Anne-Baba Evlilik seminer

Üçüncü Ebeveyn : Anne-Baba İlişkisi (2.bölüm)

aile

 

Uykusuz Anneler Kulübü olarak Nestle’nin iyibuyusuniyiyasasin.com platformu ile birlikte düzenlediğimiz “3.Ebeveyn:Anne-Baba ilişkisi” seminerinde sunum yapan uzmanlardan Uzm.Psk. Fatma Tosuntaş Karakuş’un verdiği tüm bilgiler özellikle sosyal medyada anneler tarafından çok ilgi gördü ve sunumunun tamamını paylaşması için bize talepler geldi. Fatma Hanım da bu isteği geri çevirmeyerek sunumun tamamını annelere ulaştırmamız için bize iletti, 2 bölüm olarak sitemizde yayınlıyoruz. 2. Bölüm aşağıdaki gibidir. Fatma Hanım’a teşekkürlerimizle..

 

Üçüncü Ebeveyn : Anne baba ilişkisinin çocuğa etkileri

2.Bölüm:Anne babanın çocukluk travmalarının bebek doğduktan sonra ilişkiye etkisi

Bebeğin doğumundan sadece anne değil baba da çok etkilenir.

Temel duygu devreleri:

-TEMEL DEVRELER (Korteks altı, doğuştan, öğrenilmemiş) Panksepp

-MERAK (merak, başlatma, motivasyon, sezgi)

-KORKU (dehşete düşme korkusu)

-ÖFKE (Kızgınlık, öfke)

-PANİK/Üzüntü

-OYUN  (eğlence)

-İLGİ (bakım, ilgi, sevgi)

-ŞEHVET/SEVGİ (bir şeye tutkuyla bağlanma ve cinsel arzuyu da içermekte)

 

7 Evrensel Yüz İfadesi

Beyin bunları algılıyor. Mikro ifadeler (ya da Mikro mimikler) insanların, yaşadıkları bir hissi veya düşünceyi bastırmak veya gizlemek isterken yaptıkları ani ve istem dışı yüz ve beden hareketleridir. Normal yüz ifadeleri gibi taklit edilmeleri ve gizlenmeleri neredeyse imkânsızdır fakat çok kısa sürede olup bittikleri veya bir başka yüz ifadesinin altında anlık olarak ortaya çıktıkları için gözleri eğitilmemiş veya doğal yeteneği olmayan kişilerin dahi bunları yakalaması zordur. Mikro ifadeler temelde 7 evrensel hissi dışa vururlar: iğrenmekızgınlıkkorkuüzüntümutlulukşaşkınlık ve aşağılama. Bir mikro-ifade saniyenin 1/15’i ile 1/25’i arasındaki hızlarda gerçekleşirler.

Travma

Travma o kadar yaygınlaştı ki, bir çoğumuz varlığını bile fark etmiyoruz. Herkes travma yaşar. Hepimiz; yaşadığımız travma bizi hayatımızın geri kalanında travma sonrası stres bozukluğuna maruz bırakmış olsun, olmasın hayatımızın herhangi bir noktasında travmatik deneyim yaşamışızdır. Travma semptomları kendilerini başlatan olaydan sonra yıllarca gizli kalabildikleri için, bazılarımız bu semptomları henüz fark edememiş olabiliriz. Söz konusu semptomlar uyku halinde kalabilir yıllar hatta on yıllar boyunca birikebilirler. Ardından stresli bir dönemde ya da diğer bir olayın sonucunda hiçbir uyarı vermeden birden bire ortaya çıkabilirler. Ayrıca bu semptomlar asıl nedenlerine dair herhangi bir ipucu da vermeyebilirler. Bu yüzden, küçük gibi görünen bir olay, felaket yaratan tek bir olayın neden olabileceğine benzer, ani bir çöküşe ya da kırılmaya yol açabilir. Travmanın hem nedenleri hem de belirtileri inanılmaz derecede geniş ve çeşitlidir. Günümüzde artık zararsız görünen olayların bile travmaya neden olabildiklerine oldukça fazla rastlanmaktadır. Travmanın getirdiği sonuçlar çok geniş bir yelpazeye yayılabiliyor ve örtük olabiliyorlar. Travmanın içinden akamadığımızda ve içgüdüsel tepkilerimizi tamamlayamadığımızda, yarım kalan bu eylemler çoğunlukla kuyumuzu kazarak hayatımızı baltalıyor. Çözülmemiş travma bizi aşırı derecede tedbirli ve utangaç yapabilir ya da bizi tehlikenin tekrarına dayanan kısırdöngülere, mağduriyetlere yöneltebilir.

Bellek yanıltıcıdır

Israel Rosenfield’in “The İnvention of memory”, (belleğin icadı) adlı eserinde “bellek doğruluğuna güvenebileceğimiz sabit resimlerden değil, geçmişin yoğurarak şimdiye uygun hale getirilmiş tepkilerden hayallerden oluşuyor. Şahitlerin aynı olaya ilişkin farklı şaşırtıcı tanımlar yapmalarının nedeni de budur.

Travmalar

Anne baba olmak, çözülmemiş travmalarımızı patlatmada çok tetikleyici bir role sahiptir.

Travmatize olduğunuzu nasıl anlarsınız?

-Bir şey çok fazlaysa? Bebeklerin çoğu gece sık sık uyanır. Eğer anne bebeğin uyanmasını bir problem olarak görüyor ve çok büyük bir kaygı yaşıyorsa ve bebek uyumaya başladığında sorunun çözüleceğine inanıyorsa;

-Buna bu kadar tepki verecek ne var, diye düşündüğünüzde.

-Yaşanan durumla yaşanan duygu arasında uyuşmazlık varsa,

-Yaşanan olay bağlamında değerlendirilemiyor ve genelleniyorsa;

-Eşiniz orada değilmiş gibi davranıyorsa;

-Sorunu çözmekten kaçınılıyorsa;

-Olaylara olması gerektiği düzeyde tepki verilemiyorsa, fazla ya da az.

-Farklı biriymiş gibi davranıyorsa.

 

İlişkide kadın erkek rollerini koruyabilmek

Çoğu çift bebekleri olduktan sonra eş rollerini tamamen bir kenara bırakıp anne baba rollerine tüm enerjilerini harcıyorlar. Bebeğin doğduğu ilk zamanlar anne baba rollerine alışmak için bu rollere odaklanmak normal olmakla birlikte, gitgide yeniden eş ve ebeveyn rollerinin dengelenmesi elzemdir.

Karı koca tamamen ebeveyn rollerinde kaldıklarında kendi bireysel ve eş ihtiyaçlarını ihmal edip tamamen çocuğun ihtiyacına yönelik bir konumda kaldıklarında bu sistem çocuk da dahil tüm aile üyelerine zarar vermektedir.

Eş ilişkisi

Eşler birbirlerinin ebeveyni değildir. Ebeveyn çocuk ilişkisinde ben çocuğumdan bir şey bekleyemem. Ben bir yetişkin olarak ebeveynlik sorumluluklarımı yerine getiririm ve çocuğumun gelişmesini sağlarım. Çocuğumdan onun gelişimi için verdiğim şeylerin karşılığını beklediğim noktada bu da sorun oluşturur. Eş ilişkisinde iki taraf da aynı sorumluluğa sahiptir. İlişki 2 tarafın ortaklaşa taşın altına elini koymasıyla ve sorumluluğu üstlenmesiyle büyür. Eşimin bana anlayış göstermesini istiyorsam ben de ona anlayış gösterebileceğimin garantisini vermeliyim. Yetişkinlik yaşamında güven karşılıklılık ilkesine dayanır. Ben çocuğuma çocuğum önce güvenilir bir insan olacağını bana kanıtla ondan sonra sana güven verip vermeyeceğime karar vereceğim, diyemeyiz. Çocuklarımıza sadece veririz. Bunu onlar büyüsünler, gelişsinler mutlu ve üretken olsunlar diye yaparız. Ama eşimizle ya da başka bir yetişkinle olan ilişkimizde güvenilir olduğumuzu kanıtlamamız gerektiği gibi karşı tarafın güvenilirliğini kanıtlamasını ve bu konuda sorumluluk almasını bekleriz. Öteki türlü iki yetişkinin ilişkisi ebeveyn çocuk modelinde yürümeye başlarsa, eşler yaptıkları ya da yapmadıkları şeyler için birbirlerini suçlamaya başlarlar. Denge en önemli ihtiyacımız. Tamamen toplumun ihtiyaçlarına odaklı olduğumuzda da tamamen kendi ihtiyaçlarımıza odaklı olduğumuzda da denge bozuluyor. Bu eş ilişkisi ve çocukla olan ilişkimiz için de birebir geçerli. İkisi de uç. Hem karşımdaki kişinin beklentileri ve kendi beklentilerim arasında bir denge oluşturmak zordur ama güzel olan her şey gibi bu da çok emek ve çaba gerektirir. Çoğu zaman sorumluluk almadan bir şeylerin değişmesini bekliyoruz. Sorumluluk almadan iyi bir ilişki kuramazsınız.

Kırgınlıklar / Yaralar

Onarım olmamışsa yara açık kalır ve acıtmaya devam eder ve giderek yara büyür…

Çoğumuz onarımı bilmiyoruz. Duygulara izin vermek gerekmektedir.

Bireysel farklılıklar

Eşler birbirlerinin uzmanı olmak zorundalar. İlişki bağlantıda kalmak çaba ister.

İlişkide üçüncülerin yönetimi

Evlendikten sonra kendi kurduğumuz aile öncelikli olmalıdır. Anlaşılmamış, netleştirilmemiş teknik konular ilişkinin altını oyar.

İlişkide olumluyu büyütmek

Bunun için yapabilecekleriniz şunlar olabilir;

-Sürpriz Listesi

-Eşlerin ilişkiden beklentilerini konuşmaları

-Ebeveynlik konusunda konuşmaları

-Birlikte eğlenceli etkinlikler yapmaları

Regülasyon (eşlerin birbirinin duygularını düzenleyebilme) yolları

-Birbirinizi sabahları sarılarak ve güler yüzle uğurlayın ve akşam tekrar buluştuğunuzda yine sarılarak bağlantınızı tekrar kurun.

-Eşlerin birbirlerinin gözlerine bakmaları çok önemlidir.

-Çoğu zaman konuşurken eşler birbirlerinin yüzlerine ve bedenlerine bakmazlar.

-Benim söylediğim şey eşimi nasıl etkiliyor?

-Eşlerin birbirlerinin bedenlerini takip etmeleri

-Eşlerden birinin modu düşük olduğunda diğer eşin eşini rahatlatması,

-Eşler birbirlerinin rahatına önem vermelidir.

-Dokunmak, gülümsetmek, dikkatini dağıtmak bunlar regülasyon yöntemleridir.

-Enstrümanımız bedenimizdir. Ses ve yüz en temel regülasyon araçlarıdır.

 

Sakinleştirmede sesimizi kullanmak

Genellikle sesimizin ne kadar güçlü olduğunun, nasıl kullandığımızın farkında değiliz. Ama sakinleştirmek için kullanıyoruz, neşelendirmek için kullanıyoruz. Biz sesimizi araç olarak kullanıyoruz.

Sağlıklı ve iyileştirici alışkanlıklar

-İlişkiler (zaman ve enerji, sevgi/bakım almak ve vermek)

-Üretmek,

-Hobi geliştirmek

-Çalışma/başarı (para, gönüllü hizmet, ev geçindirmek/geliştirmek için)

-Oyun ve Yaratıcılık (yalnız ve diğerleriyle)

-Uyumak/dinlenmek/yenilenmek

-Besin (yiyecek, yiyecek desteği, su/sıvılar)

-Fiziksel aktiviteler

-Ruhsal aktiviteler/Yoga/Meditasyon

-Duyuları geliştirmek

-Hayal gücü ve ifade etmeyle duygusal rahatlama (hem koruyucu hem de zevk veren duyguları yaşamak)

 

Yararlanılan kaynaklar

-Ekman, Paul, Yalan Söylediğimi Nasıl Anladın? Yüz İfadelerinden Duyguları ve Düşünceli Tanımak, Okumak, Okuyan us Yayınları, 2012

-Hendrix, Harville. Hakettiğiniz Aşkı Yaşayın, Çiftler İçin Rehber Kitap, Sistem Yayınları,2008.

-Levine, Peter, Waking The Tiger: Healing Trauma, North Atlantic Books,1997

-Panksepp, Jaak, Affective Neuroscience: The Foundations of Human and Animal Emotions,Oxford University Press, 1998.

-Richo, D. Geçmiş Şimdi Olduğunda, Kuraldışı Yayınları,

-Schore,N.A. Gelişimsel Nörobiyoloji ve Bağlanma Kuramları, Psikoterapi Enstitüsü Eğitim Yayınları.

-Shapiro, Francine, Eye Movement Desensitization and Reprocessing (EMDR): Basic Principles, Protocols, and Procedures,The Guilford Press,2001

-Tatkin, Stan, Wired For Love: How Understanding Your Partner’s Brain and Attachment Style Can Help You Defuse Conflict and Build a Secure Relationship, New Harbinger Publications

-O’Shea, Katie; Paulsenn, Sandra; http://www.bainbridgepsychology.com/EarlyTraumaOShea.html

-Zimberoff, Diane. Breaking Free From Victim Trap.

 

 

 

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • liauevfuoasy kullanıcısının profil fotoğrafı
  • lolpv126 kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Pınar kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL