Anne Yazıları Uyku eğitimi denemeleri

Uyku Serisi 2 – Tracy Hogg

Okudum, hala okuyorum. Bitiremedim daha, sürünmeye başladı sonlara doğru ama alacağımı aldım; anlayacağımı anladım.
Tracy Hogg, Türkçe’ye Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler olarak çevrilen Baby Whisperer (Bebeklere Fısıldayan) kitabıyla kelimenin tam anlamıyla anneliğin kitabını yazmış. Tuna ilk doğduğunda yerli yersiz saat mefhumu gözetmeden -her bebek gibi- ağladığında, annem sorardı: “Oku bakalım oğlunu ne diyo sana?”

İşte Tracy bacı bize bebeklerimizi “oku“mada yardım ediyor. Başka bir deyişle anneliğin kitabını yazmış.
Tracy(kanka olduk hemen farkındaysanız. bizim Treysi yaw) , her bebeğin belirgin bir karakterle doğduğunu ve bir dili olduğunu söylüyor. Bebekleri temel özelliklerine göre beşe ayırmış. Melek, Kitap, Nazlı, Hareketli ve HuysuzBebekler. Kitabın en güzel yanı Tracy’nin danışanlarından örneklere çokça yer vermesi. Böylece sizinkinin hangi gruba girdiğini bulmanızı sağlıyor. Tracy’ye göre en şanslı ebeveynler melek ve kitap bebeklerin anneleri. Her ortama uyum sağlayan bu bebekler, akıllı ebeveynlik yönetimiyle iyi birer yetişkin haline gelebilir, ama aksi de mümkün. Yani bir melek bebek 2 yaş sendromuna aşırı öfkeli ve huysuz bir çocuk olarak girebilir. Bu tamamen sizin elinizde.
Kitapta ek gıdalardan, biberon almayan bebeklere, tuvalet eğitiminden yalnızlık endişesine kadar tonla konu başlığı var. Beni kitabı almaya iten yegane başlıksa uyku.
Benim gugıllaya gugıllaya bulamadığım çok önemli sorularımı cevapladı bu kitap. En mühim sorum “Tuna ve daha tonla bebek neden gündüz uykusundan 35-45 dakikada uyanıyor” idi. Şu yüzdenmiş:
Bebekler dahil hepimizin uyku periyodu birbiri ardına gelen uyku döngülerinden oluşmaktadır. Uykuya dalarız, derinleşir ve ortalama 45 dakika sonra REM (Rapid Eye Movements – Hızlı Göz Hareketleri) denen safhaya geçeriz. Bizler farkına bile varmadan atlatırız bu süreci. Ya da uykumuz hafifler kalkar çişimizi yaparız, bir yandan ötekine döneriz ve uyumaya devam ederiz. Gelsin derin uyku safhası, sonra REM, sonra yine derin uyku, REM vs vs… Bebekler içinse bu süreç daha karmaşık. Onlar yeni doğduklarında hafif bir ağlamakla, mızırtıyla geçmeye çalışıyorlar bu safhaya. Biz cahil cühela anneler de “aha uyandı” diyerek hemen memeye tutuyoruz, ya da formül süt veriyorsak biberonu dayıyoruz. Emen bebek haliyle uyuyor ve bu sürecin birkaç defa daha tekrarlanmasıyla bebek, beyninde emme ve uyuma arasında yanlış bir bağlantı kuruyor ve emmeden uyuyamaz hale geliyor. Böyleceemmek onun için bir prop yani uyku nesnesi haline geliyor.

Peki ne yapmak lazım? Bir kere Tracy taze annelere iki şeyi şiddetle öneriyor. Biri emzik diğeri kundak. Emzik bebeğin REM’e geçişini kolaylaştırıyor. Muazzam bir emme refleksiyle doğan bebekler için emzik rahatlatıcı ve sakinleştirici bir unsur. Kundak ise benim ilk zamanlar temmuz sıcağında karşı olduğum, sonra yapmak istesem de Tuna’nın güçlenen kollarıyla izin vermediği bir uyku nesnesi. Tracy bebeklerin kollarının sarıldığı zaman kendilerini güvende hissettiğini savunuyor. Yeni doğan bir bebeğin kolları fütursuzca oraya buraya savrulurken yüzüne de çarpıyor ve o henüz yüzüne çarpan elin kendine ait olduğunun farkında bile değil. Bu da birincil talebi güvenlik olan bir bebek için çok rahatsız edici bir tehdit. (Farkındaysanız ikisi de annelerimizin sıkça ısrar ettiği şeyler. )

Tuna burda sadece 3 günlüktü ve elleri böyle havada uyanıyordu sık sık.

Tracy Hogg, yeni doğan bebeklerin -2700 doğum kilosunun üzerinde olması koşuluyla- 3 saatte bir emzirilmesi ya da beslenmesi gerektiğini söylüyor. Her bebeğin günde birkaç kez sağılmış süt verilmek suretiyle biberona alıştırılması gerektiğini, böylece ilerleyen haftalarda mide doldurma yöntemiyle daha iyi beslenmiş ve daha uzun süre uyumaya başlamış bebeklere sahip olunacağını söylüyor. Yani gün içinde aldığı süt miktarını artırarak bebeğin geceleri –en azından-açlıktan uyanmasını engellemiş oluyoruz. (Yenidoğanlar için çok ince uçlu biberonlar mevcut.Biberon alan çocuk memeyi bırakır söylentisinin de baktığı binlerce bebeğin bir tekinde bile gerçekleşmediğinin altını çiziyor Tracy)
Peki biz ne yaptık? Hadi itiraf edin her vıyakladığında en kolay yolu seçip emzirip uyuttunuz di mi? Ben öyle yaptım. Aslında ilk haftalarda çok güzel bi çizelge yapmıştım Excell’de. Tuna 2700 gr’ın altında doğduğundan ben 2 saatte bir emziriyordum. Gece yatmadan ve gün içinde birkaç kez mide doldurma yöntemiyle tıka basa doyuruyordum ve hakkaten de 4 saatlik periyodlar halinde uyuyordu Tuna. Ama sebepsiz uyanmaları, saatlerce uyanık kalmaları falan çoktu. Sebebini yeni yeni Tracy sayesinde anlıyorum.

Bir kere Tuna, Nazlı Bebek sınıfından. Yani ışığa, sese, dış uyaranlara aşırı hassas. Çevresindeki insan sayısı arttığı anda rutini bozuluyor. Değişimlere açık değil, ortamdaki en ufak değişiklik bile hayatını alt üst etmeye yetiyor. Hakkaten de Tuna daha hastanedeyken bile perdeleri çekip ortamı karartmak zorunda kalmıştık. Gözleri tam açılmamıştı ama camdan sızan ışığa kaşlarını çatarak tepki veriyordu. Eve geldikten sonra da uyurken bile ışığa sinir yaptı çok kereler. Derin derin uyurken yoldan geçen karpuzcunun sesine, hızlıca çarpan kapıya, ona buna şuna asabileşti.
İlk zamanlar eve gelip gidenlerin sayısı çoktu haliyle. Ne zamanki evin nüfusu artsın Tuna o gece çok geç uyuyordu. Ben kendi yorgunluğum ve stresim ona yansıyor sanıyordum meğer bizim oğlan kendi stresini kendi yaratır hale gelmişmiş o vakitler 🙂

Tuna o kadar günlük rutinine bağlı bi bebekti ki Pazar günleri babası evdeyken bile şaşırıp kalıyordu. Öyle ya iki kadından biri -memeli olan- annesi; diğeri -anneye benzeyen- de anneannesiydi. Bu adam da neyin nesiydi? İlk günlerde girdiğim bir post vardı. Tüm gün uyutmak için uğraştığımız Tuna’yı ekmek yapma makinesinin titreşimiyle sakinleştirmiştik. İşte o gün de o pazarlardan biriydi.

Nazlı kuzu, başka eve gittiğimizde de huysuzlanıyordu. 20.gün babaannesine gitmiştik de vıyıl vıyıl susmamıştı. Nöbetçi eczanelerde gaz ilacı araya araya bi hal olmuştuk. Meğer derdi gaz değilmiş, sadece “bizim ne işimiz var burda” diyormuş. Tabi temelde güvenlik isteği var.

Tuna sırtüstü yatırınca silkelenerek uyuyordu ve şu pozisyonda saatlerce uyuyordu. Kundak yapsaydım tee en baştan böyle maymuncuk gibi uyumak zorunda da kalmazdı yavrucuk.

Yine eski bir post. Antalya’dayız ve akran oğullarımızı tanıştırmak için Gaye’deyim. Tuna o gün kendini aştı, kucağımdan indirdiğim anda ağladı durdu. Saatlerce kucağımda kaldı. Tedbil-i mekan batmıştı gene bizim oğlana.
Bu kadar güvenlik sorunu yaşayan bi çocuğu daha 2 aylıkken ameliyat masasına yatırırsan o da üstüne kadayıfın kaymağı olur tabi.
Tuna’nın dış mekanda ne kadar huysuzlaştığına en son Rahşan tanık oldu. 2 gün boyunca kucağımdan inmedi resmen. Tek bir gündüz uykusu bile 30 dakikadan uzun sürmedi. Hep ağlayarak uyandı falan. Pusette bile uyumadı düşünün artık.

Bir nazlı bebek annesi olarak ne yapmam gerek peki? Evden çıkmadan aynı rutini mi yaşayacağım, eve misafir kabul etmeyecek miyim? Elbette hayır. Eve gelip giden konusunda biraz titiz olmam, dışarı çıkacağım saatleri Tuna’nın uyku saatlerine göre düzenlemem, yine de gittiğim yerde karşılaşacağım “sürprizlere” karşı hazırlıklı olmam gerekiyor. Oyun halısını ilk aldığımda korkarak ağlamıştı Tuna. Ona bu kadar renkli uyaran “çok fazla”gelmişti. Ben de halıyı inatla ortadan kaldırmayıp alt açması halien getirdim. Tamm bir ay uğraştım halıyı sevsin diye. Bir aydır Tuna halısını çok seviyor, 1 saat kadar kendi kendine oyalanıyor. Yani Tuna’nın yeni şeylere alışması için gereken tek şey “zaman”
Bebeğimin huyunu suyunu bildiğim için en azından başıma gelecekleri tahmin edebiliyorum şimdi. Ruhun şad, mekanın cennet olsun Tracy!! (2004te cilt kanserinden yaşamını yitirmiş ne yazık ki)

(Yani ben onca zaman gazı koliği var sandığım çocuğumun dilini çözememişim resmen. Kucağa alınca sustuğu ve kolayca uyuduğundan o vakit bu vakit hep kucakta uyutup yatığa yatırıyorum. Yani Tracy’den önce yatırıyordum. Uyku konusunda attığım dev adımları sonraki postta etraflıca anlatacağım.)

Misafir Yazar-Hülya Cinsçiçekçi

http://hulyanintunasi.blogspot.com/2009/01/uyku-serisi-2-tracy-hogg.html

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Yorumlar

  1. Merve Yıldıray Esila Maraz

    Benim kızım 2 yaşında sabah 5 yatıyor öğlen 11 kalkıyor akşam üstü 6 yatıyor akşam 8 kalkıyor ne yaptıysam yok uyku düzeni cıldırıcam

  2. Merve Yıldıray Esila Maraz

    Emmeyide bırakmıyor inat çok lütfen yardım

Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Sezgi kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Editör Özge Doğan kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Mashapycle kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL