren pek çok ibare gördüğüm için eğitime başladım.

 

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ne kadar sürdü? Bu aşamada en zorlandığınız konu ne idi?

Bizde tuvalet eğitimi tam manasıyla 2 hafta sürdü. 2 hafta sonra neredeyse hiç kaçırma olmadı. Fakat gece bezini bir 3 hafta daha devam ettirdim. Onu da 3 hafta sonunda tamamen attık. En zorlandığım konu ise tabii ki ilk başlarda sürekli çiş kaçırması ve etrafın temizlenme aşaması oldu.

 

Bu süreçte keşke öyle yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?

Süreci gayet olumlu ve kaygısız bir şekilde atlattık. Herhangi bir problem yaşamadık. Fakat bu süreçte kararlı ve sabırlı olmak gerekiyor. Aksi takdirde hem anne hem de çocuk çok etkilenebiliyor.

 

Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?

Benim en çok işime yarayan potette isimli portatif ve taşınabilir tuvalet aracı oldu. Arabada, plajda, sokakta, her yerde rahatlıkla kullandığım için dışarı çıkarmadan da geri kalmadım. Tuvalet eğitimi için sabırlı ve sakin olmak da çok önemli. Hem kendinizi hem de çocuğunuzu yıpratmamak için sürece annenin kendini alıştırması ve hazırlaması gerekiyor çünkü bu bir anda gelişen bir alışkanlık değil.

Bu konuyla ilgili iki de yazı yazmıştım:

1. http://www.nilsmum.com/2014/01/tuvalet-egitimi-ne-zaman.html

2. http://www.nilsmum.com/2014/01/tuvalet-egitiminde-gece-bezlemeli-mi.html

 

 

Elif Doğan (www.blogcuanne.com)

Çocuğunuza/çocuklarınıza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta? 

2,5 yaş civarında verdim. Hem daha öncesi erken geldi, hem de yaza denk getirmek istedim.

Bu süreçte keşke öyle yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?

Evet, ikinci oğlumda keşke acele etmeseydim, onun sürecine saygı duysaydım. Bunu fark ettiğimde ikimiz de -ama en çok o- boşu boşuna zorlanmıştık

Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?

Ben ciddi anlamda bir sıkıntı yaşamadım bu süreçte… Ancak çocuğa bırakmak, etrafın baskılarına kulak tıkamak, anneanne/babaannelerin ‘ben senin altını 6 aylıkken açmıştım’ söylemlerini kulak ardı etmek ve hiçbir çocuğun sonsuza kadar bezli kalmayacağını hatırlamak en önemlisi sanırım. Çocuğun küçük dünyasında kontrol edebildiği birkaç alandan biri tuvalet konusu, onun istediği gibi olması önemli..

 

Serkan Özdemir (www.blogbabba.com)

Çocuğunuza/çocuklarınıza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta?

Biz eğitimi iki yaşını çeyrek geçe vermeye başladık. Yaz aylarına denk geldiği için ‘saldım çayıra’ yaklaşımının cazibesine kapıldık. Etrafımızdaki daha tecrübeli anne-babalardan aldığımız bilgilerde yaz aylarının avantajları anlat anlat bitmiyordu.

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ne kadar sürdü? Bu aşamada en zorlandığınız konu ne idi?

Erken başladığımızı bildiğimiz için, bu bir ‘deneme’ süreci olsun dedik. Tutarsa tutar, tutmazsa sonbahara kalır diye düşündük.

İncelemelerimizden sonra, temelde iki tuvalet tipi olduğunu gördük:

1) Küçük

2) Büyük

Biz birinciden başladık. Ve Sarp ciddi bir motivasyonla girişti bu yeni aksiyona. Bir adım ileri, iki adım geri ritmiyle denerken (veya yanılırken), çevremizde ortak alanları (bildiğiniz yazlık ev) paylaştığımız aile fertlerinden sözlü/imalı şikayetler gelince sonbahara erteleme planını öne aldık ve çaktırmadan, morali bozulmuş olan oğlumuzu rahat bıraktık. Bu zorlandığımız ilk konu oldu: Çevrenin anlayışına ihtiyaç. Daha sonra tekrar denemeye başladığımızda, hızlı bir giriş yaptık Küçük Tuvalet’e.  Arada hala kazalar oluyordu ama artık iki adım ileri, bir adım geri şeklinde. Biz hala belli bir direnç hissediyorduk aralarda. Sonradan yuvada bu iş iyi kıvırdığını ama evde daha çok kaza olduğunu gözlemlemeye başladık. İnat ediyordu bizleyken tuvalete gitmeye. O inat ettikçe daha çok kaza oluyordu, daha çok kaza oldukça babasında ipler daha çok geriliyordu (Annesi çok daha sabırlı bir insan). Çişi olduğunu anlıyordum, hadi tuvalete yapalım dediğimde gitmek istemiyordu. En son bir gün direnip altına kaçırdığında kızdım (evet, hala çok pişmanım) ve kısa süre sonra Sarp durumu tam olarak protesto etmeye başladı. Bez olayına geri dönmüştük.

İkinci en çok zorlandığım şey buydu: Sabırlı olmak. Bu arada Sarp’tan yaşça küçük bir çok çocuğun haldır huldur tuvalete çiş yaptığını görmek stresi artırıyordu. Çevre ebeveynlerden oğluma gelen ‘Aaa Sarp daha tuvalete yapamıyor muu, bizim kız bile başladı, Sarp sen kocaman adam oldun artık, hep böyle bebek gibi bezle mi geziceksin aaa’ yorumları da cabası. Yuvanın pedagogu sağolsun, çocuğu rahat bırakın, o kendi karar verecek, bir süre baskı yapmayın, dedi. Yani eşime demiş daha doğrusu, ben o görüşmede yoktum. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla hesabı. Ben olayı annesine ihale edip kendimi biraz dışarıda bıraktım. Annesinin yumuşak yaklaşımı ve öğretmeninin çabaları sonrası, başladıktan 1 yıl sonra (yani 3.5 yaşında) Küçük tuvalet bezden bağımsızlığını ilan etmişti. Gelelim, 2 no’lu Büyük tuvalete. Haftaya 4 yaşını bitirecek ve hala bezdeyiz. Bir kaç kere kendi isteğiyle denedi ama çok başarılı olamadı. Küçük tuvalet tecrübemizden mütevellit, tekrar saldık çayıra. Biliyoruz ki, bir gün gelecek ve ‘Ben kakamı tuvalete yapıcam’ diyecek. Ara ara soruyoruz, ama üstelemiyoruz. Tutabildiği için mekan ve zaman ayarını nispeten rahat yapabiliyor. Gerektiğinde bezini takıyoruz, büyüğünü icra ediyor. Özet olarak küçük bir yıl sürdü, büyük hala devam ediyor.

 

Bu süreçte keşke öyle yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?

Bir. Mükemmeliyetçi davranmasaydım. Bunun sonucunda doğan stresi çocuğa yansıtmasaydım. Sabırsız olmasaydım.

İki. Dışarıdan dayatılan şablonları ciddiye almasaydım (Tuvalet eğitimi şu yaşta başlar, bu kadar sürer, Yaz ayları daha idealdir, gibi)

 

Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?

Sabırlı olun. Onun için bir devrim niteliğinde olan bu değişimi yönetmesinde ihtiyaçlarının ne olduğunu anlayıp bunları karşılamaya çalışın. Kalanını o hallediyor zaten. Eşimi gözlemleyerek bunu yapmayı öğrendiğimde ilişkimiz ve eğitim süreci çok daha rahat ilerledi. Tavsiyem daha sabırlı olan ebeveynin erken dönemlerde ön safhalarda çarpışması.

Örnek olun. Kendi tuvaletiniz geldiğinde bunu biraz daha belirgin olarak yapın… Şimdi bu yazdığıma bakıyorum da, gidin salonun ortasına tuvaletinizi yapın, demiş gibi oldu. Yanlış anlaşılmasın, netleştiriyorum: Mesela oyun oynuyorsunuz. Hakikaten geldi. ‘Benim çişim geldi, şimdi tuvalete gidip yapacağım, sonra gelip oynamaya devem edeceğim’ diyerek gerekeni yapın. Övmeyin, reklam yapmayın, abartmayın. Çocukların algıları bizim onlara yakıştırdığımızdan çok daha açık çoğu zaman. Cin gibi anlıyorlar gözlem yaparken. Doğal olarak yaptığımız şeyleri çok daha koyu harflerle yazıyorlar hafızalarına.

Takmayın. Daha kötüsü yoksa, bırakın en büyük derdiniz bu olsun.

 

Müge Demirözü Öztürk (www.hamileveanne.com)

Çocuğunuza/çocuklarınıza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta?

Gökçe’ye tuvalet eğitimini 25 aylıkken verdim. Mevsim bahardı ve bence sıcak olduğundan uygun zamandı, Gökçe benim bezden “Allahım sıcak havada ne yapacak bu çocuk bezle?” diye şikayet ettiğimi duyuyor ve onu sevilmeyen bir şey olarak kodluyordu. Artık konuşmaya başlamıştı ve ben onun hazır olduğunu hissetmiştim.

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ne kadar sürdü? Bu aşamada en zorlandığınız konu ne idi?

Gökçe “Anne bu bezi çıkart” dedi ve biz o gün bezini çıkarttık. Hiç zorlanmadık. Evde çanta halinde taşıdığı ve oyunlarına dahil ettiği portatif bir puseti vardı.

Onu almaya başladık yanımıza. Hatta yurtdışı seyahatine çıktığımız bir döneme dek gelmesine rağmen bezi bırakış problem olmadı.

Bu süreçte keşke öyle yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?

1 yıl erken denemiş ve o zaman erken olduğunu görüp süreci ötelemiştim.

2. denememde taşlar yerine oturmuştu, pişman olmadım.

Çocuğu izlemek en kritik nokta kanımca.
Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?

Altın önerilerimi blogumda yazmıştım:

http://www.hamileveanne.com/2012/08/06/bezi-birakis/

 

Derya Taşdiken (www.markaanne.com)

Çocuğunuza/çocuklarınıza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta?

Büyük oğlum Eren’e 2,5 yaşında tuvalet eğitimi vermeye başladık. ‘. gebeliğim başlamıştı ve artık alt değiştirmek istemiyordum, benim için çok zorlayıcıydı, bel arılarım çok fazlaydı çünkü. Bu nedenle 2. gelmeden bir an önce bu işi halletmek istedim. Bir eve bir bezli bebek yeterdi:)

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ne kadar sürdü? Bu aşamada en zorlandığınız konu ne idi?
Tuvalet alışkanlığı kazandırmak uzun sürdü. Sebebi ise, benim tuvalete alıştırma kararı almam ama Eren’in buna hazır olmamasıydı. 1 ay kadar denedik, sonra, Bengi Semerci’nin rehberliğinde 3 ay ara verme kararı aldık. Çocuk hazır değilse, 3 aylık bir ara olması idealmiş. Eren daha 2. aya gelirken, bezini çıkarmak istediğini söylüyordu, bunu çok söyledi, bu bir işaretti, böyle bir sinyal aldığınızda, 3 ayı doldurmanız şart değil, doğru zaman gelmiş demektir ama ben bu söylemleri duymazdan geldim, çünkü bu sefer de ben hazır değildim. Ta ki, yine Bengi Semerci’nin tuvalet eğitimi seminerine katılana kadar. Eren’i anlattım, sorumu sordum ve beklediğim- korktuğum cevap geldi, “İşaret veriyor, artık hazır! Hemen bezi çıkarın. 2-3 güne tamamdır bu iş.” dedi. Öyle de oldu.

En zorlandığım konu ise, özellikle restoranlarda, oturduğu sandalyeden şaldur şuldur çiş akmasıydı, sokaklarda çok zorlandım ve arabada. Otokoltuğu sırılsıklam oluyordu ve sök yıka işlemi koca göbeğimle beni çok sarsıyordu. Evde sıkıntı pek yaşamadım, çünkü yaz kış hiç halı yoktur bizim evde, havlu kağıtla çişi emdirip, silmem yeterli oluyordu.

Bu işin bir de kaka boyutu var tabi, birkaç külodu çöpe bile gitti.
En zorlandığım kısımlar bitmedi. Geceleri, Yasin evde olmadığında özellikle, koca çocuğu gebe halimle kucaklayıp tuvalete taşımak işkence gibiydi benim için. Uyumadan önce 576768 kere su isteyen bir çocuk gecede 2 kere tuvalete kaldırılmalıydı ama bunun için önce uyanmak ve o sıcacık yataktan çıkmak gerek. Heh işte, orada bir sıkıntı vardı ve sabah boyumun ölçüsünü misliyle alıyordum. Çarşafları çıkar, yıka, yenisini geçir…

Keşke yapmasaydım dediğim bir şey olmadı hiç. Bizim yapabileceklerimiz dahilinde, elimizden gelenin en iyisini yapmıştık çünkü.
Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?
Yeni başlayacaklar, kendilerinin ve çocuklarının eş zamanlı hazır olduğu bir anı yakalamaya özen göstersinler, çünkü böyle çok daha kolay, çok daha kısa sürede tuvalet işi halloluyor. Ayrıca, tuvalet eğitimi demek, hem mahremiyet, hem hijyen, hem tuvalet eğitimi demektir. Bunu unutmayın. Sac ayağı gibi düşünün. O tuvaletteyken, izni olmadan içeri girmeyin, ellerini yıkamadan çıkmasına göz yummayın, “Ne de olsa tuvaleti ellemedin. Hadi bu sefer yıkama tamam” gibi söylemler kafasını karıştırır, kakasını sildikten sonra, sizinde mutlaka elinizi yıkamanız, iyi bir örnek olacaktır. Çişini yaptıktan sonra vajinasını ya da penisini kendi temizleyebilmeli. Bu da hijyen çerçevesinde ele alınan bir konu. Hem de çocuğun sorumluluk algısını da geliştiriyor. İlla sizin kucaklayıp tuvalete oturtmanız gerekmesin. Bunun için yükseltici aparatını kullanmasını teşvik edin. Aynı aparatı sürükleyerek lavaboya yetişebilir.

 

Zeynep Özösken (www.annebaaak.blogspot.com)

Çocuğunuza/çocuklarınıza tuvalet alışkanlığı/eğitimi ne zaman verdiniz, neden o yaşta?

Oğluma tuvalet alışkanlığı kazandırdığımızda 2.5 yaşındaydı. Yaz dönemine denk gelmesi ve coğunlukla mayo ile gezinmesinin rahatlık saglayacağını düşünerek yazlıkta olduğumuz bir ay içinde tuvalet alışkanlığı kazanması oldukça rahat oldu. O dönem ayrıca sıcak, deniz, kum gibi pek çok dış koşul da birleşince hiç pişik sorunu yaşamamış olan oğlum pişik yaşayınca bez kullanmazsa pişiğin oluşmayacağını söylememin de etkisi önemli ölçüde pozitif oldu.

Tuvalet alışkanlığı kazandırmak ne kadar sürdü? Bu aşamada en zorlandığınız konu ne idi?

Yaklaşık 1 aylık yaz tatili süresinde gündüz bezi ile ilgili bir sıkıntımız kalmadı. Beni bez bırakma sürecinde en zorlayan konu oğlumun dışarıdayken büyük tuvaletinin geldiğini söylemesi oldu diyebilirim. Dışarıda tuvalet hijyenine biraz takık bir kişi olarak küçük yaşta bir çocuğun büyük tuvaleti geldiği anda onu tuvalete götürmek zorunda kalmak bu sürecin benim için en zorlu tarafı olmus olabilir…

Bu süreçte keşke öyle yapmasaydım dediğiniz bir şey oldu mu?

Ben bu süreçte pek çok uzmanın söylediğinin tersini yapmak durumunda kalıp geceleri bezini bağlamaya devam ettim oğlumun. Gece uykularımız bölünmesin diye bunu yapmıştım, o dönem için de doğru gelmisti ama aslında çok da gereksiz bir şekilde süreci uzattırmış bize. Çünkü tuvaletini tutmayı oğrenen çocuk gece de aynı refleksi gösterir ve zamanla bezi kupkuru kalkar diyenlere inat oğlum her gece ıslak bezle uyanıyordu. Bu sürecin bu şekilde sürüncemede kalmasından rahatsız olunca birkaç gün alıştıma külotlari ile uykuya geçti oğlum. Sonrasında da kademeli olarak onu da kaldırdık. Ve gördük ki aslında bir kaç gece kazası  sonucu vücut tuvalet düzenine çok daha çabuk alıştı ve tuvalet alışkanlığı gündüzlü geceli oturmuş oldu.

Yeni başlayacaklar için altın önerileriniz nelerdir? En çok işinize yarayanlar neler oldu?

” Çocuğunuzu izleyin o size işaretleri veriyor”deniliyor;  ben buna kesinlikle katılıyorum. Zorla bu sürece başlamanın çok yıpratıcı olabileceğine inanıyorum. Şu sıralar 2 yaşına yaklaşan kızımda da önceliğim onun isteklerini izlemek yönünde. Bir de anne babanın tercihine ve rahatına göre değişebilir bir şey bu ama ben çocuğun anne babasını ya da varsa evde kendinden 1-2 yaş büyük abla ağabeyini örnek alarak tuvalet merakı kazanabileceğine inanıyorum. Nasıl ki bizi diş fırçalarken gören çocuk dişini fırçalamak istiyor tuvalet ihtiyacınızı tuvalette giderdiğimizi bilmeleri de kendi tuvaletlerini yapma sürecinde de artı oluşturabilir gibi geliyor bana..

 

Damla Çeliktaban (www.binbirincigece.blogspot.com.tr)

Ben oğluma pek bir şeyin eğitimini vermemiş şanslı bir anneyim. Tuvalet alışkanlığı da bunlardan biri. Ben Uzay’a tuvalet eğitimi vermedim. O kendisi bu davranışı edindi. Uzay eylül doğumlu… 1yaş 8 aylıkken yaz geldi, yavaş yavaş sıcaklar başladı. Bez poposunu, belini pişik yapıyordu. (Ben sıcağa hiç katlanamam) Soyuyordum oğlanı öyle geziyordu. Bezsiz yani.

Bir süre evin çeşitli yerlerine işedi diye hatırlıyorum. Mevzu etmiyor, siliyorduk. Aynı zaman zarfında ben tuvalete girerken, onu da görsün diye yanıma alıyordum. Klozetin karşısına da minik bir lazımlık koymuştum… Onu sandalye gibi oraya oturtuyordum. Bir zaman sonra kendi kendine oraya yapmaya başladı… Toplam 1,5 ayda filan kurtuldu bezinden. Yani hiç zorlanmadım ve hiç keşke yapmasaydım dediğim bir şey olmadı. Her şey kendiliğinden gelişti.

 

Yeni başlayacaklara altın önerim şu: Sıcak havada bebeğinizi bezle dolaştırmayın J Bırakın işesin ortalığa. İşin şakası bu tabii.. (herkes katlanamaz biliyorum) Gerçek önerim şu: Bütün çocukların edinme, öğrenme ritimleri farklıdır ve hiçbir çocuk annesinin acelesi var diye bir beceri edinmek zorunda değildir. Zamana bırakın; eğiticem diye yıpratmayın, yıpranmayın.

 

 




Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Aysun Karakaya profil resmi
  • B.bade atar profil resmi
  • Elif Bozkurt profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi

Güzel haberlerimizi almak için mailing listemize kaydolun...