Sağlıklı Yaşam Yaşam

Uzm. Diyetisyen Ceylan Akiş ile Beslenme Üzerine

Hamilelik, doğum ve emzirme dönemlerinde kadınların en çok üstüne düşündüğü konulardan biri de beslenme. Kültürel olarak beslenme şeklimiz ile uzmanların önerdiği beslenme şekilleri arasında farklılıklar olabiliyor. Anne bir yandan bebeğin sağlığını düşünürken bir yandan süt verme motivasyonu ile beslenme konusunda kafa karışıklıkları yaşıyor. Uykusuz Anneler adına bu konuların hepsini  Uzm. Diyetisyen Ceylan Akiş’e danıştık. Önerdiği tarifi denemeden geçmeyin deriz.

 

 

  • Hamilelikte beslenmenin öneminden bahseder misiniz?

Hamilelik bir kadının artık kendi vücudu ve sağlığı yanında kendine bağımlı olarak gelişen bir başka canlıyı da düşünmesi gereken bir dönemdir. İçerisinde büyüttüğü bu minik canlı hem o süreçteki gelişimi hem de hayatının ilerleyen dönemlerinde yaşayabileceği tüm sağlık sorunları açısından tamamen annenin beslenmesine bağlıdır. Annenin beslenmesindeki eksiklik ve yanlışlıklar bebeğin anne karnında gelişim bozuklukları- gerilikleri veya sağlık sorunları yaşamasına neden olabileceği gibi doğum sonrası hayatının herhangi bir döneminde beklenmedik bir hastalık veya sorun olarak da karşısına çıkabilmektedir. Günümüzde artık yetişkinlik döneminde bile görülen obezite, şeker hastalıklarının anne karnında bebeğin beslenmesiyle bağlantılı olduğunu ortaya çıkaran araştırmalar bulunmaktadır. Tabi ki bebek kadar annenin de bir birey olarak sağlığı çok önemlidir. Bu süreçte yetersiz beslenen anne adaylarının ilerleyen zamanlarda osteoporoz, nörolojik bozukluklar, psikolojik bozukluklar gibi sağlık sorunlarıyla karşılaştığı görülmektedir. Kısacası hamile bir anne adayının beslenmesi çok önemlidir çünkü bebeğinin organ ve beden gelişimi tam ve eksiksiz olmalıdır. Çünkü bebeği sağlıklı olmalı ve doğmalıdır. Bebeğinin ileride de beslenme bozukluğuna bağlı hastalıklara yakalanma riski düşük olmalıdır. Annenin de doğum öncesi ve sonrasında sağlık sorunları yaşamaması gereklidir. Tüm şartlar içinde anne adayı dengeli, yeterli ve temiz beslenmelidir.

 

  • Hamilelik beslenmesinin olmazsa olmazları nelerdir?

Hamilelik beslenmesinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta anne ve bebeğin beslenme ihtiyaçlarının eksiksiz ve en doğru şekilde karşılanmasıdır. Bunları yaparken anne adayı dengeli, yeterli doğal ve temiz beslenmeye çok dikkat etmelidir. Hamilelik sürecinde ön plana çıkan beslenme alışkanlıklarını alınması gereken besin öğeleri ve karşılayan besin grubu olarak özetleyebiliriz,

Protein: Yumurta,Kırmızı et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir, yağlı tohumlar (ceviz,badem,fındık gibi), kurubaklagiller (kurufasulye,nohut,mercimek gibi)

Karbonhidrat: Sebze ve meyveler, kurubaklagiller (kurufasulye,nohut,mercimek gibi),Tam tahıllar (tam tahıllı ekmek, bulgur,yulaf ezmesi, müsli gibi)

Yağ: Zeytinyağ, tereyağ, hindistancevizi yağı, yağlı tohumlar (ceviz,badem,fındık gibi),  ayrıca süt ve et ürünlerindeki doymuş yağlar da hesaba katılmalıdır.

Vitamin-Mineraller: Çiğ sebze ve meyveler

Anne adayı bireysel özelliklerine göre tüm bu besin gruplarını günlük olarak kendi ve bebeğinin ihtiyaçlarına uygun şekilde tüketmek zorundadır. Dengeli ve yeterli beslenmenin yanında anne adayı tükettiği besinlerin doğal; tatlandırıcı, katkı maddeleri, kontrolsüz kullanılan tarım ilaçlarından mümkün olduğunca arınmış yani temiz olması da çok önemlidir. Ayrıca sushi, pişmemiş deniz ürünleri, yine ısıl işleme tabi tutulmamış süt ürünleri, özellikle konserve ve kirli su balıkları ayrıca hijyenik şartlarda hazırlanmamış yiyecek tüketimleri hem bebek hem de annenin sağlığı ve yaşamını tehlikeye atabileceğinden kesinlikle tüketilmemelidir.

 

  • Hamilelik sürecinde rutin olarak yapılan şeker yüklemesi testi ile ilgili çok farklı konuşan uzmanlar var. Sizin görüşünüz nedir?

– Şeker yüklemesi tüm dünyada kadın doğum ve endokrinoloji uzmanı doktorlar tarafından uygulanılan bir testtir. Özünde aldığınız şekerin kan şekerinizde ne tip dalgalanmalara neden olduğunu ölçerek şeker metabolizmanızın yeterince düzgün işleyip işlemediğini ölçmenize yarar. Eğer şeker metabolizmanızda gerçekten bir problem varsa bu bebeğinizin doğum sonrası obezite, diyabet, metabolik sendrom gibi hastalıklara sahip olma riskinin yüksek olması demektir. Bu durumda sizin o ana kadar yaptığınızdan çok daha dikkatli ve doğum sonrası da bebeğiniz için çok daha dikkatli olmanız gerekecektir. İşte şeker yüklemesi aslında bu riskleri ortaya çıkarmak ve bazı sağlık sorunlarının ortaya çıkmadan yönetimi için yapılmaktadır. Evet şeker normalde vücudumuz için zararlı ancak şeker yüklemesinde tükettiğiniz su aslında tükettiğiniz biraz daha fazla şekerli bir limonata gibidir. Şekeri tüm yaşantınızdan her şekilde çıkarmış olsanız dahi 1 kere tükettiğiniz ve önemli sonuçlar ortaya çıkaracak bu test bence birçok anne adayı için önemlidir ve yapılmalıdır. Hep söylediğim bir söz vardır bazı durumlarda ayrıntılarda boğulmak bizi olaydan uzaklaştırabilir. Yani eğer şeker konusunda duyarlı isek ki ,bu çok iyi bir şey, bu enerjiyi tükettiğimiz bal, reçel, her türlü tatlı ve hamur işlerine yöneltmeli asıl rutinimizden bu zararlı besinleri çıkarmayı düşünmeliyiz.

 

 

  • Doğum sonrası beslenme nasıl olmalıdır?

 

Doğum sonrası beslenme de aynen doğum öncesinde olduğu gibi hem bebek hem de anne için yeterli ve dengeli olmak zorundadır. Anneler süt içeriklerinin beslenmeleri ile birebir ilintili olduğunu bilmeli ve çok dikkatli olmalılardır. Yani beslenme düzenlerinin içinde yeterli biçimde et, süt, sebze, ,yağ,meyve ve tahıl gruplarını tüketerek; vücutlarına yeterli miktarda protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin- mineral alıyor olmalılardır. Ancak bu süreçte benim tavsiyem mümkün olduğunca doğal ve işlem görmemiş, katkı maddesi içermeyen besin tercihleri yapmaları yönündedir. Tatlandırıcı, koruyucu, yapay renklendirici gibi vücudumuzun ve bebeğimizin hiç ihtiyacı olmayan maddeleri sütümüzle bebeğimize geçirmekten kaçınmalı kısaca temiz beslenmeliyiz. Bebeğimiz büyüdükçe gaz, kabızlık, kilo almama ve tam tersi fazla kilo alma gibi kontrollerde ortaya çıkan farklı sorunlar için ise sürekli değişen ve bebeği merkez alan değişiklikler yapmalıyız. Yetersiz ve dengesiz beslenen annelerin aynen hamilelik döneminde olduğu gibi doktorlarına danışarak vitamin-mineral desteği alması faydalı olacaktır.

 

  • Birçok yeni doğum yapmış anne emzirme sürecinde hamilelikten daha çok kilo aldığını söylüyor. Bunun nedeni ne olabilir ve ne tavsiye edersiniz?

doğum sonrası anneler doğal olarak bebeklerini yeterli besleme içgüdüsü ile hareket eder ve sütünün çok olmasını ister. Ama aslında günde 3,5-4 lt su tüketimi ve gerçekten doğru sağlıklı besinlerle bu gayet rahat sağlanabilecekken, anneler birden kendilerini bir tatlı ve karbonhidrat cehennemi içinde bulurlar. Bütün gece uykusuz kalmış bir anne sürekli yesin diye burnuna sokulan muhallebilere, tatlılara hayır diyemez. Bir anda aslında vücudunu süt yapımı için çok daha fazla enerji harcadığı bir dönemde aşırı ve karbonhidrat ağırlıklı beslenme yüzünden kilo almaya başlar. Maalesef burada suç sadece anneler değil yanında refakat eden büyüklerdedir de. Çok tatlı ve hamur işinin sütü arttırdığına dair yaygın bir inanışa sahip olan sevgili anneler, komşular, arkadaşlar emziren anneyi sürekli bu besinlere yönlendirerek işini çok zorlaştırırlar. Ayrıca uykusuzluk da kilo alma ve vücudun yağ depolarını arttırması ile doğrudan ilişkilidir. Tavsiyem sevgili taze annenin zararlı olduğundan emin olduğu besinlerin tüketimi için ısrarcı olan kişilere kulaklarını tıkaması ve dengeli, yeterli, bol sıvılı beslenmeye odaklanıp; uyku düzeni ve stres yönetimini düzene koymaya odaklanmasıdır.

 

  • Hamilelik ve doğum sonrasında beslenme uzmanı ile birlikte çalışmanın önemi nedir sizce?

 

– Vücudunuzda beslenmeye bağlı herhangi bir sorun yaşadığınızda bir beslenme uzmanı ile çalışmak size en sağlıklı ve en doğru sonucu almanız için vakit kazandırır. Özellikle de hamilelik ve emzirme gibi beslenmenizin sadece sizi değil minik bir bebeği etkilediği bu çok özel dönemlerde, yapılan besleneme hataları çok daha geri dönüşümsüz ve büyük hasarlara neden olabileceğinden; gerekli durumlarda mutlaka bir uzmandan destek alınmalı ama daha da önemlisi o öneriler uygulanmalıdır.

 

  • Özellikle emzirme döneminde ‘süt daha çok olsun’ inanışı ile birçok besin tüketiliyor. Gerçekten böyle mucize besinler var mı?

Tabi ki emzirme sürecinde doğanın bize sunduğu bazı besinlerin etkileri yadsınamaz. Özellikle emzirme çayları annelerimize yardımcı olmaktadır. Ancak bu çayların özellikle çay şeklinde ve kesinlikle şekersiz olanlarını seçmek çok önemlidir. Sütü arrtıran besin ve besin öğelerini bir liste halinde vermek isterim;

Bol su tüketimi

Bulgur-esmer pirinç

Yulaf-Arpa

Rezene

Çemen otu

Çörek otu

Yeşil yapraklı sebzeler

Sarımsak

Havuç (kırmızı ve turuncu sebzeler)

Balık-Balık yağı (Somon gibi yağlı balıklar)

Kuşkonmaz

Dereotu

Kayısı (Bağırsaklar için de harika)

Badem

Nohut (Gaza dikkat)

Zeytin yağı, hindistancevizi yağı, doğal tereyağ

Kestane

Bira mayası

Tüm besinler, bitkiler kişiden kişiye farklılık gösterse de düzenli tüketildiklerinde süt verimini arttırmaktadır. Ancak tekrar etmek isterim süt üretimin artması öncelikle fazla sıvı tüketimi, yeterli uyku, stressiz bir yaşam ve en önemlisi yeterli ve dengeli beslenme ile mümkündür. Kendinizi ihmal etmeyin.

  • Yeni doğan emzirme döneminde uyku düzensizlikleri nedeni ile saatli beslenemiyor birçok anne. Özellikle gece yaşanan acıkmalar için neler tavsiye edersiniz?

Gece yemeleri kilo yönetimi için en tehlikeli davranış biçimidir. O yüzden besin seçimi çok ama çok önemlidir. Yapılan araştırmalar birçok insanın açlık ve susuzluğu karıştırıp, besine yönelmesi sonucunda kilo aldığını ortaya çıkarmıştır. Sevgili emziren annemiz de bu duyguları karıştırma riskine karşı öncelikle her emzirmede en az 2 bardak su içmelidir. Yani yatmadan önce su şişeleri yatak başına. Eğer hissedilen gerçek açlıksa bebeğin gaz dorumuna göre süt, yoğurt, kefir gibi bir süt grubu besin tüketilebilir. Süt ürünleri hem kalsiyum hem de protein içerikleri nedeniyle harika birer iştah tıkayıcıdırlar. Sütün yeterli gelmemesi durumunda yanında 2 alternatif kullanabilirsiniz badem, ceviz, fındık gibi yağlı tohumlar (1 avucu tüm geceye dağıtabilirsiniz) yada 4 yeme kaşığı kadar yulaf ezmesini yoğurt yada süte karıştırılabilir. Eğer tatlı ihtiyacınız varsa bol tarçın kullanabilir hala tatlı diye kıvranıyorsanız şekersiz olarak hazırladığınız kayısı, erik, üzüm kompostosu kullanabilir. Tüm bunlar karıştırılarak büyük bir ara öğün de yapılabilir ama benim tavsiyem ne kadar küçük o kadar sağlıklı olacaktır.

 

  • Ara öğünler için danışanlarınıza önerdiğinizi  bir tarifinizi paylaşır mısınız?

 

2 kuru kayısı ve 1 hurmayı suda bekletip, ezin ve biraz tarçınla püre haline getirin. Daha sonra bu püreyi 1 kase yoğurt veya sütle iyice karıştırın. 4 yemek kaşığı yulaf ezmesini bu yoğurt içinde 1 gece bekletin. Daha sonra karışımının üzerine 2 küp küp kesilmiş kuru kayısı, erik , 10 adet badem ve tarçın karışımını döküp tüketin. Hem süt yapıcı hem sağlıklı hem basit hem de hafif bir emzirme tatlısı. Ara öğün olarak tüketebilirsiniz. Afiyet olsun.

 

 

 

Görsel; pinterest.com

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Sezgi kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Editör Özge Doğan kullanıcısının profil fotoğrafı
  • Mashapycle kullanıcısının profil fotoğrafı

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL
Editör'ün Seçimi