Yaşam

Verebileceğim tek anne tavsiyesi: Kendinizi kaybetmeyin

 

Buradayım. Bir kafede oturuyorum önümde kafeinsiz kahvem ile…

Bilgisayarım karşımda. Yanımda kalemim.  Yalnızım. Uzun zaman sonra ilk kez yalnız oturuyorum. Büyük çocuğum okula başladı ve kendim, hayatım hakkında düşünme zamanımın geldiğini fark ettim. Hayattaki rolüm. Önceliklerim..

İş ebeveynlikle ilgili tavsiye vermeye gelince hemen bir adım geri atarım. Ama şimdi hislerimi paylaşmak istiyorum. Düşüncelerimi yazmalıyım. Belki de ilk kez tavsiye vereceğim. O da şu ki:

Kendinizi unutmayın ve kaybetmeyin. Hayalleriniz, hırslarınız, kişisel yapmak istedikleriniz. Anne olduğunuz zaman çocuklarınız için en iyisini yapmak istiyorsunuz. Onlar için var oluyorsunuz. Yüzde 100… Hatta daha fazlası. Öncelikler değişiyor, birden diğer her şey önemsizleşiyor. Ağlayan bebeğinizi kucağınıza aldığınızda tek amacınız onun yeniden gülümsemesini sağlamak oluyor.

Yaptığım her şeyin uygun olmasını istedim. En iyisi olsun isterim. Dubai’ye taşınmadan ve anne olmadan önce gerçek bir işkoliktim. İşimi çok seviyordum. Sabah erken kalkıp çalışmaya başlardım. Geceleri de. Sonra anne oldum. Bu şekilde bir çalışma hayatımın annelik rolümle örtüşmediğini gördüm, “annekolik” oldum. İyi bir anne olmak istiyordum. Harika bir anne. Çocuklarım için en iyi anne olmak hayallerini kuruyordum. Yardım istemiyordum.  İkinci çocuğuma hamileyken (hayatım banyoda geçiyordu, kendimi çok hasta hissediyordum) eşim iş nedeniyle çok seyahat ettiğinden bir yardımcı tutmayı teklif ettiğinde onu geri çevirdim. Ta ki hamileliğimin sonuna kadar. Sonra acilen sezaryen oldum. Çok seyahat eden bir eşim olduğu, yanımda ailemden kimse olmadığı için iki çocuk annesi olarak yardımcım olduğu için şükretmeye başladım.

Ama her daim suçluluk hissediyordum. Evde olduğum ve buna rağmen bir yardımcım olduğu içindi bu duygum.  Onu iki çocukla aynı anda pek yalnız bırakmıyordum. Belki de bir daha bana ihtiyaçları olmayacağı için korkuyordum. Ben ortalıkta yokken iyi olduklarını görmekten de… İşte hayatın merkezi annelik olunca böyle hissediyor insan.

Bir gün, çoğu zaman iyi hissetmediğimi fark ettim. Yalnızdım. Gece bebeğim uyanır diye arkadaşlarımla dışarı da çıkmıyordum. Yorgundum. İşe gitmediğim, para kazanmadığım için de suçluluk duyduğumdan kendime dinlenecek zaman ayırmıyordum. Boş hissediyordum. Üç yıldır çocuklarımı dikkatle izlemekten, onlara bakmaktan başka bir şey yapmamıştım.  Baktım ki son 3 yıldır çocuklar olmadan 2-3 saatten fazla zaman geçirmemişim. Bütün planlarımı onlara göre yapıyordum. Anne olmadan önce kendim için yaptığım her şeyi sıfırlamıştım.

Herkes doğum sonrası depresyondan bahsediyor. Peki bu depresyon yıllar sonra kendini gösterirse ne oluyor? Başka bir ülkeye çalışmak için “expat” olarak giden bir anne olarak bunları konuşmak zor. Çünkü evde oturarak çocuklarını büyütme lüksüne sahipsin. İnsanların seni yargılayacağını bile bile bunları dile getirmek çok zor. Senin şükretmediğini düşünecekler. Hatta en kötüsü, biri bana anlatsa, onlar gibi düşüneceğimi biliyordum.

Ancak işler her zaman dışarıdan göründüğü gibi değil. Aylarca eşim seyahatteyken geceleri ağladım. Çocuklar yataklarındaydı. Aylarca daha fazla yapamayacağımı düşündüm, ağladım. Kaçmak istiyordum. Ta ki bu yaz ayaklarım yere basana kadar. Hayatımda bir şeyleri değiştirmenin  zamanı geldiğini görene kadar.

İşte şimdi buradayım. Bu kafede oturuyorum. Bu satırları yazıyorum. Sabah spordan geldim. Uzun süre sonra ilk kez kendim gibi hissediyorum.  Yarım saat sonra eve küçük çocuğumun yanına döneceğim. Onu öpeceğim, yedireceğim uyutacağım. Daha sonra gidip oğlumu okuldan alacağım. Onlarla zaman geçirdiğim için mutlu olacağım.

Belki de iyi bir anne olmak sürekli çocuklarının etrafında olmak demek değildir. Belki farklı bir şey yaptığında da mutlu olmak, iyi hissetmektir. Mutlu ve sakin… Belki çocuklar için annelerinin bir şeyler yaptığını, bir şeyler uğruna mücadele ettiğini görmek iyidir…

Evet, ebeveynlikle ilgili tavsiye vermeyi sevmiyordum. Ancak bir şey söyleme hakkım varsa o da aynen bu işte. “Kendinizi unutmayın. Kaybetmeyin.”

 

 

 

Yazı http://www.huffingtonpost.com/entry/the-only-parenting-advice-id-dare-to-give_us_59c75602e4b0f2df5e83af0b?utm_hp_ref=parenting, görsel http://livingwellmom.com adresinden alınmıştır.

Bu yazıyı sosyal medyada paylaşmak ister misiniz?



Siz de yorum yapın

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.

genografi

Yalnız değilsiniz

  • Editör profil resmi
  • Sendogan Yazici profil resmi
  • İlly profil resmi

Gruplara katılın

GİRİŞ YAP KATIL

Benzer Yazılar

Editör'ün Seçimi