Anne Yazıları Uyku eğitimi denemeleri

Uyku Serisi 3 – Tuna Uyumayı Öğreniyor (Bu Bir Tracy Hogg Yazısıdır)

“Meğer bebekler emmeyi bilmeden doğuyormuş” demiştim doğumdan hemen sonra. Tuna o minik ağzıyla memeyi kavrayamayıp beni haftalarca silikon meme uçlarıyla emzirmek zorunda bırakmıştı. Hoş şimdi amuda kalkarak bile emiyo ama ilk zamanlar zordu gerçekten.

Bebekler bir de uyumayı bilmiyorlarmış. Biz öğretiyormuşuz. Sanıyordum ki emerken, kucakta öyle sallarken, balkondan bakarken, pusette vs uyuyuverince hep böyle gidecek. Gitmedi. 3,5 aydan sonra falan saçma bi şekilde gündüzleri çok kısa uyumaya, geceleri de hemen hemen aynı saatlerde uyanmaya başladı. Eski postlarımda yazdığım gibi müzikle uyutmaktan, koyu renk perdelere kadar tonla yöntem denedim gündüz uykularını düzene sokmak için.(Gecede en fazla 2 kere uyanıp emerek hemen uyuduğu için önceliğim gündüzdü)

Derken pes ettim, araya seyahatler, Tuna’yla paylaştığım karyolalar falan da girince ben de ailecek karyolaya yatma fikrine hazırladım kendimi. Bir kaç gece 3 kişi yattık ama ben Tuna’yı emzirirken babası aradaki boşluğa “hoop” diye kaykılınca korktum çocuğu ezcez diye. Ben de babasını salona şutladım:)) Kaldık oğluşumla başbaşa. İlk günler hakkaten enfesti. Gece boyu onun nefesini dinleyip, patilerini okşuyordum. Emzirmek zaten süper kolaydı. Sonra yavaş yavaş gece uyanmaları arttı. Neredeyse saat başı uyanır olmuştu. (Yanıbaşımda daha güvenle uyuması gerekirken niye daha sık uyandığına bir anlam verememiştim. Tracy Hogg(T.H.)’un dediğine göre ben Tuna’nın “dünya güvenli bir yer değil” endişesini onaylamış, böylece korkularını da körüklemiş oluyorum. Sürekli kucak istemesi de bu korkudanmış)

Baktım bu gidiş gidiş değil, ben de “duruma el koymanın zamanı geldi” diyerek Tracy bacının yatır/kaldır yöntemini uygulamaya karar verdim. İlk önce eşime detaylı açıklama yaptım. Dedim bu böyle böyle. Mantığı da bu.. Onun da evde olup destek olması için cuma akşamı start verdim.

Aslında Tracy Hogg sabah 7de uyandırarak, odasını ayırarak falan başlanması gerektiğini vurguluyor ama ben daha dün birlikte yattığımız çocuğu tek hamlede koridorun sonuna atmanın düpedüz vicdansızlık olduğunu düşünüyorum. Tuna o gece olduğu gibi hala yatak odamızdaki kendi yatağında uyuyor.

Cuma gecesi saat 20.15te yatak odasına girdik. Tuna’yı biraz oynaştan sonra yatağına yatırdım. Garibim 15 dakka kadar oyun sandı her şeyi. Kollarını çırparak “ee anne al beni kucağına, karyolaya otur yaylan da uyuyalım” der gibi baktı uzun uzun. Sabrı 15 dakika sonra taştı. Tam olarak 20.30 gibi başladım yatırmaya kaldırmaya. Olay şu. Ağlayınca (ama mızırtı değil, ağlama) kucağa alıyorsunuz. Ses tonunuz olabildiğince yumuşak olmalı. Ben usul usul “Tuna şimdi uyuyacak, uyuyup da büyüyeceeek” diye bi ninni tutturdum. Kucakta sakinleşince yatağa geri koydum. Bu şekilde sanırım 50-60 kere yatırıp kaldırmışımdır. 20.50de uyudu. Tam olarak sızması 21.00’i buldu. Gece 03te ve sabah 05.30’da uyandı. T.H. gece emzirmeyip yine yatır/kaldır (Y/K) yapılmasını söylüyor ama ben gece emzirdim. Sabah da hakkaten 07.00de cin gibi ve çok dinç bir şekilde uyandı.

Burda dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var.
– Y/K yaparken öncelikle kararlı olmak gerekiyor. Eğer 10.dakikada falan vazgeçerseniz ipleri tamamen bebeğinize teslim eder ve bir dahaki denemenizde daha büyük direnişle karşılaşırsınız. Bebeğinize “demek k i bu kadar ağlarsam annem istediğimi yapacak” mesajı vermeniz de cabası
– Bebeğinizin en az 3 aylık en fazla 12 aylık olması gerekiyor. Yaşı büyüdükçe daha da zor oluyor sistemin işlemesi.
– Bebeğiniz yatağa yatırırken güzel şeyler söyleyin. Her zaman söylediğiniz cümlelere ilaveten “Canım oğlum&kızım şimdi yatağına yat, burası çok güvenli. Korkma ben hep yanındaydım. Çağırdığın an gelirim”diyin mesela. Ağızdan çıkan sözler bedenden yayılan elektrikle birleşiyor ve daha etkili oluyor.
– Bebeğinizi aşırı uyanrıldığı bir ortamdan (TV’nin açık olduğu salondan, oyun halısından, misafirlerin yanından vs) kaldırıp direkt yatağa koymayın. Ona kendini uykuya hazırlaması için biraz zaman verin. Uyaranları azaltın ya da yatak odasına gidip orada birkaç dakika zaman geçirin.
– Y/K esnasında ses tonunuzu (çok sinirlenseniz, sabredemeseniz bile) asla ama asla yükseltmeyin.
– En önemlisi bebeğinize kötü birşey yapıyor hissi duymamaktır. Unutmayın bebeğiniz yatağında uyumayı, kendini uyutmayı bilmediği – daha doğrusu biz öğretmediğimiz – için ağlıyor. Bir de tabi aylardır farklı şekilde uyuttuğumuz için ne yaptığımızı anlamaya çalışmakta. “Eee biz bu işi böyle yapmıyorduk anne, nerden çıktı bu?” diyor yani. Her ağladığında onu kucaklayarak kötü bir şey yapmadığımız mesajını veriyoruz.
– Fazla göze temasından ve konuşmaktan kaçınmak gerekiyor. Zira hem dikkat dağıtıyor hem de bebeğiniz daha çok ağlıyor. Onun yerine “mmm” sesi ve minik bi ninni daha etkili oluyor. “Şşşş ” sesi 6 aydan büyük bebeklerde dikkat dağıttığından tavsiye edilmiyor.
– Sonuca nasıl ulaşacağınız biraz da bebeğinizi tanımaya bağlı. Tuna dokunarak algıladığı ve rahatladığı için ben yatağa her yatırışımda elini tuttum, yüzünü avuçladım. Szinki bundan hoşlanmıyor olabilir, başka yöntem bulacakasınız demektir bu.
– Bebeğinizi yatağında ve kendi kendine uyutmaya alıştırdığınız süre boyunca dışarda pusette, otomobilde falan uyutmamalısınız.

Cuma gecesi cumartesiye bağlandıktan sonra merakla gündüz uykularının nasıl olacağını takip ettim. Sabah 9 gibi gündüz uykusuna yatırdım. Bu seferki Y/K sadece 10 dakika sürdü ve daha az ağlamalıydı. Tuna 1 saat uyudu, uyandı. İştahla yemeklerini yedi, oyun halısında hiç mızıklamadan takıldı. Tuhaf bi sukünet geldi resmen üstüne.
Sonra öğlen uykusuna yatırdım ve sanırım bir-iki kere yatırıp kaldırıp uyuttum. 1,5 saat uyudu. Akşamüstü şekerlemesinde de yatırdığım elini tuttuğum anda uyudu. 40 dakika kadar uyudu.
Cumartesi gecesi Y/K yine 10 dakika kadar sürdü. 20.20de yatağa yatırdım ve 20.30da uyuyordu. Ağlamalar da daha çok mızmızlanmaya döndü. Onlar da bizim uyumaya çalışırken sağa sola dönüp durmalarımız gibiydi. Gece yine 03.00 ve 05.30da uyandı. (Alışkanlık uyanması) Emzirdim, uyuttum. Sabah 07de uyandı.
9daki sabah uykusu 45 dk, 13.00teki öğlen uykusu da 2.30 saat sürdü. Akşam şekerlemesi de 45 dk falandı. Tüm gündüz uykularına sadece elini tutarak, yüzünü okşayarak (göz teması kurmadan) geçiş yaptı.

O gece hiç yatırıp kaldırmadan yatırdım, elini bile tutmadan uyudu. 02.30 gibi uyandı Tuna emzirdim. Sonra sabaha karşı uyandı emzirdim, yatırdım yatağına ve saat başı uyanarak beni dumur etti. Sabah sarhoş gibi olmuştum ve sabah gece emzirmelerini kesmem gerektiğine karar verdim. Ama emmeden uyuyamamayı da öğretmiştim bu 3 günde. Yapacak bişey yok. Emmek için uyanıyo işte.

Gün içindeki uykuları da yine kısa kısaydı. Uykuya dalarken elimi azıcık çekince bile uykusu kaçıyordu falan. Döndüm kitabın 6. bölümünü bir daha okudum. Tuna elimi bir prop yani uyku nesnesi haline getirmişti. Bu da aslında kucakta uyutmaktan çok farklı değilmiş.
Gündüzler daha kötüye giderken geceler de enteresan şeyler olmaya başladı. Ertesi 2 gece yatağa yatırıp odada gezindim. Fısıltılı ninniler söyledim, elimi mümkün olduğunca yatağına sokmadım. Ya çok uyusu vardı ya da olaya alıştığından dakikalar içinde uykuya daldı. ( max. 5 dakika sürdü.) Ama gündüzler eskiye döndü. Yani 3 -4 kere 35-45 dakikalık uykular şekline. ( T.H. gündüz 1,30 saatten kısa süren uykular için de Y/K yapılması gerektiğini söylüyor ama bizde işe yaramadı. Bir kere birbuçuk saat uğraştım ama sadece 35 dakika daha fazla uyudu. Ben de gündüzü zamana bırakmaya karar verdim)
Şimdi 12 gündür falan Tuna yatağında güzelce uyuyor.

Ama benim yaptığım hatalar ya da alışma sürecinden kaynaklı birkaç sorunumuz daha var:
– Sabaha karşı emzirdikten sonra bazen saat başı bazen de 2 saatte bir uyanıyor. Emzirmeden de uyumuyor. Gece emzirmesini birkaç kere emzik vererek elini tutarak engelledim ama itiraf edeyim emzirmek daha kolay. Gecenin 2sinde el ver, emzik ver bekle uyusun zor iş. Kaldı ki gece çok güzel emdiğinden, sabaha kadar emzirmediğim zaman sütümün azalacağından korktuğumdan gece beslenmesini komple kaldıramıyorum. Ha gece az emerse gündüz telafi ediyor kendini o ayrı ama gece de emsin be kuzucuğum.
– Bir kere evde çok daralıp Tuna’yı arabasına koyup dolaşmaya çıkmıştım. O gün resmen sil baştan yapmak zorunda kaldım ve az da olsa düzeni bozuldu. T.H. “iki hafta sadece evde uyutun” diyor bu yüzden.
– Bugün mesela misafirlerim vardı ve Tuna’yı yatakta elini tutarak uyutmak çok zor geldi. Ben de emzirip kucağımda uyutup yatağa koydum. Hafif gözleri açıktı ama uyudu. Sonra gece uykusuna geçerken çok zorlandı. Yaptığımız her geri adım farklı beklentilere yolaçıyor. Dikkatli adım atmak gerekiyor yani.
– Elimi çok fazla soktum işin içine. Biraz mızırdanınca elini tutmak kolaylaştırdı her şeyi. Şimdi kendimi biraz daha geri çekip kendi kendine uyuması için çalışıyorum.
– Bazen sabaha kadar 3 – 4 defa sebepsiz yere uyanıyor. Fazla da emmediğinden açlık uyanması olmadığını düşünüyorum. Emzirirken gözünü açıyor bazen. Bıraksan uyanıp oyuna dalacak yani öyle cin gibi ama artık yatağa öylece mırıldanırken bırakınca kendi kendine uyuyor. Eskiden 1 saat falan uğraştırırdı o saatteki uyanmaları.
– Sabaha karşı o REM ve non-REM geçişlerinde hala kendi kendini uyutmayı başaramıyor. Emziği vermek için de olsa uyanmak koyuyor bazen. Ama benimki gibi nazlı bebekler, alışkanlıkları en zor değişenlermiş. Hatta “hah oldu” dedikten sonra, bir ay sonra mesela, beklenmedik direnişlerle karşılaşmak mümkünmüş.
Bu arada tuhaf da bir şey oldu. Tuna artık yıkanırken hiç ağlamıyor. Bilemiyorum tam olarak o minik beyninde neler olup bitti, hangi kopuk kablolar birleşti ama oluverdi işte. Korkuları azaldı belki, bilemiyorum.

Gelelim ana fikre. Ben Y/K’yı tam olarak uygulamıyorum ve T.H’nin 4 saatlik rutinine uymuyorum. Fazla kontrollü bir sistemi var T.H’nin. Canım isteyince emziriyorum, Tuna isterse emiyor, isterse yemek yiyor. Yatağını daha birkaç ay daha yanımdan ayırmayı da planlamıyorum. Zira her gece 3-5 kere öteki odaya git, kontrol et falan bana eziyet. Ama artık yatağa koyunca kendi kendine uyuyacağını biliyor, transa geçiyor, ıııı, mmm, ğğğğğ sesleri çıkara çıkara, elimi okşayarak, yüzünde gezdirerek meditasyon yapar gibi uykuya geçiyor. Bu da bana şimdilik yeter de artar bile.

p.s. Bu cumartesi tüm İzmirli bloggerlar biraraya geliyoruz. Artık Tuna Efendi o gün biraz pusette uyuyacak biraz kucaklarda gezecek. Annesi de hamurişlerini yuvarlayıp süt yapacak :))

Misafir Yazar-Hülya Cinsçiçekçi
http://hulyanintunasi.blogspot.com/2009/01/uyku-serisi-3-tuna-uyumay-reniyor-bu.html

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Yorum

  1. feryal doğanyılmaz

    benim de bebeğim beş buçuk aylık. ben de bu cuma günü bu yöntemi uygulamaya başladım gündüz ninni ve müzikle uyutuyorum gece ise önce ben emziriyorum ve sonra eşim altını değiştiriyor ,müzik çalıyor ve masal okuyoruz. bugun 5. günümüzdeyiz sizin yazdığınız gibi geceler çok kolaylaştı gunduzler ise çekilmez çileye dönüştü. acaba sorun bende mi diye düşünüyordum evet sorun bendeydi.benim kokumu alıyordu ve bu yüzden kucağıma aldıkça emmek istiyordu bunun çözümünü de gene burda buldum: uykusunun gelmesine yarım saat kala emzirin ya da sizin yerimize bir başkası uyutsun, yazıyordu. bir başkasının uyutması hafta içi imkansız olduğundan ben uykusu gelmeden yarım saat önce emzirmeyi yapabilirim .bugün T.H uygulamakta sıkıntı yaşadım ve maalesef göğsümde uyudu. umarım yarın daha dinç bir şekilde uyumasına yarım saat kala emzirerek ağlama sıkıntısının üstesinden gelebilirim

Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Özge Doğan kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Sendogan Yazici kullanıcısının profil fotoğrafı
  • asuman kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL